bazı oyuncular günümüz insanın vintage hayranlığı ile hak ettiğinden fazla övülüyorlar. bunların başında marilyn monroe ve türkan şoray geliyor misal. ancak bunların aksine audrey hepburn kendisine yöneltilen tüm övgüleri hak eden bir aktris. zira sinemanın modern sinema olmadığı bir dönemde modern oyunculuğun gereklerini yerine getirebilecek yetide bir afettir kendisi.
bence 2017 senesinde bir blockbuster aksiyon filmine de, romantik komediye de, ağdalı dramaya da koysanız sırıtmayacak olması da bundandır ve bu özelliği en iyi şekilde funny face filmindeki bohem dansı performansında gözlenebilir:
güzellik, çekicilik, şirinlik, seksapalite, iyi huyluluk, anaçlık ve sair bir kadında olması gereken her şey mevcut idi. bunların yanında doğal bir yeteneği vardı.
insanüstülüğün ötesine geçmiş, mükemmelliyata yaklaşmış olan varlık.
O nasıl bakış, o nasıl gülüştür ki beni benden alıyor.
tüm göklerin en güzel yıldızlarından ikisi,
yalvarıyorlar onun gözlerine işleri olduğundan:
biz dönünceye dek siz parıldayın diye.
gözleri gökte olsaydı, yıldızlar da onun yüzünde;
utandırırdı yıldızları yanaklarının parlaklığı,
gün ışığının kandili utandırdığı gibi tıpkı.
güzelliğinden bağımsız bakarsak seksi değilmiş rahmetli .bir bakıyorum yüzüne kırk yaşında hoş bir bayan ifadesi bir bakıyorum 7 yaşında tatlı bir çocuk ifadesi . bu tüm dönemlerinde , filmlerinde böyle hissettirdi bana. ama 23 ünde dişiliğinin zirvesinde bir kadın gibi hiç görünmedi .
Şu çizim audrey Hepburn den çok bana benziyor ya, kadına hiç benzetemedim.
çenede de hafif bir gamze olsa sanki benim portrem diyeceğim eheh. * Gerçi ben ingrid bergman ile audrey tautou karışımına benziyorum bence. Ay bilemedim.
o değilde türkiyede bu kadının da her şeyin olduğu gibi boku çıktı; posterler, yastıklar, tişörtler, çarşaflar vs. sonra yavaş yavaş bitti, çabuk tüketiyoruz vesselam, resmen kadını tükettik.