izlediğim maçlarında içten içe "iki kişi, aynı anda pres yapsın" diye bekleyişlere sevkedendir. bilir ki topu kapmak ve atağı kesmek isteyen birden fazla rakip futbolcu, tereddüttedir ve futbolda tereddütlere yer yoktur. geçmişten, günümüze isteyen açıp da oynadığı maçlara tekrar göz gezdirsin 2-3 kişinin arasında kalınca futbolun estetiğine katkıda bulunuyor attığı her adımla. ya alışılagelmişin dışında pas veriyor, ya iki müdafaacıyı birbirine çarptırıyor, ya topu bir delikten geçirip kendisi bir delikten geçiyor... ama o topu, o hengameden çıkartıyor muhtemel.
bu sezon(özellikle frikik kullanma konusundaki gelişimini görmemek mümkün değil ki bana göre yerinde bir çalışma olmuş kaptan için) seyir zevkimize daha çok hizmet edecek ve öngörülerime göre de galatasaray'daki altın sezonunu yaşayacak futbolcudur. benim temennim, sezon sonunda kim isterse istesin kendisini bir sezon daha geçirmesi ve gideceği kulübe de daha en başından "istikrar" mesajını gömmesidir. bu sayede hem bizlere bir süre daha bu seyir zevkini yaşatma imkânı verecek, hem rakip taraftarların düştüğü komik durumlara gülmemize vesile olacak, hem de herşeyiyle hazır bir hâle gelmiş olacaktır. misal arda'nın şutlarında(çok düzgün şutlar çıkardığını kabul etmekle beraber) hala o can alıcılık yeterince yok bana göre. teknik değeri yüksek olan şutlar çıkartıyor. biraz daha sert vurabilmeli. sadece sert şut çekmek için değil o da, beline bir silah daha takabilmek, ihtiyaç halinde kullanabilmek için.
velhasılı kalabalık rakip savunmacılarının arasında akrobasi yapan bir seyri harikadır. benim de yorumlamam bu kadar...
sinem kobal falan da işin özel hayatına tabi olan kısmı. sahada oynadığı sürece benim için sorun yok. kelepçeli sekis partilerine karışsaydı adı o zaman farklı şeyler düşünürdük hakkında ama öylesi bir aktiviteye girişmek, galatasaray futbolcuları için(daha doğrusu galatasaray'lı futbolcular diyelim) -en azından bugüne kadar- namümkün bir haldedir.
bir fenerbahçeli olarak bu sezon ondan çok şey bekliyorum. bu yaz iyi hazırlanmış belli, hazırlık maçları ve avrupa ligi maçında takımı kendisi sırtladı. sezon içinde yıpranmassa iyi bir kulube gider seneye.
hala paintle kafasını oraya buraya koyup eğlenen öküzler var ya, bunları görünce daha iyi anlıyorum nasıl çekilemediğini. bu öküzlerin kuyruk sokumlarındaki acının nedeni bu çocuk.
Arda'nın kafası ile taşak geçmeye çalışan fenerlilere miroslav stoch'un kafasını incelemelerini, görmelerini öneriyoruz. 3 tane arda kafası eder lan stoch'un kafası.
edit; galatasaray'ın saha içerisinde şuana kadar tüm yükünü çekmeye çalışandır. Lorik Cana, Pino, KEwell, Baros, Elano ve yeni transferler ile birlikte yükü azalacak, daha az yorulacaktır. devam etsindir.
medya istediği kadar başarılarını körüklemeye çalışsın, galatasaray taraftarının her zaman sahip çıkacağı futbolcudur. hatta öyle ki, artık gitmesi gerektiğini düşünen bile çok fazla taraftar biliyorum. özellikle son oynanan ofk maçından sonra, liverpool'a veya avrupa'nın herhangi bir takımına gitmediği için de köpek gibi pişmandır büyük ihtimalle.
bir an evvel, hiç arkasına bile bakmadan gitmesi gereken oyuncudur. burada kaldığı her maç adına ve kariyerine kötülük yapmış olacaktır. liverpool vari bir takıma gidip yedek olacağına marsilya'ya gitsin, blackburn'e gitsin ama kalıp kendisine zarar vermesin.
bir futbolcu için bir sezonun bile kariyeri ve bulunduğu konum üzerindeki etkisi devasayken, kendini geliştirmek, geçmişine baktığında pişman olmamak için vakit kaybetmeden gitmesi gereken futbolcu.
galatasaray'dan ayrılması, görünen tek hücum atraksiyon öznesinin takımdan ayrılması manasına gelmesine rağmen, gitmesini istediğim futbolcu. liverpool'da da oynar en kralında da oynar. onda bu hırs, bu futbol oynama isteği olduktan sonra eksik kalan özelliklerini gayet tamamlayabilecek bir yapıdadır.
özel hayat performansını sahadaki performansından daha fazla önemseyen bu ülkeye, bu medyaya çok çok fazladır kendisi.
theo walcott'un, arsenal gibi bir takımda oynadığı premier lig'i bilemem de şu haliyle arsenal'de de oynayamaz, theo walcott'ın süratine de yetişemez.
amaç, körü körüne eleştirmek değil, ilk yılda kazandığı ivmeyi kendisinde görememekten ileri geliyor. bir yere kadar kendisini geliştirdi, orada kaldı. yine de haksızlık yapmayalım bu yaz güzel gelişmeler var kendisinde, şutlarını biraz geliştirmiş de; biraz medya biraz da şan şöhret yüzünden acayip bunalıma girdi, taraftarda bir miktar hayal kırıklığı yarattı.
kim ne derse desin gaatasarayın ve türk futbolunun şu anki en yetenekli oyuncusudur. bence de liverpool'a gitmeliydi ama bir galatasaraylı olarak türk telekom arena'da da görmek istiyorum kendisini.
yıllardır hakkında transfer dedikoduları bitmek bilmeyen galatasaraylı futbolcu. hürriyet'in son iddaasına göreyse 15 ağustos'tan önce 1 hafta içinde avrupaya gideceği yönünde.
şeyh uçmaz müritleri uçururmuş. arda konusunda galatasaray taraftarı ve medyasının takındığı tavırda budur yıllardır ne yazık ki.
artık transfer olsada kurtulsak dedirten futbolcudur.
spor gazetesi okumaya kalksan baştan aşşağı bu adamın transfer haberleri italya ingiltere almanya ispanya dünaydakai bütün liglere transfer olduğu olucağı takas ediliceği iddia edildi hepside galatasaray tarafından inkar edildi.
cristiano ronaldo olsa bu kadar olay olmazdı.
kustarası bir hal aldı artık gitsede kurtulsak.
her transfer sezonunda basınımıza göre sözde dünya devlerinin kapıştığı übersonik futbolcu.
ayrıca medyanın bitirmeye çalıştığı falan yoktur bu bayrampaşa kabadayısını. tam tersine kendini ciddi ciddi büyük yıldız sınıfına koyup dev aynasında görmesine sebebiyet veren de bu medyadır.
ingiltere'den arsenal'in takibinde olan futbolcu.
galatasaray yönetimi bu futbolcu için 15 milyon euro istemiş. çıkan sonuç da şu ki galatasaray arda'sını satmak istemiyor.
bugünkü romanya maçında şut tekniğini ne kadar geliştirdiğini an itibari ile attığı golle şahsıma tekrar göstermiştir. maç boyunca da isabetli şutlar çıkartmıştır.