o sözler ki acıdır
mapusane avlularında
demirli kırbaçlar gibi şaklar
o sözler ki sırasında
çiçek açmış bir nar ağacıdır
dağ ufkuna vuran deniz aydınlığı
sırasında gizemli bıçaklar
o sözler ki
imgelem sonsuzluğunun
ateşten gülüdürler
kelebek çarpıntılarıyla doğarlar ölürler
o sözler ki kalbimizin üstünde
dolu bir tabanca gibi
ölüp ölesiye taşırız
o sözler ki bir kere çıkmıştır ağzımızdan
uğrunda asılırız.
Bu çiplak geceler yok mu
Bu plak böyle aglamiyor mu
Camlari kirmak isten degil
Delirecek miyim neyim
Kirpiklerimden misra dökülüyor
Kenya'da simsiyah yalnizim
Yoksul bir silepte gemiciyim
Malezya'da yük bekliyorum
Önümden çekilirsen Istanbul görünecek
Nerede oldugumu bilecegim
Gözlerini söndürme muhtacim
Ben senin aydinligina muhtacim
Yepyeni bir ilkbahar harcayip
Bir yaz bogup bir sonbahar harcayip
Rüzgar gülünü arayacagim
Oran'da Pernanbouc'ta Tombuktu'da
Vinçler yine aksamlari indirecekler
Yine karanliga bulasacagim
Gözlerin rüzgarda savrulacak
ikimiz iki sap bugday olsak
Sen benim olsan, ben senin olsam
Bir gece vakti aklina gelsem
Uykunu tutsam birakmasam
Seni kucaklasam, kucaklasam
Birbirimizin kalbini dinlesek
Dünyanin kalbini dinlesek
Büyük atesler yaksalar
iki güvercin uçursalar
Nerede oldugumuzu bilsek