yokluğunu,varlığını ondan uzak düşünce daha iyi anladım..bir bağ vardı beni ona bağlayan görünmeyen...belki kesilmişti göbek bağım ama yinede görünmez bir şekilde bağlıydım ona...canım sıkılınca,güzel bişey olunca ,kötü bi şey olunca bi hevesle telefona sarıldığım we aradığım kişi..aynı zamanda ilişkimde en çok yalan söylemek zorunda olduğum kutsal insan..mezuniyetimde (sahtede olsa)sarılarak bana ağlayan ,beni ne kadar çok sevdiğini anladığım ,asla kopamayacağım kişi...
müjde anne müjde
bir unutanın oldu
artık rüyalarıma girmez oldu yüzün
seni her özlediğimde
dört bir yanımı kapladı
sensizlik sessizlik
ve bir o kadar da hüznün
ben unuttum anne unuttum seni
duyamaz oldum
rüzgarın kemanını her tıngırdetişinde
bana geceleri masal anlatan
şiir okuyan sesini
anne sen gideli hatırlamıyorum
kabussuz ve üşümediğim bir gece
unuttum
yüzünü
sesini
ve beni bastığın bağrını soğuk gecelerde
unuttum belki
ama ben bir şeyi unutmadım
unutamadım anne
seni sevmeyi
sen benden çok uzaklarda olsan bile
ben şimdi sana geliyorum
bütün unutmaların
ve unutamamaların acılarını
çürüterek yüreğimde
on yıl kilometre öteye
bekle beni geliyorum
geliyorum anne
sen beni sonbaharda bıraktın anne
sen yokken hiç ağladım ben
kitap okudum
şiir yazdım
ve sensizliğe inat
geceleri uyumadım
anne inan bana
ben seni kokladım
her gül bahçelerinin önünden geçtiğimde
yıldızlara baktığımda
mehtabı ve denizi her seyredişimde
sevdiğim kızları değil
anne
ben seni düşündüm sadece
anne söyle bana
ben doğarken hiç ağladım mı
anne ağlar mıydım hiç uzun uzun
tahta beşiğimde
şimdiler özlediğim
o ılık gecelerde
belli ki ağlamazdım
ben gülerek doğdum anne
ben sana geliyorum
ve bak ben şimdi ağlıyorum işte
anne ben sana geliyorum
kahvaltısız sabahlarım
okuduğum kitaplarım
sensizliğe inat yazdığım şiirlerim
boyasız ayakkabılarım
on sekiz yaşım
sensiz ve soğuk gecelerde
akıtamadığım göz yaşlarımla birlikte
ben
sana geliyorum anne
sen gittin ve giderken benden
çok şeyi götürdün anne
sen gideli hiç bahar gelmedi
sen gideli kartopu oynamadım
yazın sıcaklığı ısıtmadı
senin sıcaklığın kadar beni
sen beni
sonbaharda bıraktın anne
ve ben
hala seni arıyorum
önce yeşeren sonra solan
ve ardından çürümeye yüz tutan
tutturan
seni ve çocukluğumu kaybettiğim
her sonbaharda
yeryüzünü bir pösteki gibi kaplayan
yapraklar arasında
anne ben sana geliyorum
senin beni bırakıp gittiğin
o puslu havada
ve yine
o kahrolası
mahpusluk sonbaharda
anne ben sana geliyorum
ben
..sana
...geliyorum
....ANNE
Kan ter içinde gece
Kan ter içinde her yanım
Her yanım bu gece vurgun içinde
Kurşun yemişim, sürgün yemişim
Bu sana ilk gelişim
Vur emriyle düşmüşüm kapına
Düşmüşüm kucağına, bu yara sıcak ana
Yok elimde bir demet menekşe
Yok elimde sevdiğin gül şekeri
Yok işte sana bir şey
Bilmem ki ne demeli
Bir tek ağır yaralı özlemim
Ve birtek gözlerine sürdüğün gözlerim
Anne benim, aç kapıyı
Oğulcuğun, küçük tavşanın, körolmayasıcağın
Ölmeyesin, bitmeyesin
Yürekyarısı gitmeyesin dediğin
Anne benim, aç kapıyı
işte geldim, işte bu sana ilk gelişim
Hep senin için gökyüzünde bir evimiz olsun isterdim
Hep senin için bulutları isterdim
Ellerimi açtırıp dua ettirirken
O küçük evimizde sokulurken göğsüne her gece
Hani her gece sorduğumda
Anne babam nerde
Nerde kuşların dilinden anlayan adam
Ve menekşelerle konuşan adam
Nerde anne
Ve sen bastırıp bağrının kızılca kıyametine acını
Gelecek oğul, sen uyu şimdi
Baban gelecek bir yağmur gibi yağmurla
Rahmete boğacak yoksulluğumuzu derken
Ben uyur, düşümde
Senin için bir ev görürdüm gökyüzünde
Sen, babam, ben ve melekler
Ve melekler anne
Anne melekler
Önce babam sonra onlar terkettiler gecelerimizi
Ben de çekip gittiğimde
Yani oğulcuğun yani yürek yarın
içinden geçen şarkın gittiğinde
Sen nasıl yaşadın anne
Kan ter içinde gece
Kan ter içinde her yanım
Her yanım bu gece vurgun içinde
Kurşun yemişim, sürgün yemişim
Bu sana ilk gelişim
Vur emriyle düşmüşüm kapına
Düşmüşüm kucağına, bu yara sıcak ana
Vakit yok artık
istersen kalayım böylece
Ama bir kere öpseydim elinden
Ama bir kere sürseydim gözlerimi gözlerine yeniden
Yok elimde bir demet menekşe
Yok elimde sevdiğin gül şekeri
Yok işte sana bir şey
Bilmem ki ne demeli
Bir tek ağır yaralı özlemim
Ve birtek gözlerine sürdüğün gözlerim
Anne benim, aç kapıyı
Oğulcuğun, küçük tavşanın, körolmayasıcağın
Ölmeyesin, bitmeyesin
Yürekyarısı gitmeyesin dediğin
Anne benim, aç kapıyı
işte geldim, işte bu sana son gelişim
Üzülme, kapanıyor diye gözlerim
işte gidiyorum vakit doldu
işte kapanıyor gözlerim kapının önünde
Öğrettiğin gibi ellerimi kaldırıp gökyüzüne
Ve eğip başımı önüme dua ediyorum
Üzülme anne, vakit doldu
işte şimdi bir oğlun oldu
Bir oğlun oldu anne
başımda iki saattir "kapat artık bilgisayarı iki laf edelim. hem bilgisayar birazdan alev alacak dinlensin biraz" diyerek beni uyaran, karşılığında, "tamam anne kapatıcam" cevabını alan, fakat yine de bana serzenişte bulunmaktan vazgeçmeyen sabırsız varlık.
kaybı telafi edilemeyecek tek insan.tartışabilir,kavga edebilirsiniz.ama yine de birşeyi bilirsiniz.o yaşadığı her an size destek olacaktır.hem de karşılık beklemeden.
herşeyinizi hiç hesapsız paylaştığınız,sizin için hiçbir fedakarlıktan kaçınmıycak,uzaktayken deli gibi özlediğiniz,yakınındayken de doyamadığınız hayatınızın en önemli kişisi.
yerini hiçbir şeyin, hiçkimsenin, hiçbir zaman dolduramayacağı tek insan. bazen beni gerçekten anlayan ve dünya üzerinde beni gerçekten seven tek insan... hep yanında yaşamak istediğim, olmazsa olmazım...
dizine yattığımda saçlarımı okşamasına hasta olduğum güzellik.. ayna karşısında "ben senden daha güzelim.. bir bana bak, bir de kendine... çirkin ördeğim benim... " demesine, nadiren girdiğim ağlama krizlerinde beni sakinleştirmesine, her sorunuma bir çözüm bulmasına, keyifsiz olduğumda beni güldürmek için yaptığı komikliklere, yaptığı birbirinden muhteşem yemeklere hayran olduğum, benimkilerden daha güzel diye saçlarını ve tırnaklarını hafiften kıskandığım insan... annem!
illa bir insanın gölgesinde kalmam gerekse, hani gölgesinde kalmazsan dünya tersine dönecek dense, bu insan elbette o olurdu.
kelimelerin yetersiz kaldığı değerde biri ne hata yapsak onları düzeltmeye çalışan tek kişi..ne kadar çok sevsek de o kadar az kalıcak ve biz bunu hep aşmaya çalışıcaz..