asırlar önce söylenmiş fakat geçerliliğiyle unutulmamıs akıllarda yer etmiş ve binlerce defa dost sohbetlerinde hatta gereksiz yere bile söylenerek prim yapmaya çalışılmış söyleyişlerdir.
basında dahi en çok kullanılanlardan birisi konfucyus un bize armagan ettigidir.
Karanlığı lanetlemektense, bir mum yakın. (bkz: Konfüçyus)
eskiden, kol saati neyim yokken, meydanlardaki kocaman saatlerde şöyle yazarmış: omnes vulnerant postuma necat. türkçe meali hepsi yaralar sonuncusu öldürür. Çok pis lafmış be.
"Valilerimiz, kaymakamlarımız şunu bilecek. Eğer evinde sobası yoksa sobasını da al, benim fakirim onurludur gururludur, senin kapına gelmesini, ne yapacaksın, beklemeyeceksin. Gideceksin, arayacaksın, bulacaksın. Nerede fakir var nerede garip var. icabında sayın valim sayın kaymakamım atlayacaksın kamyonun şöför mahalline oturacaksın gerekirse sen gideceksin, kapıyı çalacaksın kömürü sen vereceksin. Bunu yaptığın gün bu Türkiye ne olur biliyormusun, uçar uçar"