ay soluk soluğa
yıldızlar akla ziyan bir irilikte
uzaydan yanmış kibrit kokuları
koklasam korkarım
koklamasam
gizli yılan ıslıklarıyla özsuyu zaptediyor
henüz birer iskelet gibi çıplak
asağıdan yukarıya ağaçları
çiçekleri uyandı uyanacak
koparsam korkarım
koparmasam
öyle yoğun bir elektrikle
çıtırdar ki saçları
kim değse tutaşacak
dokunsam korkarım
dokunmasam
gözleri bir yangın başlangıcıdir
dudakları kırmızı alarm
uğultusu şehre yayılır
sokak sokak
tutulsam korkarım
tutulmasam
döşeme adında harika bir şiiri vardır şahane serserinin, nedense pek bilinmez.
--spoiler--
batıya yıkılırken gün yalap yalap
gayrı dağlar sıradan dumanlıdır
garbi yeli pek reyhanlıdır
fermanı kâr eylemez erkânın
türküler yakılır dağlar taşlar aşkına
tekmil ormanlar tutuşmuş gibi al olur
korkunç korkunç bakar yüceleri
gâvurdağları'na bir hal olur
sıcak temmuz geceleri
nasibini almış da bereketinden
bahçe kazasından azimet eylemiş
garib âşık nâdim hareketinden
hayaller her seher vakti
o afaka ser çekmiş dağları
çok ağlamış, çok gülmüş
çok dert çekmiş dağları
--spoiler--
kendi şiirlerini seslendirdiği 'ben sana mecburum' isimli albümünde harika bir yorumu var. Bir şiiri, şairinin sesinden dinlemek gerekir ne de olsa.
an gelir paldır küldür yıkılır bulutlar
gökyüzünde anlaşılmaz bir heybet o eski heyecan ölür an gelir biter muhabbet
çalgılar susar heves kalmaz şatârâbân ölür ölür
şarabın gazabından kork
çünkü fena kırmızıdır
kan tutar /
tutan ölür
sokaklar kuşatılmış
karakollar taranır
yağmurda bir militan ölür
an gelir ömrünün hırsızıdır
her ölen pişman ölür
hep yanlış anlaşılmıştır hayalleri yasaklanmış
an gelir şimşek yalar masmavi dehşetiyle siyaset meydanını
direkler çatırdar yalnızlıktan sehpada pir sultan ölür
son umut kırılmıştır
kaf dağı'nın ardındaki
ne selam artık ne sabah kimseler bilmez nerdeler "namlı masal sevdalıları"
evvel zaman içinde
kalbur saman ölür
kubbelerde uğuldar bâkî
çeşmelerden akar sinan
an gelir
-lâ ilâhe illallah- kanunî süleyman ölür
görünmez bir mezarlıktır zaman
şairler dolaşır saf saf tenhalarında şiir söyleyerek kim duysa /
korkudan ölür
-tahrip gücü yüksek-
saatli bir bombadır patlar an gelir
Attila ölür.
"vay anam vay
sen ne dersin istanbul
sen garip bir şair olsan söyle ne halt edersin
kimin gücü yeterse kahretsin parasızlığı
sefalet akıyor gürül gürül sokaklardan
yol üstünde bir şehvet çarşısı tıklım tıklım
yol üstünde sevda pazarlığı aşk pazarlığı
kurtulamadık gitti bu denlü kepaze hayattan
hep böyle gecelerin koynunda yaşadık
geceler serseri biz serseri"
Kelimelere gem vurabilmiş şair. Şiirimizin yüz akıdır.
Türkiye'deki en iyi yazan ikinci şairdir bana göre kendisi.
Bu genellemeler de yanlış.
Çünkü Cemal Süreya,Turgut Uyar gibi şairlerin şiirlerini de biliyoruz.