sıcaktan uyuyamamak, gündüz evde duramamak yada dışarı çıkıldığında ayaklar popoya vura vura eve girip kendini duşa atmak gibi belirtiler söz konusuysa yaz gelmiştir.
milletimizin efendisi köylüler için: çapayı alıp tarlaya gitme zamanının gelmesi.
ahahay bizim gibiler için: 5 yıldızlı otellerde tatil vaktinin gelmesidir efendim.
edit: kimileri için yazın gelmesi; sabahlara kadar içip diskolarda depünmekken, emektar çiftçilerimiz içinse her gün canla başla alın teriyle kazanılacak üç kuruş için hasat yollarına düşme vaktinin gelmesidir. ha diyorsanız ben kışın elimd kahve fincanım akşama kadar ofiste mail forwardlayıp, toplantılara katıldım hem de sunumlar yaptım. şimdi de kazantığım paraları çatır çatır tatil köylerinde harcarım. ben de siz söyleyecek birşey bulamam. hakkınız ama yine de "efendilerinizi" düşünün arada bir.
Otobüsteki bunaltıcı ter kokusu,
Yere düşen dutlar, mis gibi kokan çilek ve hatır hutur yenen erikkk..
işten çıktığın vakit hala içini ısıtan bir güneş olması.
çay bahçesinde oturup soğuk bir içecek söylendiğinde..
vee vee veee artıkk denizzz suyu ısınıppp cumburlop denize atlandığında yazın geldiğini anlarızz:))
içimizin kıpır kıpır olması, evde oturmama isteği, tatil arzularının fazlasıyla olması, cıvıl cıvıl ortamlar bahar şenliklerinin yanında bir sürü sebep bulunabilir.
girilen her ortamın hamurumsu yanmış külotluçorap kokması ve akabinde bu koku ne amk.
denmesi ile yaza merhaba demiş oluruz.
ama en güzeli gece tam uyurken sivrisineğin kulağınızın dibine gelip senin kanını emicem amk.... o. ç.... gibi vızıldaması ile yazın geldiği anlaşılabilir.