Dün akşam geldim(konyanın yüksek kesimlerindeki bir köyünden) bugün dünya kaç bucakmış gördüm. Aradaki fark resmen 20 derece. Bir günde dünyam döndü. Dışarda sürekli kendimi ufacık havuzlara atasım geliyor. Haziran böyle olursa Temmuz Ağustos aylarını düşünemiyorum.
Edit: "burda yaşanmaz." düşüncemi destekleyen bir sıcak var.
Kokusunu havasını nasıl özlemişim şehri. Ohh mis yemin ederim. Memeleketimin canını yerim. Buralara hep deniz kum güneş fotoğrafları atıcam hadi yine iyisiniz sözlük.
son zamanlarda şantiye haline gelmiş olan, akdenizin güzide şehirlerinden biridir.
sürekli sökülen ve yeniden dökülen asfalt, altyapı çalışması adıyla köstebek yuvasına dönen ara sokakları, alt geçit ve üst geçit diye diye trafiğe kapatılan onca yol var.
öte yandan turizm konusunda rusya tarafından büyük darbe yiyeceği söylenirken expo gibi bir nimeti değerlendirememekte güzelim şehir. her tarafta expo 2016 antalya stickerları, tabelaları ve reklamları olmasına rağmen ne tür etkinlikler olduğuna dair kimsenin fikri yok. aylar öncesinden bilet almasına rağmen gitmeyen ben ve benim gibi kişilerle dolu ortalık. organizasyon değerlendirilmesi doğru düzgün yapılmıyor ve tanıtım oldukça başarısız.
Ayrıca kaş, kemer gibi tatil merkezlerinde bile oldukça düşük turist oranı var. Önüne geleni düdüklemeye çalışan esnaflar için üzülmüyorum açıkçası. Yerli turistlere çifte standart, düşük masraflı ürün, yemek içecek her neyse en az 2 3 katı fiyat çıkarıyorlardı artık rahata ermiştir bir tarafları.
Yinede her ne olursa olsun güzel Türkiyemin en güzel şehirlerindendir.
nemi ve dayanılmaz sıcağı yüzünden terkettiğim şehir. iklimi tansiyon, kalp, astım ve romatizma hastalıkları için her türlü riski barındırıyor. son yıllarda betonlaşma, kekolaşma, kontrolsüz göç dalgaları ve nihayet turizmin tamamen çökmesi ile eski tadı kalmamıştır.
Gelmeyin. Yanıyor şu an. Arabanın kliması bile fayda etmiyor, koltuk kıçımı pişirdi düşünün gerisini. 15 dakikadır klima açık hala terliyorum. izmir'in gözünü seveyim ben.
bu şehre giderken ısparta civarında o barajı geçersiniz, tüneller filan sonra dağlardan aşağı kıvrıla kıvrıla aşağı doğru kayarken deniz seviyesine yaklaşıldığında bir nokta vardır ki tam o noktada bir anda artık antalya'ya dahil olmuşsunuzdur, yemyeşil seralar filan ama o ne . yapış yapış nemli o sıcaklık vbir anda pofff diye yüzünüze vurur, direkt 10 derece yukarı zıplar. çok acayip bir şey.
kesinlikle yazın yaşayamayacağım bi şehir. en son 2 sene önce alanya ya yazlığa temmuz ayında gitmek hatasında bulunmuştum bi daha tövbe ettim. yazlığa yazın gidememek...
Memleketim. Hava son birkaç gündür o kadar yakıcı ve bunaltıcı oldu ki sokakta insanların yüzünde hep bir limon yemiş ifadesi var. Yazın çekilir çile değilsin Antalya.
Sıkı durun size soyu Osmanlı Yörüklerine dayanan bir Antalyalı olarak Antalyayi anlatıyorum bu şehri sadece turisti, denizi, turizmi ile anlatamazsınız. Dönerciler çarşısı ile size zorla döner yedirmeye çalışan abileri ile laraya neden lara değil de laraaa denildiği ile falezleri ile yat limanı ile sabaha kadar süren eğlenceleri ile yalım parkı ile düden parkı ile meyhaneleri ile ve daha nicesi ile bile zor anlatırsınız işte böyle bir şehirdir Antalya her türlü imkanı size sunar Türkiyede yaşanabilecek en iyi şehirdir.