bir küçücük fıçıcık içi dolu turşucuk misali bir performans, inanç özgürlüğüne aldırmadan kendilerine yapılan saygısızlıklara, kendi ahlak anlayışları çerçevesinde karşılık vermektedirler. burada kim haklı kim haksız tartışılır tabii ki, ama din, siyaset falan, herkesin yapmaması gereken işler. girmeyin şu işlere, kim neye inanıyorsa inansın, kim neye inanmıyorsa bırakın inanmasın, nedir bu din din din. gidin iki üç rekat namaz kılın, ibadet edin, sonra laf söyleyin insanlara yahu. elniizde bir argüman olsun, savunacağınız şeyler olsun, kör misali bakmayın hayata. "peki o zaman bunu kim yarattı, şu nasıl meydana geldi" gibi saçma sapan çocukça (ilkokulda tahtaya çıktığımda bu sorular soruluyordu yahu, inanın bak yalan değil) cümleler kurmayın. bıkın artık şundan ya, harbiden bak, konuşacak söylenecek çok laf var. bırakın herkesin dini inancı kendine kalsın. bıkın artık.
bok atma konusunda hızlarına ayak uydurulamaması acısından takdire sayan bir performanstır. 'dunyayı tek bir kitaba gore yorumlamak' gibi bir baslık acmak performansın bir göstergesi olsa gerek..
sözlükteki müslümanların performansı ile alakalı efor. müslüman performansına-iddia, tez, sentez, görüş, fikir, ne dersen de- karşılık gerçekleşen reaksiyoner tepkiyle ortaya çıkan performans olduğundan, esasen ikisi ayrılmaz bir bütünün parçalarıdır. müslümanın da performans yakıtı laiklerdir. müslümanın reaksiyoner tavrı da burada ortaya çıkar.
ulan aslında düşündüm de-evet düşünebiliyorum, şaşma-, bu bir kısır döngü be. yok o bunu, şu onu tetiklemiyor; herkes bir diğerinin gazına basabiliyor. oysa, eskiden aksiyoner yapının varlığına hayatını borçlu olan reaksiyoner tarz sevilmez, gaflet olarak kabul edilirdi. çok şey değişmiş.