kendisiyle ilgili son dönemlerde yapılan yorumlara bakınca lise yıllarını hatırladığım futbolcu. o zamanlarda okuldan bir erkek sevgili yapmışsa bir de başarılıysa amına koyardık. sanırım o refleksler ileriki yaşlarda da genele yayılmış halde sürmüş oluyor.
eleştirilere kulak asmayıp fazla şımarmadığı halde avrupa'da iyi takımlarda forma giyebilicek futbolcu.yeteneklerine laf yok biraz agresifliğini azaltsa ondan iyisi yok.
not:fenerbahçeliyim.
atletico madrid'e gitmeyerek kendine yazık etmiş oyuncudur, şuan avrupa'nın en büyüğü konumunda aldığı süper kupayla atletico bulunmaktadır verdikleri 10 milyon euro'da az buz para değildir.
arda'nın kendisi içinde bir rahatlama olabilirdi, hem daha az baskıyla oynar, hem daha iyi paralar alır, hem avrupa görmüş olurdu. bu saatten sonra arda turan galatasaray'ın 10 numarasına yakışacak futbolun yarısını oynarsa şükretmek lazım.
hala o küçücük beyniyle 'başka bir ülkenin vatandaşı olaydım, dünya'nın en büyük kulübünde oynardım ben yeaa' minvali açıklamalar yapmıyor mu sinirlenmemek elde değil.
bak önünde basketbol gibi çok güzel bir örnek var birader. bak bakalım türk basketbolcuları hangi ülkelerde oynuyor. kerem tunçeri'sinden, hidayet'ine, ersan'ından hatta hüseyin beşok'una kadar dünyanın en büyük kulüplerinde oynamış basketbolcular yetişiyor bu ülkede. örnekler sayısız. peki türk basketbolcusuyla, türk futbolcusunun arasındaki fark ne? ben sana söyleyeyim; kültür. türkiye'de futbol genelde varoş sporu olarak algılandığı için, ülkenin futbolcuları da genelde varoşlardan çıkma oluyor. kendini geliştirme özürlü, biraz para görünce hemen totosu kalkan, yabancı dil bilmeyen, kültürsüz insanlar oluyor genelde futbolcular türkiye'de. fakat basketbol'da durum tamamen farklı. demek iş pasaportta değil, insan olarak ne kadar kaliteli olduğunda. sen kendini her yönden geliştir, o zaman görürsün nerelere geliyorsun.
lakin o küçücük beyninle türk olduğum için beni almıyorlar diye ağlamaya devam edersen bir arpa boy gidemezsin benden söylemesi.
2 saat önce facebook sayfasında açıklama yapan galatasaraylı futbolcu.
Açıklaması da şu şekilde : Milli maçla beraber sahalara dönmeyi planlıyorum.Bu sürece kadar ağrılarım devam edecek. Almanya maçında %60- %70 oranında hazır olacağım. Hocamızın görev vermesi halinde, sahada elimden gelen herşeyi bütün yüreğimle yapmayı, takım arkadaşlarımla beraber halkımıza galibiyetler armağan etmeyi istiyoruz.
ne var bu galatasaray'da ben anlamıyorum ya hu. gerçekten artık anlam veremiyorum. neden hep bizim başımıza geliyor bu sakatlık?
ya da rijkaard'a hak mı vermeliyim acaba? sakatlığından dolayı daha kendi takımında bile oynayamayan arda'yı neden davet ederler milli takım kadrosuna?
sakatlığının ciddi olduğu açıklanan futbolcu. 6 hafta sahalardan uzak kalacağı açıklanmıştır.
yuh m.k. kimlere küfür edeyim arkadaş. ya biraz profesyonel ol ya. sakatsın, değilsen de daha düzeleceğin belirsiz. ne zaman döneceksin dendiğinde almanya maçında diyorsun. yapma güzel kardeşim yapma ya.
be arkadaş! bu adam için geçen haftadan beri galatasaray yırtınmadı mı? bu adam sakat demedi mi? bunu bile bile milli takıma çağıran sevgili fenerbahçeli oğuz çetin'i buradan kutluyorum.
milli takım doktorlarına ve oğuz çetin'e sövdürten futbolcu. ulan siz ne biçim doktorsunuz. sabri'yi, hakan balta'yı, arda'yı bu sezon kaç defa sakatlattınız. evet siz sakatlattınız? sağlıklı diye oynattınız, adamlar daha maça çıkamadan sakatlandı. alayınızın amına koyum. başka bir lafım yok.
nasıl ders almaksa geçmiş sakatlıklardan, yine sakatlanmış olan oyuncudur. hem de 6 hafta* sözün bittiği yerdeyiz. bu sakatlıkta emeği geçen herkesin allah belasını versin diyorum.
dikkatsiz herif. sana mı kaldı milli takımı kurtarmak. sen galatasaray'ı düşünsene lan. antremanda normal takılsana. oof ooof.
hayatımda ilk defa milli takıma okkalı ve içten küfür ettiren kişidir. bir diğeri ise guus hiddink.