Bugün kü estonya maçında biraz ürkek oynayan futbolcu. sanırım atletico madrid'e gitmeden önce sakatlanmaktan çekiniyor. yada bir performans düşüklüğü yaşıyor.
yurtdışına gitmesini buruk bir sevinçle karşıladığım futbolcu. ama birgün avrupadan gitmek isteyip, herhangi bir türk takımına geri döneceği gün emre belezoğlu gibi koyu bir galatasaraylı sandığımız adam gibi fenerbahçeyi tercih ederse... yok canım ehhehe bunları konuşmak için daha erken**
galatasaraydan gitmesine bir trabzonsporlu olarak üzüldüm. zira galatasaray adeta athletico madrid e kakalamıştır. ardanın gitmesiyle galatasaray bu sezon üst sıralara oynayabilir. arda sadece şişirilmiş ve tam patlayacakken madired e yollanmış bir balondur.
gidişinin ardından boğazıma bir şeyler düğümlenmiştir.
iyiydik lan biz böyle diyebilmeyi çok isterdim, keşke kalsaydın diyebilmeyi çok isterdim.
olmadı, dayanamadı belki de. çok isterdim satırlarca yazı yazmayı fakat gerçekten bu durumda iyiydik lan bizden başka ne denir bilmiyorum...
atletico madrid için iyi bir transfer değildir şüphesiz. çünkü kariyeri boyunca oynadığı takımda el bebek gül bebek büyütülmüş, hep el üstünde tutulmuş ve aşırı duygusal olan bu futbolcu yetiştiği tkaımdan başka bir yerde kesinlikle başarılı olamaz. hele ki avrupa'da... uzun lafın kısası 2 sene sonra başka bir takıma satılır, oradan da fenerbahçe'ye gelir.
ayrılma sebepleri arasında farklı farklı şeylerin olduğu milli futbolcu.
sadece para değil, sadece huzur değil, sadece özel hayatı hakkında yazılanlar değil, sadece 10 numaralı forma ya da galatasaray kaptanlığı değil!
topyekün hepsi birden. o sebeple bu çocuk avrupa'da oynayamaz demiştim, ki bunu futbol bilgime dayanarak söylemiştim, onu veya galatasaray'ı sevmediğim için değil. ama şimdi gerçekten bu çocuğun çok başarılı olmasını can-ı gönülden istiyorum, bugüne kadar dışarı giden tüm lejyonerlerden daha fazla başarılı olmasını istiyorum. umarım benim avrupa'nın büyük liglerinin büyük takımlarında oynayamaz dediğim arda turan beni itin götüne sokar ve döktürür futboluyla.
not: tuncay şanlı ve diğerleri de giderken çoook önceleri şunu söylemiştim, buralarda bir yerlerde vardır o entari; bizim ligden gidecek olan adam bir hedef koyduysa mutlaka ve mutlaka çok çok iyi çalışacak ve kendini geliştirmek için fazlasıyla çaba sarfedecek. bunu yapamazlarsa yetenek ne kadar iyi olursa olsun bir yerde stop ederler.
arda'yı ben de her galatasaray taraftarı gibi severim. ama beğenmediğim de çok yönü vardır.
geçen yılki olaylardan sonra galatasaray'a bir hayrı geçmeyeceği belli olmuştu, fatih terim'in hatrından ziyade baskısından kalmaya razı olmuştu. ki gidişini hocaya kendi söyleyemedi bile, durum ordan da belli.
bu saatten sonra yolunun açık olup iyi futbol oynamasını dilemekten başka seçenek yok.
ben aslen niye gidiyor gitmesin diye direten insanları anlamıyorum, fatih terim'i de anlamamıştım aslında. bunun başkasıyla çıkmak isteyen sevgiliye kal diye ısrar etmekten farkı yoktu. beden istanbul'da, kafa madrid'de... ne bekleyeceksiniz ki bu adamdan?
keşke bir kaç ay önce daha yüksek bir bonservisle gönderilebilseydi. aslen arda turan'ın fiyatıdır konuşulması gereken. kesinlikle 15'ten aşağı bırakılmamalıydı ve gerçekten pazarlık buna göre yapılsa bu para alınırdı.
ama yönetimin eli sıkıştı arda'dan kaynaklı olarak. anlaşılmak istenmeyen bu belki de.
bir de ''bana 4 milyon euro verin, kalayım'' tarzı bir laf etmiş deniliyor. ne kadar doğru bilmem ama eğer doğruysa bunun adı yüzsüzlüktür.
geçen sene takım ligi sekizinci bitirmiş, herkese rezil olunmuş, sen bütün sene yatmışsın, bir tek magazinel şeylerle gündeme gelip çakallara göz göre göre prim vermişsin ve taraftara inanılmaz borcun var... ve hala bana 4 milyon euro verin, ben bir melo etmez miyim gibi şeyler düşünebiliyorsun ve bunu dillendirebiliyorsun. şu ortamda hala yapıyorsun bunu.
insanda önce bir kere vicdan olacak. sana 2 milyon euro cash veriyorlar, üstüne oynadığın maç başına 10 bin euro veriyorlar. sen hiçbir işe yaramıyorsun, bir de hiç utanmadan zam istiyorsun.
galatasaray'ın menfaatleri ve taraftarın mutluluğunu düşüneceği yerde iş ahlakını da hiçe sayarak hala zam istiyorsan ve senin geçen yıl hiç yüreğin sızlamadıysa bu takımda sana forma giydiren adamdadır kabahat zaten. neyse ki öyle bir hata yapılmadı.
galatasaray'ı seviyorum demekle de olmuyor o işler, sikindirik bi pazubandı takmakla da olmuyor.
bu taraftar geçen sene futbol muhabbetlerinde susarken sen transfer görüşmesi yapıyordun.
muradına erdin. şimdi zaman galatasaray'ın yakasından düşüp daha da gölge etmeme zamanı senin için. aklı olan varsa da sevinsin bu transfer için. bu üzüntü inanılır gibi değil.
neyse. ne yaptıysa, ne ettiyse eline, ayağına sağlık. şansı açık olsun.
sls'i, sinem kobal'ı ve yeni takımıyla da mutlu olsun.
Atletico Madrid'de öyle bir futbol oynamanı istiyorum ki kaptan , hayatının en iyi futbolu olsun , seni eleştirenleri , "balon o" , "tırt oyuncu o" vs. şeklinde konuşanların ağzını açık bırakacak bir futbol olsun kaptan. Bu taraftar unutmayacak seni ve ne kadar büyük bir galatasaraylı olduğunu.
türk futbolunda gelmiş geçmiş yetişmiş en iyi futbolculardan biridir. umarım yurt dışında başarılı olur temennileri söylenecek eski galatasaray futbolcusudur.