vestel manisaspor'da defans sol bek oynamasının faydasını kariyeri boyunca görecek oyuncu. tuncay kadar hücumda hareketli olmasa bile tuncay'dan kat kat daha iyi bir defans oyuncusudur.
21 aralik 2008 galatasaray besiktas maci'nda kaç tane top kaptığını merak ettiğim futbolcudur. insanüstü bir gayret göstererek 3-5-2'nin sol açığında nasıl oynanılması gerekiyorsa onun kat be kat üzerinde oynamıştır.
kişilik, karakter ve sorumluluk alma bakımından gerçekten mükemmel bir futbolcu. yeteneklerine zaten diyecek söz yoktur.takım kaptanlığını ayhan akman'dan çok daha fazla hakeder. kaptanlık için yaşı genç diyenlere francesco totti'nin 20, turgay şeren'in ise henüz 19 yaşında kaptan olduğu hatırlatılır.
lincoln'un kaptan olarak sahaya çıkmasından sonra performansında ve moralinde düşüş gözlenen futbolcu.
tamam galatasaray kaptanlığını sonuna kadar haketmektedir kendisi, üzüntüsü de doğaldır ki bu galatasaray sevgisini gösterir bariz bir şekilde. lakin daha zaman vardır buna, kaptanlık için biraz daha olgunlaşması gerekmektedir.
uğur uçar ile birlikte ilerde zaten o pazunbandı taşıyacaklardır. kendisinin galatasaray'ın öz evladı olduğunu unutmamasını ve bu konulara çok takılmadan futboluna konsatre olmasını diliyorum.
gorupte gorebilecegimiz en iyi teknige sahip oyunculardan biri.. lakin;
galatasaray'da son donemde Lincoln , Baros , Kewell üclüsü ile beraber hareket edememektedir. bu uclü son donemde cok göze batiyor ve arda da tek basina bunlar ile güresiyor gibi görülmektedir. Dolayisi ile arda (bu takimda) biraz sönük kaliyor gibi görünebilir. Aslında Lincoln Baros Kewell mükemmele yakin top oynadiklarindan dolayi böyle gözükmektedir. Yani buda Galatasaray'in ofansif anlamda gücünü göstermektedir. Örnegin Sönük kaliyor dedigimiz arda turan eger besiktas'ta oynasaydi $u an herhalde bütün çarşı arda'nin önünde secde ederdi.
Cok iyisin Arda Hep böyle ol..
objektif olarak konuşmak gerekirse çok sevdiğim ve tarzına hasta olduğum oyuncuydu.. geçenlerde verdiği bi röportajdan ötürü üzüldüm kendisi adına.. hakikaten severdim ben arda'yı.. hoş onun şeyinde bile değil ama neyse..
kendisi ''fenerbahçe aslında kadıköy'de çok rahat yenilebilecek bir takım.'' açıklamasını yapmış.. tabi bunlar çarpıtılmadan, kendi ağzından çıktığı haliyle yazılanlarsa..
hayır ne gerek var ki bu ülkede gerçekten sevilen bi topçuyken böyle antipatik demeçler vermeye.. kendisine para atan, küfür eden, hareket yapanla kendisini gerçekten seven fenerlileri aynı kefeye koyuyorsa ben de kendimde onu gerçekten sevmiş olduğum için şu soruyu sorma hakkı buluyorum:
yahu ardacığım, siz en son fenerbahçe'yi kadıköy'de yendiğinizde sen kimlerin topunu topluyodun acaba top toplayıcı olarak?
galatasaray'ın totti'si, del piero'su, sembol futbolcusu. sportif yeteneğinin yanısıra karakterli, zeki, konuşkan, esprili. sorumluluk alabilecek yönetim ile takım arasında köprü olabilecek kapasiteye sahip. galatasaray'dan hiçbir yere gitmeyerek kendisinden buyuk kaptan olarak söz ettireceğine gönülden inanıyorum.
türk basını tarafından üstüne gidilen, yok edilmeye çalışılan ama tüm gücüyle ayakta kalacak futbolcu. büyük galatasaray taraftarı onun her zaman arkasındadır.
hastane çıkışındaki konuşmasıyla tüm galatasaraylıların dahası tüm futbolseverlerin takdirini kazanmıştır. ne kadar aklı başında, efendi bir adam olduğunu bir kez daha ispatlamıştır.
formasini son damlasina kadar islatan, gece rahat uyku uyuyabilen aslan yurekli. bu zamanda pek yok arda gibisi. icten, yuregiyle oynayan has galatasaray evladi. keske her maci alsak ta sen hic bir seyi kafana takmasan...
top toplayıcı bir çocuk, ali sami yen stadında... gollere öyle kollarını açarak sevinmiyor; zıplayarak seviniyor öyle bir çocuk, çekirdekten yetişme galatasaraylı. böyleyken gel sen hem takımının hemde ülkenin en yetenekli futbolcusu oluver. takdir edilesi şey dogrusu.
fenerbahçe maçından sonra sokağa çıkmamış, ah be arda biz utanmadık yenilgiden sadece üzüldük. sen takma bu kadar, git futbolunu oyna biz zaten arkanızdayız.
--spoiler--
Sürekli üst üste atılan deparlar, sonuçta skor 1-0 hem savunmaya hem hücuma gidiyorsunuz. O arada dengeyi sağlayamayınca veya dinlemeyince böyle şeyler olabiliyor. Sıkıntı hissedince bir ara çıkmak istedim ama benim için formam çok değerli. Onu elimden geldiğince üstümde taşımaya çalışıyorum. 1 dakikası bile benim için önemli. Kendimi biraz iyi hissedince sahanın içinde kalmak istedim. Sahanın içinde kalınmak isteyip son bir depar daha atınca da nabzım 130'la yükseldi. Ama normal uykusuz bir vücut, herşeyden önce benim psikolojik olarak sıkıntı yaşadığım bir dönem"
--spoiler--
yüreğimizi ağzımıza getiren can. öyle kendini bırakınca ümit özat' ı aklıma düşürdü " ulan dedim noluyo futbolcularımıza? "
galatasaraylı olduğum için üzülmedim, insan olduğum için üzüldüm. arda hastaneden çıkıp fenerbahçe mağlubiyetinin ardından sokağa çıkamadığını dile getirince de içim acıdı. oğlum deli misin? sen rahat olacaksın, sağlıklı olacaksın ki biz yine tribünlerden " arda ardaa turaaann " diye bağıralım, sen bizi, biz seni alkışlayalım. çık sokağa göğsünü gere gere kimse bir şey diyemez, diyen olursa da senin yerine çıkıp oynamalarını öner. futbol sadece futbol değildir dedik de futbol bu değildir! aramızdaki bağı kuran futbol işte, o bağı yıkmasına izin vermiceksin.
bir daha bizi korkutma böyle, ağzımızın payını aldık biz. şereftir seni sevmek seninle ağlayıp gülmek derken hava civa değildi bunlar. hatırlamamız lazım geliyor.