antalya

entry2009 ↑ galeri188
    308.
  1. kasım 2010..hala denize girilebilen şehirdir.
    2 ...
  2. 307.
  3. aşktır bu şehir, bunu ancak yaşayan anlar.yalımda biranı yudumlarken torosların heybetini, akdenizin büyüsünü seyretmek, insanı hiç bir kıza asık olamayacağı kadar asık eder bu şehre.
    2 ...
  4. 306.
  5. anılarda yaşayan ve özlenen şehir.
    meydanın orası diye tabir ettiğim bir yer var topçam; orada denize nazır çay içmek, birden bire esen bir meltemle serinlemek, yat limanındaki yatlara bakıp kale dibinde yürümek, sonra gece lazer ışıkları ile aydınlanan gök yüzüne karşı sigara içmek.
    tüm bunlara paha biçilemez bence. *
    2 ...
  6. 305.
  7. şu an tam lefkoşadan kendisini özlediğim şehrim. özlediğim dediysem gece kız arkadaşınızla yürürken kale kapısında laf atan göçmen apaçileri değil, varyantlarda bir dal sigara dilenen kroları değil ve yahut doğal güzelliklerini bozan göçmenlerini değil.
    1 ...
  8. 304.
  9. bugün bana t-shirtle sokaklara çıkma imkanı veren şehir. havasına kurban olduğumdur.
    1 ...
  10. 303.
  11. çılgınlar gibi özlenen şehir. * yol bi şekilde denize çıkar hep. ne kadar azalmış olsa da, eski mahallelerinde narenciye bahçelerinin kokusu hissedilir. bildiğin kültür mozaiki bu şehir işte. yıl boyunca 72 milletten yüze rastlarsın sokaklarda. ahmak ıslatan yağmuru ve 15 senede bir çiseleyen karın sevinciyle yaşarsın kışı. bot falan giymene de gerek olmaz. dudakların kurumaz bi kere. unut çatlakları! nisanda deniz suyu nasılmış bi bakalım noollcek? diye girilir denize. ve ekimde başlanır üşümeye. *
    1 ...
  12. 302.
  13. hızla gelişen ve bu gelişimiyle insanı şaşırtan bir şehir. böyle giderse 20 seneye bursayı gecer 4. büyük şehir olur ha tabi biz istiyor muyuz? hayır tabiki. bir antalyalı olarak o eski küçük antalyayı özlüyorum. çok eski değil 15 sene öncesi sadece nüfus şimdinin 3te biriydi neredeyse. ayrıca antalya türkiyede şehir milliyetçiliğinin en düşük olduğu şehirdir. bunun sebebi şehrin yüzde 90'ının antalyalı olmamasından kaynaklanır.
    3 ...
  14. 301.
  15. temmuz ağustos döneminde küçük cehennemi yaşatan , göçlerle her gün biraz daha büyümesine rağmen kötüye giden , doğasına aşık olduğum , bir çok soruna rağmen bir kere yaşanılmaya başlanınca bırakılamayan turizim mabedi.
    1 ...
  16. 300.
  17. uyuşturucu madde kullanımının çok küçük yaşlara düştüğünü gördüğüm şehir.

    (bkz: peynir)
    (bkz: kova yapmak)
    1 ...
  18. 299.
  19. güzel bir (bkz: zirve) yapmanın zamanı gelmiş olan şehir. aslında iyi bir zirveyle buluşup kaynatmak lazım diye düşünüyorum ama iyi bir organizasyon şart tabi.
    1 ...
  20. 298.
  21. kral sdfkjlkjsdfk'nin baba ocağı olan memleketidir.

    bütün bir senemi antalya'nın köylerinde geçiririm. sevdiğim bir şehir.
    torosların eteklerinde, akseki'de kalırım. havası çok güzeldir.

    ve lüle taşıyla meşhurdur benim memleketim.
    1 ...
  22. 297.
  23. normal bir kent işte, paran varsa kralsın yoksa, mal gibi kalırsın ayazda.
    1 ...
  24. 296.
  25. nüfus:
    turistik bir şehir olması nedeniyle antalya, nitelik ve nicelik açısından son derece dinamik bir nüfusa sahiptir. siz nüfusu bir milyon olarak bilin, yanılmazsınız. türkiye'nin en fazla göç alan şehri olması nedeniyle, nüfusun küçük bir bölümünü antalyalılar oluşturur (bkz: antalya'nın yerlisi). bu nedenle şehirde yaşayacağınız olumlu ve olumsuz deneyimlerin pek azından antalyalılar sorumludur. yerleşik yabancı nüfus sayısı azımsanmayacak kadar çoktur. örneğin rusların okulları, tiyatroları vardır. alanya'da almanca, felemenkçe yerel gazete ve dergiler vardır. şehir mezarlıklarında pek çok yabancı yatmaktadır. antalya'yı çok seven bu insanların vasiyetleri böyledir.

    coğrafya:
    antalya'yı antalya yapan coğrafi güzellikleridir. beydağlarının eteğinde, yaklaşık 40 metre yükseklikteki falezler (kayalar) üzerine kuruludur. nefes filmindeki karakol'un bulunduğu yer de antalya'dır, magazin prgramlarında milletin güneşlenmekten ciğere döndüğü plajlar da. tüm bunlar birbirine yarım saatlik mesafededir. hayatı boyunca dağ ve plaj görmemiş avrupa ve rus halkının gökten yağmasının nedeni budur.

    iklim:
    ilkokuldaki akdeniz iklimi tanımını bir kenara bırakıp, pratik bilgiler vereyim. kışın kar yağmaz, ancak yağmur bildiğiniz gibi değildir. fırtınayla birleşirse tehlikeli boyutlara ulaşabilir. yazın hava sıcaklığı, televizyonda göreceğiniz sıcaklığın üzerinde, hissedeceğiniz sıcaklık onun da üzerindedir. klima olmazsa hasta olursunuz, bu kadarını söyleyeyim.

    şehir merkezi:
    antalya şehir merkezi tanımı kişiden kişiye, nesilden nesile değişsede, yazarın tanımı: nostaljik tramvay güzergâhı, kaleiçi ve buna paralel caddeler olacaktır. bu güzergâh, boş vakti olanlar için yürüyerek gezilebilecek uzunluktadır. bu güzergâhta alışveriş yapacak yer bulursanız, bana da haber verin. antalya esnafı mütemadiyen "turist bizden alışveriş yapmıyor" diye ağlar. dünya'ya portakal satan bir şehirde, ekşi ve pörsümüş portakalın suyunu sıcak sıcak bilmemkaç euro'ya kaktırdıklarından kimseye bahsetmezler. alışveriş için doğru adresler, ne yazık ki alışveriş merkezleridir.

    toplu taşıma:
    toplu taşıma belediyenin kontrolündedir ancak (tramvay dışında) belediye'ye ait değildir. belediye otobüsü diye gördüğünüz götürgeçler, direksiyondaki güleryüzlü ve kibar insanın dayısına aittir. akşama kadar dayısına vermekle yükümlü olduğu bir miktar para vardır. hasılatın geri kalanı cebine kalacaktır. bu melablağı arttırmak için yapmayacağı çılgınlık yoktur. aynı şey minibüsler için de geçerlidir. rehber olarak tek tavsiyem sıkı tutunmanızdır. bunun tersi de geçerlidir. motorlu taşıtlar, 50 km/saat kızla gitmek üzere tasarlanmıştır. 5 km/saat hızlarda uzun süre gidebilmek için, mercedes benz gibi firmaların geliştirdiği, motora müdahale eden opsiyonel elektronik donanımlar vardır. koltukları dolduramayan antalya minibüsçüsünün sağ bacağında, bu donanım standarttır.

    trafik:
    "istanbul'dan beterdir" desem kimse inanmayacaktır, ancak bire bir yaşayan ve "ben ne eşşekmişim" diye ağlayan istanbullular için omzumda her zaman boş yer vardır. yukarıda tanımladığım antalya şehir merkezinin önemli bir bölümünde, trafik tek yönlüdür ve saat yönünün tersinde döner. anlamadınız değil mi? o yüzden mümkünse araba kullanmayın veya şehir içine girmeyin. antalya trafiğinde, sağa sinyal verip sola dönenler olacaktır, görürseniz korkmayın. yavaş gitmeyin üstünüze çıkarlar, hızlı gitmeyin önünüze atlarlar. dikiz aynasında beyaz şahin görürseniz, sinyal verip sağa yanaşın. aracınızı durdurun, kontağı kapatıp, başınızı önce kollarınızın arasına sonra bacaklarınızın arasına alın.

    sosyal hayat:
    antalya idari olarak büyükşehirdir. ancak büyükşehir değildir. kültür sanat faaliyetleri azımsanmayacak ölçüdedir, vefakat antalya halkı bunlardan her daim uzaktır. yeni gelenlere "piyasa" diye tanıtılacak bazı caddeler vardır. bunlardan biri olan ışıklar caddesi ile ilgili sözlük'te de görebileceğiniz "antalya'nın bağdat caddesi" tanımı yaygındır. bu tanımı yapanlar, muhtemelen bağdat caddesi'ni görmemiştir.
    3 ...
  26. 295.
  27. an itibariyle güzeloba tarafında denizde hortum bulunan şehir.

    edit:bitti.
    1 ...
  28. 294.
  29. dünyanın en güzel bi yeridir. bu şehir, uzaklara gidilince hayvanlar gibi özlenir aynı zamanda.
    2 ...
  30. 293.
  31. bugun 25 dereceyi görmüş şehirdir. sonbahar bir tek akşamları geliyor herhalde.
    ne giyceğnize karar veremeyeceğniz bir mevsimdedir. sabah çıkarsınız oh mis hava yanıyor, akşam olunca donuna kadar ıslan eve dön..
    1 ...
  32. 292.
  33. rakı kültürü olmayan, beş dakika içinde hamam suyu gibi olduğundan bira da içilemeyen, bardakların dışı terlediği için sürekli üste başa bir şeyler damlattığınız, serin havada bile kendinizi klima açmak zorunda hissettiğiniz, trafikte türkiyenin belki de en çok kadın sürücüsü olan, iki tekerli araçların* sağdan soldan vizir vizir geçtiği, adım başı seksen, doksan saniyelik trafik ışıklarının sizi deli ettiği, ağır kanlı insanların yaşadığı bir güney şehri.

    saati olmayan bir şehir. ne trafiğin sıkışık olduğu, ne insan kalabalığının fazla olduğu, yemek saati, uyku saati, eğlence saati belli olmayan bir şehir antalya.

    yeni taşınan ve sıcaktan şikayet edenlere ağız birliği etmişcesine 'sen bir kış geçir de ondan sonra gör' diyen, yazın misafiri eksik olmayan, işten güçten kendi denize giremeyen, iklime alıştıktan sonra fazla terlemeyen, sokakta dolaşırken bronzlaşmış doğal esmer insanların yaşadığı şehirdir.

    üç metrede boyu geçen* denizi, phaselis, olympos, adrasan, çıralı, saklıkent, tahtalı ile batısı doğusuna bin basan, şahane gözlemeleri ve tahinli piyazı dışında yemek kültürü olmayan, en yakın iki komşusuna* neredeyse beşeryüz kilometre uzakta bir şehirdir antalya.

    yazın bitmeyen sıcak ve nemi, kışın başladımı dinmeyen yağmuru ve yaz kış eksik olmayan hırsızlık olayları ile aslında türkiyenin en eğlenceli şehridir.
    1 ...
  34. 291.
  35. dünyada en çok 5 yıldızlı otelin bulunduğu şehir aynı zamanda.
    2 ...
  36. 290.
  37. türkiye'nin istanbul'dan sonra dünyada en çok tanınan şehri. ankarayı kim biliyor ki ?
    3 ...
  38. 289.
  39. son birkaç senedir o ünlü yağmurlarını göremeyen şehir.
    1 ...
  40. 288.
  41. her mevsim limon ve portakal ağaçlarının meyvelerini görebileceğiniz turunç kenttir.
    1 ...
  42. 287.
  43. 286.
  44. 2 senede ancak bitirilen bildigimiz standart yer üstünde giden tramvayı metro zanneden yerel halka sahip küçük bir sehir.gerci oyle kucuk bir yere tramvay için o kadar para harcamak cok gereksiz.
    1 ...
  45. 285.
  46. asırı bir sekilde istanbul a özenen ve taklit etmeye calısan bir sehir.
    1 ...
  47. 284.
  48. 1970 li yıllarda istanbuldan gelen müteahhitlerin antalya yerel halkının hayvan otlatma alanlarına tonlarca para verip onları zengin ettiği ve o insanların paranın icadından yeni haberi olmus gibi ultra bir görgüsüzlükle evde yufka acıp o yufkanın içine bakkaldan para ile aldıgı bildigimiz somun ekmegi paramla aldım istediğimi yaparım diyerek yufka arasına somun ekmek sarıp yiyen insanları olan bir şehir.
    1 ...
© 2026 uludağ sözlük