Akdenizin incisi olarak bilinen şehir. Ancak bu aralar cok acaip şeyler olmaktadır bu şehirde. Ulaşım cok değişik bir sisteme sokulmuş bir ilçeden başka bir ilçeye gitmek hem zorlaşmış hem de çok pahalı bir hale gelmiştir. Şöyle ki ulaşımı oldukça rahatlatan aktarma sistemi kaldırılarak en kısa yoldan gidecek olduğumuz yere gitme imkani elimizden alinmış neredeyse şehrin tamamını dolaşan hatlar ortaya çıkmış böyle olunca da balık istifi gibi görüntüler ortaya çıkmıştır. Ayrıca bazı hatlarda 6 dakika olan kalkış süresi 15 dakikaya çıkartılarak otobüslerin aşırı kalabalık ve sıkışık gitmesine yol açmıştır. Her şeye rağmen şuan için yapımı devam eden yeni kavşaklar araç trafiğini rahatlatacak gibi gözükmektedir. Tez zamanda bitmesi dileğiyle.
trafiği son birkaç yılda yoğunlaşsa da hala çekilmez dereceye ulaşmadı.
dün arabamı havaalanının karşısındaki servise bıraktım. saat 18:00, tam iş çıkışı. yola çıktım hemen acbilmemkaç numaralı belediye otobüsü geldi. bindim, oturacak yer bile buldum. trafik gayet yoğundu ama 40 dakikaya falan üniversitenin doğu kapısına geldik.
orada inip üniversiteye doğru yürüdüm, tam o sırada başka bir otobüs kampüse girdi ve kimlik kontrolü için güvenliğin orda durdu. hemen atladım otobüse.
hukuk fakültesinde inip edebiyat yolunun girişinde otostop çektim. el attığım ikinci araba durdu. iki genç edebiyat fakültesindeki derslerine gidiyorlarmış.
edebiyatın orda indim, artık eve yürünür diye düşünüyordum. tam o sırada üniversitenin kendi servisi geldi.
ona da binip batı kapısında indim. sonra da eve kalan 1 km'yi yürüdüm.
1 saat içinde evdeyim. gerçi gayet şanslıymışım şimdi düşününce. yoksa aynı yol 2 saat de sürebilirdi.
yaşadığım, manyak sevdiğim, kışını ve ilk baharını tercih ettiğim, denizini yağmur yağarken sevdiğim, seneler geçtikçe içine zçılan, betonlaşan, çehresi bozulan şehir. şerefsizim koca istanbul'da buradaki kadar sahafın toplandığı adam gibi bir yer bulamadım. beyazıt filan dahil.