edit: cahillik, bodrum'un muğla'nın ilçesi olduğunu bilmemek değil, 200 bin işçinin işten atılmasına sevinmek, turizmin ülkeye kazandırdığı dövizlerin kesilmesine sevinmek.
Antalya, Türkiye'nin bir ili ve en kalabalık beşinci şehri. 2015 sonu itibarıyla 2 milyon 288 bin 456 kişilik nüfusa sahiptir. Nüfusun 1.156.076'sı erkek, 1.132.380'i kadındır. Tamamı Akdeniz Bölgesi'nin batısında yer alır ve Antalya Körfezi'yle Batı Torosların arasında kurulmuştur. Yüzölçümü bakımından Türkiye'nin altıncı büyük ilidir. Güneyinde Akdeniz, batısında Muğla, kuzeyinde Burdur ve Isparta, kuzeydoğusunda Konya, doğusunda ise Karaman ve Mersin illeri vardır.
Antalya şehri, 1980 yılından sonra uygun iklim koşulları ve turizm etkinlikleri nedeniyle hızla gelişmiş ve buna paralel olarak il de günümüzde Türkiye'nin en kalabalık beşinci ili olmuştur. Antalya'da ekonomik hayat büyük oranda ticaret, tarım ve turizme dayalıdır.
Antalya ilinin kapsadığı bölge tarih öncesinden günümüze dek pek çok medeniyeti barındırmıştır ve Türkiye'de en çok antik kent bulunan ildir. Sırasıyla Likyalılar, Lidyalılar, Pamfilyalılar, Bergamalılar, Romalılar, Bizanslılar, Selçuklular, Osmanlılar ve son olarak da Türkiye Cumhuriyeti hakimiyetinde bulunan Antalya bu medeniyetlerin hiçbirine başkentlik yapmamıştır.
ilin tamamı Akdeniz Bölgesi'nin Antalya Bölümü'nde yer alır ve Akdeniz ikliminin etki sahasındadır. Yerleşim yerleri haricindeki il topraklarının büyük kısmı tahıl tarlalarıyla kaplı platolardan oluşur.
gidildiğinde kendinizi başka bir ülkedeymiş gibi hissettiren, rusların ve almanların gözdesi; portakallarıyla, çiçekli sokaklarıyla, kaleiçinin tatlı yokuş yollarıyla, sıcak ve hoşsohbet insanların yaşadığı, insana ben neden burada yaşayamıyorum dedirten güzel şehir...
en güzel zamanları yaklaşan şehir.
kendisinden uzak kalmanın zaman zaman bu kadar zor geleceğini tahmin etmezdim.
en azından kendisini biraz özletince daha güzel geliyo her şeyi.
hafif güneşin alnında konyaaltı sahilinde iki öğlen birası çakmak üzere. öpüldün.
Kaş ilçesinden yasa dışı yollardan Yunanistan'ın Meis Adası'na geçmeye çalışan 40 sığınmacının içinde bulunduğu tekne alabora olumuş ve 2 çocuğun cesedi bulunmuştur.
şu şehrin bahar ayını ondan sonra sevemedim.
ilk günlerimizi hatırlatıyor bana, içim acıyor.
bahar gelince insanlar gezip dolaşırken ben evden çıkmak istemiyorum.
özlemiyorum,yaşattığı acıları unutmuyorum ama yine de içim acıyor işte.
şehirin merkez ilçelerinden muratpaşa'nın da pek avrupa kalitesinde bir yer olduğu söylenemez, tabii nispeten konyaaltı'yla sınır olan muhitleri daha düzgündür.
kepez zaten ortadoğu lan.
Sanırım şu sıralar en güzel zamanları. Güneş ısıtıyor ama yakmıyor. Havada hafif bir esinti. Kuşlar cıvıldıyor. Sokaklar deniz kokuyor. Güneşi fırsat bilip dışarı çıkan ailelerin çocukları koşuşturuyor ortalarda.
Tam bir bahar tablosu yani. Keşke birde ben sevebilsem.