fırtınalı havalarda falezlerdeki banklardan birine oturup kemer'e düşen yıldırımları izleyebileceğiniz ve bu görsellik karşısında büyük keyif alabileceğiniz şehirdir.
kurban bayramlarının vazgeçilmezi olan yağmurdur. bayramın 3. veya 4. günü Antalya'da mutlaka yağmur yağar. sokaklardaki, bahçelerdeki kan ve hayvan pislikleri toprağa karışır. ilahi düzen.
gitmek istediğim şehirlerin başında gelmekte. 07 plaka kodlu, yazları sıcak, kışları ılık ve yağışlı, özellikle yazın aşırı turist çeken turizm cenneti hoş bir kentimiz.
Yarın ilçesinden hareket etmek üzere yola çıkacağım,hazirandan bu yana da özlediğim şehir.
Zirve falan yapın ,hazır ben de orada iken antalyalı yazar arkadaşlar koşarak gelirim.
bekarız yanıyoruz! sloganıyla şu sıralar hava mart ayından sıcakken kaleiçinde eğlenen yirmilerin ilk yarısındaki grupların koşuşturduğu memleketim, küçük ve sıcak olduğu için seviyorum lan ben burayı, kim bilir uslu bir çocuk olmazsanız belki bir gün sizde beni buralarda görebilirsiniz.
zamanında iphone 4 aldım telefon kilitliydi yani sim card calısmıyordu. bi adam vardı tamer pehlivan diye. adam bu işlerin uzmanı. parayı veriyorsun 10 gün içinde telefonlar açılıyormuş. neyse güç bela para topladım 250 tl verdim. adamın donanım haberde falan referansları dağ gibi. dolandırmaz ! neyse tam biz parayı verdik apple bizim telefonları özgürleştirdi. yani o adama ihtiyaç kalmadan biz cihazları kullanmaya başladık ! adam da paraları vermedi kaçtı kayboldu. 250 tl gitti..
16 ay sonra..
sözlüğün 'alıyorum-satıyorum ilan' bölümüne 'macbook air almak istiyorum' diye ilan açtım. bi yazar bana 'al kardeşim bu numarayı ara, bu kişi benim kardeşim konuş benim pc onda sana satar' dedi. aradım, ben o yazarın kardeşiyim kendisi yurt dışında bana bıraktı pc yi satarım sana' dedi. adamı araştırdım 41 yaşında biri. sesi de bunu destekliyor. kendine ait twitter facebook u da var. olay tamam.. 250 lira para yolla ki ciddiyetini göreyim kargoyu yollarım eline gelince de geri kalanı yollarsın dedi olur dedim. parayı yollamazsam zaten adresim elinde diye bi şekilde beni bulurdu o yüzden oluru verdim. 250 yi yolladım adam tamı tamına 2 ay beni oyaladı be ! en sonunda da 'al para da senin olsun istemiyorum pc ni, ben 20 yaşındayım sen 40, utanır insan az. ben istemey utanıyorum şu parayı' dedim yol verdim..
şimdi gelelim asıl meseleye. bu 250 250 dolandıran 2 kişi de antalyalı. ulan ne iş anlamadım bana mı denk geliyor bunlar ? şu sıralar o 500 tl gelse var ya.. su gibi ekmek gibi ihtiyacım var bu paraya be sözlük..
not: artık akıllandım çocuk değilim babama da güvenmem ama biri 36 diğeri 41 yaşında adamların 250 lira için çocuğu yaşındaki kişileri dolandırmalarına ihtimal bile vermiyordum be..
edit: bu söylediğimden antalya'nın çirkin bir şehir olduğu anlamı çıkmaz. bu şehrin doğal ve tarihi güzellikleri tartışma dışıdır. tanımda kast edilen belediyecilik hizmetlerinin yetersizliği ve halkın kentlilik bilincine sahip olmamasıdır. ek olarak bu şehir bazılarının sandığı gibi chp'nin kalesi de değildir.