Yunanistanın başkenti ve eski çağın en ünlü sitelerinden bi-ridir. Nüfusu 3.016.457 (1991). Atina, eski çağlarda, köylerle Yunanistanın başkenti, çevrili basit bir kasabaydı. Efsaneye göre, bu köyler kral Thesus un otoritesi altında birleşip gerçek bir kent oluşturdu. Bu kent Yunan mitolojisinde tanrıların kralı Zeusun kızı Athenaya adandı.
Yazın gitme fırsatı bulduğum, içkileri ateş pahası olan şehir. Marketten alacağınız bir şişa veya kutu bira 1 eurodan başlamakta. Tamam buna birşey demiyor ve geçiyoruz, ancak bir mekana gittiğinizde bira fiyatları 7 eurodan başlıyor. Üstüne üstlük bazı yerlerde garson yahut barmenleri size sormadan hesaba direk bahşiş ekliyorlar. Bununla beraber gece hayatı bana göre tam bir fiyaskoydu, club ve barları bizim gop şanzelize kafe gibi, gerisini siz düşünün.
shape of my heart şarkısını hatırlatan, cesaretsizliğimle yüzleştiren ve sonunda kaybettiren ama asla bitmeyen şehir... bir gün istediğin cesareti göstereceğim, biliyorum...
türk olduğunuzu rahatlıkla söyleyebileceğiniz, mutlaka türkiye ile bir şekilde alakası olan bir çok yunan vatandaşını barındıran sıcak insanların memleketi.
söylenenlere inanmayın; avrupalının krizi bize benzemez, hala tüm gece klüpleri sabahlara kadar ağzına kadar dolu, hafta içi günlerde bile.
Bileşenleri açısından Bir izmirden çok da farklı olmayan başkent. Sokakları, caddeleri, idda bayileri, kahvehaneleri, kafeleri, seyyar karpuzcusu bile hemen hemen aynı. Hatta "biz burda türkleri çok sevmiyoz çok takılmayın buralarda" diyen yunan "abileri" bile aynı. insan hiç yadırgamıyor.
not: üstümdeki büyük türk bayraklı kırmızı istanbul tişörtümün de etkisi olmuş olabilir tabi.
yılın bu zamanı giderek sıcaktan piştiğim, istanbul kadar güzeldir diye gidip büyük hayal kırıklığıyla döndüğüm, yunanistan'ın başkenti. siz siz olun beklentilerinizi küçük tutun atina ile ilgili.son olarak hard rock cafe güzeldi ona laf yok.
yunanistan ın başkenti. ilkokulda bir kere gitmiştim çok güzel bir şehir. yunan insanıda tvlerde gösterildiği gibi değil sıcak ve samimi. hala içinde bir türkiye sevgisi var.
hiram abas'ın atina'daki en büyük yardımcısı kuşkusuz türkiye'den göç eden rumlardı.
atina'nın en güzel semtlerinden paleon faliron, sanki bir küçük istanbul semtiydi. sokakta herhangi bir kişiyle rahatlıkla türkçe konuşuluyordu. bir diğer semt kallitea'da da çok sayıda anadoludan göçen rum yaşıyordu. nea smirni (yeni izmir) semtinde de öyle.
nea filadelfiya'da ise, türkiye'nin bazı şehirlerinin ve ilçelerinin adlarını, sokak isimleri olarak görmek abas ailesini çok şaşırtmıştı. sık sık izmir sokağı'na gidip, küçük lokantalarda yemek yiyorlardı.
atina'nın kuzey kesimindeki dağların adı türk dağları7ydı.
futbol takımı bile kurmuşlardı : aek ( atletiki enosis kontsantinopolition) yani istanbullular spor birliği.
...
sayfa 139.
rize'nin pazar ilçesinin lazca orijinal adı.. çok büyük ihtimalle isim rumcadan geçmiş ve hatta yunanistan'ın başkenti olan kardeşinde olduğu gibi athena'dan mülhemdir..
sokaklarında türkleri seven nüfusun da barındığı yunanistan'ın başkenti.
atina'yı gerçekten yaşayabilmek için turistlerin gittiği mekanlardan uzak durmanız gerekiyor. bunun başında tabiki plaka geliyor. eğer güzel bir yemek istiyorsanız kendinizi deniz kenarına atın. şehir merkezinden tram ile 20 dakika.
yaz aylarında atina'ya giderseniz eğer şehrin 40 derece üstü sıcaklıkta gün ortasında 3-4 saat durduğunu unutmayın. siesta zamanı yani. akşam yemeğine akşam 22.00'den önce giderseniz yer bulma problemi çekmezsiniz belki ama gerçek atina gecelerini kaçırabilirsiniz. zira bu şehir ispanyollar gibi eve gidip dinlenip geceye ve dolayısı ile yemeğe aşkam 22.00 den önce başlamaz.
deniz ürünlerine hayran kaldığım, yolda elimde harita ile yürürken gelip herkesin yardımcı olabilirmiyim dediği, türk olduğumu öğrendiklerinde komşu diyerek beni utandıran, restaurant'a girince benimle türkçe konuşan insanların olduğu, yaşadığı travmayı atlatmaya çalışan bir insan topluluğunun olduğu şehir.
izmir'e çok benziyor. hayat belki pahalı ama ona göre kazanıyorlar. avrupanın insan haklarının en çok uygulandığı yer ayrıca. her gün meydanda bir protesto ya da grev ile karşılaşabilirsiniz. tek kötü yanı istanbul gibi berbat olan trafiği.
yine de önyargı bir yere bırakılarak gidilip kendi gözleri ile görülmesi ve yaşanması gereken yer.