bugün karşı apartmandaki kadının kendini balkona asarak intihar etmesiyle karşılaşmış ve benim yaşlarımda bir kızı olduğunu bildiğim birisi olduğu için inanılmaz etkilendim.
annesizliği tadan insanlar bu entrylerdeki ifadelerin ne kadar boş olduğunun farkında. farkında olmayanlar da annesi hayatta olanlar. annesi hayatta olanlar da annesiniyle arasındaki hayatı erteleyenler. farkında değiller ta ki annelerinin toprağının kokusunu içine çekene kadar. o zaman kocaman pişmanlıklar, ertelenmişlikler yüreğinize oturacak. siz de şimdi bu entryi okuyup annenizin boynuna sarılmayacaksınız elbette, çünkü o an, o güne daha çok varmış gibi hissediyorsunuz. dilerim öyle olur. herkesin annesi yanında olsun.
gurbetteyken daha zor olan bir durum. kolay kolay atlatamaz insan yaşadığı yıkıntıyı.
üniversite 3. sınıftayken akşam 9 civarı dedem aradı. amcan ankara'ya geliyor 3 saat sonra seni alacak dedi. sebebini sorduğumda annemimin rahatsızlandığını ( pankreas kanseriydi ama atlatmıştı) söyledi.
içime öyle bir kurt düştü ki 3 saat boyunca kardeşlerimi yakınlarımı aradım telefonu açan olmadı. babamı aradım ağlıyordu.
-oğlum anneni kaybettik.
anlatılmaz ki bu duygu. ilk aklıma gelen annemle son vedalaşma anımızdı. üniversiteden bayram tatili için eve döndüğüme yüzlerine bile bkmıyordum. bilgisayarın başında tatilimi geçiriyordum. eve gidince sarılabileceğim bir annem yoktu artık.
amcam geldiğinde ağadığımı görünce anlamıştı anemin ölüm haberini öğrendiğimi.
takdiri ilahi oğlum dedi ve 10 dakika içerisinde istanbul'a yola çıktık.
öyle bir yol geçti ki benim için. annemle geçen 21 senelik ömrümün tahsilini yapmıştım.
o günler hep geçmişte kalmıştı ama. artık annem yoktu.
eve gelir gelmez kendimi koy verdim. kalabalıktı ve ağlamasını sevmeyen bir insandım ama öyle bir ağlama ki bu kedimi durduramıyordum. annem evde değildi. morga kaldırmışlardı.
annemi son kez görmek için hastahane morguna gittik. son kez öptüm annemi orada. ah be annem bilememişim senin kıymetini.
bugün 23 kasım 2013 . annemim ölümünün üzerinden 7 sene geçti. hala saklıyorum elbiselerini ve hala sen kokuyorsun annem.
babası elim bir trafik kazasında geberip, kamyon altında pert olmuş leşini gazete kagıdına sarılmış gördükten sonra ufku genislemis, hayata mor salkımlı menekselerin arasından bakarken, o da ne? anne tren altında kalmıştır. yaslı kadının parcalanmıs cesedini 12 belediye isçisi zor toplamış, yayılan taze insan eti ve kanı kokusundan mideleri kalkmış, 3 gün yemek yiyememislerdir.
hiçbirşeye ağlamayan üzülmeyen ben, katı bir adam olan ben, buna hüngür hüngür ağlarım hiç ne derler diye düşünmeden.
o benim hayatta en değerli şeyim, annem. herzaman iyiliğimi düşünen gece işe geldiğimde yemek hazırlamadan uyumayan annem, dünyanın tek ard niyet düşünmeyen varlığı, sen hiç eksik olma, çok seviyorum seni, her gün sabah seni öperek işe gitmemin sebebide çok sevdiğimden kaybetmekten korktuğumdan, annem gitme sen.
Benimde hayatta cok korkdugum seylerden biri. Seni buyutmus, beslemis, cileni cekmis insanin olmus olmasi kotu koyar. Senin sıkı sıkı baglandigin tek kisinin yok olmasi. Allah kimseye boyle bir aci yasatmasin.
babası elim bir trafik kazasında geberip, kamyon altında pert olmuş leşini gazete kagıdına sarılmış gördükten sonra ufku genislemis, hayata mor salkımlı menekselerin arasından bakarken, o da ne? anne tren altında kalmıştır. yanındaki gedenin suratına sıçtıktan sonra facebookta durum güncellemesini ayazda it gibi titreyen işçi kardeşleriyle paylaşan karkacı, gelen lanetin kerkenezden olduğunu anlamış, "efendim, buyrun efendim" diyerek oynadığı telefonun ahizezini götüne sokup rahatlamıştır. yaslı kadının parcalanmıs cesedini 12 belediye isçisi zor toplamış, yayılan taze insan eti ve kanı kokusundan mideleri kalkmış, 3 gün yemek yiyememislerdir.
babanın ölmesi gibi birşey değildir.neticede bir gerçeğin yerini bulmasıdır.üç beş ay sonra herkes kendi hayatına hiçbir şey olmamış gibi devam edicek ama yine de kötüdür.bazen çocuklarına şiirler yazdırır.
- sen kız arkadaşın tarafından terkedilip, patronundan azar işittiğinde olgunlaştığını düşünürsün. günlerce kendine gelemezsin. paran bitince ümidini kaybedersin. ne kadar yalnızım gibi cümleler kullanıp kaybedenler kulübü modunu açarsın. hayatın iş,araba,ev, statü üzerine inşa edilmiş. senin ilahın aşk olmuş. sebebin olan şeylere bak lan.
+ee yani ne olabilir sebebim?
-yanisi sebebini sikeyim. dinle:
sıradan bir gün, sıradan bir vakitte eve gelirsin. üstündekileri atarsın. çoraplarını çıkartırsın. bir çay koyayım dersin. çay suyunu doldururken, günün yorgunluğuyla başın öne eğilir ve ayaklarına bakarsın. ayakların çıplaktır. yerlerse fayans. o sırada bir ses "oğlum ayağına terlik giy." çok basit demi. herkesin annesi der oğluna kızına. sen işte bu sesin eksikliğiyle olduğun yerde ağlamaya başlarsın. oyuncağını kaybetmiş çocuk gibi.