tanrı olmayabilir ama en azından biz inanıyoruz varsa diğer tarafta rahat ederiz mantığı ile klavyesini konuşturan dindar arkadaşarımın durmadan sataştığı bir inanış daha doğrusu inanmayış. o kadar allaha kitaba inanıyosunuzda neden ibadet etmiyorsunuz diyesi geliyor insanın.
zeitgeist movement belgeselini izleyerek olabilme ihtimaliniz yüksektir.
George carlin bu konuda şunları demiştir;
he has a special place, full of fire and smoke and burning and torture and anguish, where he will send you to live and suffer and burn and choke and scream and cry forever and ever 'til the end of time!
But He loves you. He loves you, and He needs money! He always needs money! He's all-powerful, all-perfect, all-knowing, and all-wise, somehow just can't handle money! Religion takes in billions of dollars, they pay no taxes, and they always need a little more. Now, you talk about a good bullshit story. Holy Shit!
bilinenin aksine yaratıcıya inanmayan değildir, yaratıcı olduğuna inanmayan ve bunun misyonerliğini yapandır. sadece inanmıyorsa ate'dir.
bu da benden bi anektod olsun
hiç birşeye , bir ilaha inanmamayı marifet sanan , kız tavlamak için kullanan kendilerine cool bir hava verdiğine inanan üniversiteye yeni girmiş olan gençlerin bulunduğu azgın topluluk.
tanrıya inanmayan, herşeyin kendiliğinden olduğunu sanan, rüzgar nerden eserse öyle yaşayan plansız tiplerdir. tamam dünya kendiliğinden oldu. peki anne karnına o göbek bağını kim koydu? kendi mi bitti demek istediğim elemandır... özünde inanmamak bulunan bu fikir tanrıya inanmama inancını taşır... neticede yine birşeye inanılır. enbüyük çelişkileri de budur...
enteresan olan şudur ki; bir çoğunun 4 kitabı da okuduktan sonra seçtiği yoldur. dinsizlik anlamına gelip hiç bir dinde hiç bir tanrı'yı kabul etmezler. ve gerçek anlamda bir ateisti dinlediğinizde diyeceğiniz tek bir şey vardır; adam haklı beyler. (ateistliği kendine etiket kabul eden özenti grubu saymıyorum, onlar kendi aralarında eğlenen gençler)
çevremde kendini bu şekilde tanıyan bir çok arkadaşım var.
sürekli olarak tartışırız, sorular sorarız, cevaplar alırız, cevaplar veremeyiz... araştırırız, öğreniriz, bir şekilde uyum sağlarız, iletişim kurarız.
internet ortamında bakıyorum da, bu tip insanlar sürekli olarak karşısındakinin zekasını ölçme çabası içersinde. zeka, zihin, düşünce, anlamak v.b. gibi kelimeler çok fazla geçiyor. dikkat edin, bu böyle.
arkadaşlar arasında da bu böyle. tartışma konusu belli bir yere geldikten sonra mutlaka benim veya benim gibi düşünen herhangi bir arkadaşın zeka seviyesi ölçülmeye çalışılıyor. yani anlayacağınız saldırılıyor. gel beni döv diyor. dövmüyorsun, tahrik oluyorsun ama dövmüyorsun.
ateist arkadaşlara sesleniyorum, özünüzde iyi insanlar olabilirsiniz belki. zira karakterinize kimse dil uzatamaz, kimsenin kimseye uzatmayacağı gibi. ama kendinizi bir akıl fikir dehası, karşınızdakini de aptal yerine koyarsanız. o aptal size kafayı bir gömer o zaman görürsünüz.