elinden geleni yapan bir çocuk bu. takım kötü oynuyor, arda'nın yüzünden deniyor. hazırlık maçında uzaktan bir gol atıyor, messi'yle kıyaslanıyor. varsa yoksa arda.
reykart bütün oyunu onun üstüne kuruyor. sağa o koşuyor, sola o koşuyor, pres yapıyor, orta açıyor, şut çekiyor, elinden geleni yapıyor. yine yaranamıyor.
karpaty lviv maçında bu görüntüyü gördükten sonra acıdım resmen çocuğa. takım kötü oynuyor diye yine arda'ya taktik veriliyor sadece. sanırsın sahaya girince beşe ayrılıp her yerde o oynayacak.
git ulan. biz seni ingilterede de severiz, ispanyada da severiz, istersen zimbabwe'ye git orda da severiz.
sözde kaptan. bugün galatasaray götü zor kurtarırken, prensimiz yoktu ortalıkta. büyük kaptan, kewell'ı örnek almalı. arda'nın kaptanlığının takımda rahatsızlık yarattığı kesin. tepeden inme kaptanlığa hayır!
bu adam bulunduğu ortamın en iyisi olmak isteyen, herkesin gözünün üzerinde olmasını isteyen, bundan çok mutlu olan, böyle hissettiği zamanlarda gaza gelip çok güzel top oynayan fakat etrafta kendinden daha iyi oynayanlar varken ya da kendisinin yıldızlaşmasına izin verilmeyen bir sistemle oynanırken veya öyle bir durum ortaya çıktığında pısıp kalan bir adamdır.
şimdi bu teorimi şöyle destekleyeceğim, hatırlayın geçen dönem elano blumer sahadayken ne kadar agresif bencil oynuyordu, performansının düşük olduğu zamanlar da elanonun daha iyi oynadığı zamanlara denk gelir. 19 ağustos 2010 galatasaray fc karpaty lviv maçında ise ilk yarı kendince bir şeyler yapmaya çalışmış, daha sonra kewell ve baros daha ön plana çıktıktan sonra sahadan tamamen silinmiştir.
kısacası bu adam mental açıdan çoook eksikleri olan bir adamdır. lisedeki en popüler olmaya kasan çocuktur, öyle olduğunu hissederse çok iyi oynayıp yıldızlaşabilir -çok yeteneklidir çünkü- fakat etrafta kendinden daha iyilerinin olduğunu anladığı (ya da hissettiği) anda tamamen kopar.
bu yüzdendir ki avrupada büyük bir klüpte hiçbir şey yapamaz, türkiyede küçük bir anadolu takımında çook iş yapar.
galatasaray'ın ve hatta türkiye'nin en yetenekli kanat oyuncusu. kafasında bazı problemler var, belli, yoksa arda turan gerçek bir galatasaraylı olarak sahaya herşeyini verir, yapabileceği herşeyin en iyisini yapar.
eminim ki toparlanacak ve galatasaray'ı yukarı taşıyacaktır.
"son zamanlarda bana iyi oynadığı bir maç söyleyin" diyenler de ofk belgrade maçını hatırlasın, kim kurtarmuştı galatasaray'ın götünü?
eğer biraz daha kalırsa ondan çok şey alacak bu ülke ve medya. ispanya ya gitmesi onun için daha iyi olur zira ingiltere ligi serttir. arda gitmeli sinem i de yanına alıp. kaç tosun yoksa kötü yapacaklar seni kaç!
son zamanlar da eşşeğin ayağına su kaçıran memleketimizin ve galatasaray'ın güzide futbolcusu.
yahu arkadaş on numara futbolcusun eyvallah ama şu mental durumunu bir iyileştirsen değil bu ülkede avrupada bile senden iyi bir elin parmakları kadar futbolcu var.
ah be ardam birazcık düzelt kendini.
galatasaray'dan neden ayrılmadığını merak ettiğim futbolcu.
gün geçtikçe taraftarda adama cephe alıyor, arda futbolunu ilerletmiyor, yerinde sayıyor. ve galatasaray'ın potansiyel kazanacağı gelir de elden gidiyor.
adamın yaşı 23 oldu, her geçen gün gençleşmiyor. hakkaten varsa iddia edildiği gibi onu isteyen ve iyi para veren büyük bir takım. artık duygusallağı bir kenara koyup, hem galatasaray için, hem arda için en iyisi artık gitmesi gerektiği.
galatasaray'ın kewell ve baros'la beraber tek heyecan verici ismi. eğer giderse galatasaray ilk 5 e giremez. acı ama gerçek. bu 3lünün takımı ayağa kaldırması şart.
hiç kötü maç oynama lüksü bulunmayan oyuncu. ya arkadaş nedir bu arda'yı yerin dibine sokma çabası? takım için her maç her şeyini koyar bu adam o takımdaki her şeyden çok. bir fenerli olarak galatasaray taraftarı kadar çok eleştirmiyorum arda'yı. hiç mi kötü oynayamaz bi insan? en el üstünde tutulması gereken adam en çok yerin dibine sokuluyor. bakın bakalım beşiktaş taraftarı necip 1 maç kötü oynayınca hemen eleştirecekler mi?
takımla ilişkisi bi an önce kesilmeli. Düzgün maç seyreden, gördüğünü yorumlayan herkes bu adamın takımı sabote ettiğini görür. sevgili imparatorunun gelmesi için saz arkdaşları servet ve hakan baltayla birlikte ekstra gayret göstermekteler. ben başka türlü bu vurdumduymazlığa bi anlam veremiyorum. çünkü bu ouncular bu kadar kötü oynayamaz oynamamalı. Yıllar yılı ucuz milliyetçi duygularla ruhsuz damgası yiyen yabancı futbolculara baktığımızda net anlıyoruz bunu. benim kewell'im benim baros'um gol için götünü yırtacak, didinecek, anası ağlayacak benim ardamda adet gören kadınlar gibi somurtup melankoli yapacak sonrada rıjkaard aşağı rıjkaard yukarı cart curt edeceğiz. yok öyle yağma. kötü oynayabilirsin, 10 maç üst üste yoklarıda oynayabilirsin ama koluna o bandı taktıktan sonra kulis yapamazsın, ruhsuz olamazsın, sahada saklanamazsın. yahu tu kaka ettiğimiz barış bile uzaktan sut atıyor,yeri geliyor kafası çatlıyor.demek istediğim kısıtlı hatta olmayan yetenekleriyle bir duruş sergileyebiliyor. arda ne yapıyor? sahada somurtuyor ve saklanıyor. olmaz olamaz olmamalı...
Galatasaray'a yarardan çok zararı olmaya başlamış futbolcudur. Piyasası en yüksek dönemdeyken elden çıkarılması galatasaray adına olabilecek en olumlu gelişmedir. Hem eldeki elano çok daha verimli kullanılabilir (yeni bir transfer yapılmışcasına) hem de şayet varsa potansiyelini çok daha iyi bir şekilde sergiler.
akşam volkan şen'in oynadığı topun yarısını oynayabildiğini görmedim bu elemanın kaç senedir. nasıl iş bu anlamadım gitti. birileri bizi fena kandırıyor gibi bir his var içimde.
ruhunu kaybetmiş futbolcu an itibarı ile galatasaraya ve kendine zarar vermeye başlamıştır. üzerindeki kara bulutları bir türlü atamadı.
sadece futbolunu oynayamayan arada basın açıklamaları demeçler telefonla bağlantılar falan filan konuşmadan duramayan adam.
böyle zor geçirdiği dönemlerden sonra da çıktığı maçlarda gol attığı zaman aşırı hırslı bir şekilde el kol hareketleriyle sevinerek ve yüzündeki o ifadeyle benim antipatimi kazanmayı başarmıştır.
futbolunu geliştirmesi gerektiğini unutmuş olan yeteneklerini de eskisi kadar kullanamadığını gördüğümüz futolcudur. herşeyini kaybet ama galatasaray ruhunu kaybetme.
ne idüğü belirsiz bir takım taraftarlar küfür de edebilir sana tekme tokat dalabilir de ve yapıcağın tek bir şey var daha iyi olmak.
arda turan türkiyede ki bir takım güçlerin etkisinde belkide bitirilme politikasının bir maduru da olabilir, ama sahaya çıktığı zaman kimse ayağına ip dolayamaz bu adamın.
o yüzden başka şeylerle uğraşmayı bırakmalı. şunu da söylemeden geçmiyim galatasaray da istenmediği gibi bir duyguyla sahaya çıkmaya başladığını görüyoruz. hiç bir gerçek galatasaraylı aslında böyle düşünmüyordur. son yıllarda ki başarısız durumlardan dolayı bu etkiye bir tepkidir.
neden arda turan la bu kadar uğraşıldığı, arda turanın hiç kötü oynama lüksü olmadığı, kimsenin arda ya tahamülü yokmu diye de düşünüyor olabilir. bu kadar ön planda olmasının nedenide arda turanın aslanın beyni olması ve bu aslanı öldürmek isteyen dostlar düşmanlarda aslanın kafa bölgesine yani arda ya vurmaktadır.. işin kötüsü de arda bu darbelere çabuk boyun eğmektedir.
kaptanlık konusunda takıma pozitif etkisi olmayan oyuncu. yanlış yaptı diye emre çolak a fiskesini geçtim, bu yaşta böyle vasat bir takımı ne toparlaması yahu. ayrıca, hem "kendisinin gelecek planlamasının ben yapacağım" diyerek 1-2 yıla yol vereceğini ima edip hem de kendisini kaptan yapmak nasıl bir düşünce tarzı, cidden kliniklik buluyorum ben başkanı.
rijkaard'ı istemediğini düşündüğüm futbolcu. yavşak medya'nın ( fazıl say değilim rahat olun lan) fatih terim'i galatasaray'a getirme çabalarına destek verdiğini düşünüyorum. ya da sinem kobal'la fazla takıldığını düşünüyorum. + fazla gazete okuyup etkilendiğini düşünüyorum. bi de fazla amerikan filmi izliyo galiba.
nerde 66 formalı arda, nerde 10 numaralı formayı giyen arda. e tabi para kazanıp, manita yapınca geriye kazanacak başka bi şey kalmıyor. göt kalkınca tempra arabalar gibi, hakemle oynayan, abuk sabuk hareketlere yönelen, hasan şaş yolunda ilerleyen bir arda turan izliyoruz. ama biz bunu istemiyoruz.
cm 03/04 oynarken oyuncu çok kötü oynayınca, "hocasının yeteneklerine duyduğu güveni kaybetti" şeklinde bir mutsuzluk durumu çıkıyordu. arda da böyle oldu galiba. bu durumu nasıl düzeltiyoduk ey cm severler ? bilen varsa arda'ya yardım edelim..