rövanşta oynamamk için kart gören tek oyuncu olduğu iddia ediliyor. diğer görenler aynısını düşünmedi mi? dün çok kötü oynamıştır. bilmiyorum bir yeniden yapılanmada milli takıma alınsın mı alınmasın mı tereddüt içindeyim.
cimbomlu biri olarak ardanın sarı kartından sonra milli takıma alınmaması konusunda ısrarcı olunması gerektiğini savunmaktayım. takım yenilse bile çıkıp oynamak zorundasın sen kim oluyorsun da sarı kartı bilerek görüyorsun diye tepkilerimi duyurduğum yetenekli ama hıyar oyuncu.
bu adam 2008 yılında omuzlarda taşınıyordu. o zamanki avrupa şampiyonasında ne yaptıysak, bu oyuncunun sayesindeydi. o'nsuz bir milli takımda da bir bok olmayacaktır.
insanların düşüncelerinin ne kadar kolay değişebileceğini göstermiş oyuncudur.
galatasaray'da oynarken top toplayıcı çocuğu döven, hakemlerle ve diğer oyuncularla tartışan ve daha başka olaylara imza atan arda turan değildi sanki. o zamanlarda arda'ya tek bir söz söyletmeyen kişiler şimdi kalkmış sarı kart gördü diye(!) neler söylüyorlar. biraz tutarlı olmak lazım!
eğer hala galatasaray'da oynasaydı, taraftar onu sabri'yle değil de yine dünya yıldızlarıyla karşılaştıracaktı ama şimdi ne terbiyesizliği kaldı, ne balon futbolcu olması kaldı.
arda hala milli takımın en kaliteli futbolcularından biridir. dünkü maçta, maç 1-0 giderken gösterdiği çaba güzeldi. maç farka gidince, tribünlerde kendi oyuncularına saldırmaya başlayınca o adamdan mücadele beklememek lazım. ne moral kalır insanda ne motivasyon bu durumlarda!
çok şeyler yazdım arda ile ilgili ama dünkü hareketinden sonra sözün bittiği yerdeyim. hiçbirşey yapmadan birşeyler olmasını bekler gibi bir hali var. atletico madrid deki son maçında da hiç risk almadan oynamak istedi ve onun yaptığı işi emin olun ki belkide fazlasını ben bile yapabilirim. bir takımın hücum gücü olmak bu arkadaşlarda nasıl bir çağrışım yapıyor bilmiyorum ama ya 2 ye 1 yaparsın ya sıfıra inersin ne biliyim gol atmak yada attırmak için birşeyler yaparsın. en son ihtimalin en kolayı da ya geri pas ya yan pas yaparsın. 2 maçtır arda sahada top alıp veren kesinlikle kaleyi düşünmeyen bir hali tavrı var. eğer böyle oynamaya devam ederse sıradan bir futbolcu haline dönüşecek. belkide gerçekten sıradan bir topçudur biz abartıyoruzdur.
milli oyuncularımız arasında bayern münih'te forma giymiş ve şu anda real madrid oyuncusu olan hamit altıntop, chelsea altyapısı almış gökhan töre, valencia'nın önemli oyuncularından mehmet topal ve hatta inter ve newcastle takımlarında forma giyen emre belözoğlu gibi yurtdışında önemli takımlarda oynayan/oynamış oyuncularımız varken tüm beklentinin bu adamdan olmasına ve de bu kadar şişirilmesine anlam veremediğim futbolcu.
formasına saygısı olmayan insandır.
Her ne kadar Fenerbahçeli olsam da "ayıp ulan!" demekten kendimi alamıyorum. Renginden sana ne? Amblem var mı? Var. Ekmek yediği çanağa tükürmek böyle bir şey olsa gerek.
Bu herif gittiği için Galatasaray adına sevindim. http://www.youtube.com/watch?v=k55tpskcwpi
dün gece istanbul / yeşilköy 'de 34 KAN 58 plakalı range rover ile çarşı içerisinde tur atan futbolcu.
sıcakkanlı adam ama gülümsemesini bilmiyor, ya da bana atarlandı orasını anlamadım.
hırvatistan maçında bilerek sarı kart görmüş futbolcu. arkadaş milli formayı giymek istemiyorsan istemiyorum de. bu formayı giymek şereftir. kazanırken herkes seni alkışlarken güzel kaybedince protesto edilince kötü biraz kendine sabri'yi örnek al senin yeteneğinin yarısı bile onda yok ama senden daha adam.
vicdani ret mevzuna şiddetle karşı çıkan bünyelerin, milliyetçiliğini öve öve bitiremediği kaypak futbolcu.
bilerek gördüğü kart, en sağlam vicdani retci'nin kendisi olduğunun apaçak bir delilidir. ha öyle kaçmak, ha böyle kaçmak lan. azıcık agah olun babanızın oğlu değil.
20 kasım 2011 atletico madrid levante maçında takımının ikinci golüne asistlik yapmıştır. çok güzel bi ortayı arkadaşının kafasına indirmiştir. orda mutlu olmaması için hiç bi sebep yok. efsane olmak gibi bi ihtiyacı da yok. bu ülke efsane yaptığı bi çok insanı sonunda harcamıştır zaten. mutlu olsun yeter.