bu kadar masrafla hollywood filmlerine taş çıkartacak on film yapılır. ama beğeni meselesi tabi. insanların baştan beri böyle filmleri izlemeye alıştırılmaları gerçek bir trajedi olsa gerek.
meslek grupları dizileri içerisinde,şu ana kadar çizgisini bozmadan devam edebilen tek dizidir.
doktorlar,kahramanlar,adanalı,gibi belli meslek gruplarını anlatan dizilerde,hastaneden,polis merkezinden başka sikiş sokuş çok olmaktayken,arka sokaklar'da şu ana kadar bunlar dozunda olmuştur.hep kovalamaca ve polisiye sahneleri vardır.sevişme sahnesi öpüşme sahnesi yoktur.
bu nedenle,içine aşkı karıştırmadan,yoluna devam eden tek dizidir.zaten şu yıllar içerisinde,türünün en iyisidir.adanalı falan,hikayedir bunun yanında.
suyunun suyunun suyu çıkan dizi. olayların çözümlenmesi, katillerin hemen bulunması ve mafya babalarının çıkan çatışmada hemencik öldürülmesi,suçunu üstlenmeyen suçlunun rıza babanın devreye girmesiyle suçu üstlenmesi... yazdıkça bile gına geliyor. bu kadar mı basit bir dizi olur. aynı konuların sürekli işlnemesi insanlara ne zevk veriyor da, bu kadar izliyorlar anlamış değilim sözlük.
polislerin hangi birimden olduğunu hala çözemediğim dizi... maaşallah asayiş, narkotik, istihbarat, organize suçlar, terörle mücadele, adli tıp, teknik takip, çocuk polisliği, gasp, yabancılar şubesi, ahlak masası, cinayet, kaçakçılık,her halttan çakıyorlar.
bu dizide kullanılan fiat ducato marka devriye minibüsü, star tv de yayımlanan umut yolcuları adlı dizide de kullanılmaktadır.
tek farkı star'daki minibüsün üzerinde "çocuk polisi" yazmakta. ama minibüs aynı minibüs...buradan da anlaşılacağı üzre türk polisi son derece özverili(!) bir çalışma sergilemektedir. tabii yersen...
her gün aynı olayların olduğu suçlunun daha başta gösterilerek düşünmemizin engellendiği polisin kahramalaştırıldığı ve asla ölmediği abuk sabuk bi dizi.
artık bitesice, lanet olası kanal d dizisi.
saçma sapan fragmanlarıya, 7615. sefer yayınlanan tekrar bölümleriyle, insanı deli eden dizi.izleme olsun bitsin dediğini duyar gibiyim sayın dizi yönetmeni ama olmuyor yahu. varlıgı bile rahatsız ediyor bu dizinin.. artı bu dizide oyunculuğuna oyunculuk kattığını sanan çaylaklar, bu dizi bu klişeliği bu saçmalığıyıla size hiçbir şey katmaz.
ve, ve, ve..
son olarak sözüm sana rating ölçen kuruluşa, ulan nasıl adamların evinde sizin bu cihazlarınız da bu salak dizi pazartesi akşamı ezel gibi kendisinden 20 kat üstün bir diziyi geçebiliyor..
pes be. hatta fifa. alın size tipik bir arka sokaklar esprisi.
şöyle bir gerçek var ki bu diziyi 3 hafta izlemeyin, 3 bölümünü kaçırın. daha sonra tekrar izleyin, bir şey kaçırmadığınızı fark edersiniz. hep birbirini tekrar eden olaylar silsilesi(?).öff şarkısı bile bi başka iğrenç.
--spoiler--
bambaşka bir şehir var arkadaaaa sokaklaardaaa
--spoiler--
ne zaman duysam bağırasım gelir
her hafta istisnasız 'ağlatma politikası' uygulayan dizi...
tam evin babası eve dönecekken, karısının çocuğunun katledilmesini izlemek zorunda mıydım ben? her gün gazetede yüreğim daralıyor zaten...