kac zamandir yuzum tra$li, gozlerim $afak bekledim. uzarken ellerim, kulagim kiri$te. ölümü ozledim anne, ya$amak isterken delice.. ah, verebilseydim ke$ke.. yuregi avucunda ko$an her bir anneye, tepeden tirnaga ogula ve kiza kesmi$ bir ulkeye armagan.. du$lerimle sinirsiz, diretmi$ligimle genc, $a$kinligimla cocuk devrederken sirda$ima usulca aciliverdi yanagimda tomurcuk.. pir sultani du$un anne, $eyh bedrettin'i, bortlucegi.. insanlari du$un anne, du$unki yuregin sallansin, du$unki o an gune$li, guzel gunlere inanan mutlu bir yusufcuk havalansin..
yani benim guzel annem, ala$afaginda ulkemin, yildiz ucurmak varken oturup yildizlar icinde kendi buruk kanimi ictim.. ne garip duygu $u ölmek ! optugum kizlar geliyor aklima.. bir aciklamasi vardir elbet giderken daragacina.. geride masa ustunde boynu bukuk kaldi kagit kalem.. bagi$la beni guzel annem.. ogul tadinda bir mektup yazamadim diye kizma bana.. elleri degsin istemedim, gozleri degsin istemedim.. aglayip koklayacaktim, belki bir omur ta$iyacaktim koynumda. ya$amak agrisi asildi boynuma.. oysa, turku tadinda ya$amak isterdim !
kisacasi guzel annem, bir cicegi du$unurken urpermek yok.. gulmek, umut etmek, ozlemek.. ya da mektup beklemek gozleri yatirip iraklara.. olmek ne garip $ey anne..
baba olamicagim ornegin.. toprak olmak ne garip $ey anne !
şaka gibi kadınlar.
-ben dışarı çıkıyorum.
-çıkma hastasın..
-çok sıkıldım, bi hava alayım.
-merdivenleri sil açılırsın..
-höö?!
yarım saat arayla yemek yedirmeye çalışan, önceki hayatında acaba eczacı-doktor filan mıydı acaba diye düşündüren, uykunuzu bölüp, burnunuza ballı süt dayayan, ultra alıngan*, tehlikeli dişiler.
anne aşktır. anne sevgidir, sevgilidir. anne bitanedir. anne cennettir. anne çocuğu için canını ble verebilcek kişidir. anne dert ortağıdır, anne sevgi kaynağıdır. bazı kişiler tarafından bu kutsal kişinin değeri bilinmese bile, anne herşeydir.
bu kişilerin milli maçları seyretmeyip diğer televizyonda dizi izleyenleri vardır.bunları kulaklarından tutup zorla maç seyrettirilmelidir.
(bkz: kadina uygulanan siddete destek verenler)
ismini vermek istemediğim * bir süt reklamında bence çok güzel tanımlanmış kişidir.
annem beni taklit ediyor diye başlayan reklam hani. *
ben koşuyorum annem de koşuyor.
ben gülüyorum annem de gülüyor.
ben ağlıyorum annem de ağlıyor.
üzülmesin diye öpüyorum.
o da beni öpüyor.
öpmek taklit etmek değil ama!
Ağlıyorum bu gece,
Ne kalan az ömrüme,
Ne de halsiz bedenime,
Sadece anneme,
Çektirdiklerim için,
Sessizce
acıma ortak olduğu için,
Acıyorum ve ağlıyorum.
Ağlıyorum bu gece,
Ne ölen bir yakınıma,
ne de dökülen saçlarıma,
Sadece anneme,
cennetlere layıkken,
cehennem içinde yaşamasına,
ağlıyorum.
Ağlıyorum bu gece,
Kendime değil,
Ölümden korktuğumdan değil,
sadece anneme,
evlat acısı yaşatırımda,
onu üzerim diye,
son kalan enerjimide harcayıp,
hıçkıra hıçkıra,
ağlıyorum.
Ağlıyordum dün gece,
şimdi annem ağlıyor,
başımdaysa iki melek,
onun hakkını nasıl ödersin,
ödeyemezsin ki diyor.
Bense yine,
ağlıyorum.
vazgeçilmeyecek olandır. duaları her daim arkanızdan gelecek olan.
şimdi ne kadar zorsa seni yazmak
sen sana olan hasretimi düşün
ne kadar zorsa seni anlatmak
sen seni düşündğüm her anı düşün.
yıldızlar yakın sen uzaksın
belki bana da yasak
bana can olansın.
dur anne dur koyma tabağındakileri tabağıma
sen ye , sen büyü
dur anne ne olur dur
senin iki çocuğun daha var
benim başka annem yok ki.
dur anne dur sen kızma
üzülme
yalvarıyorum allah a
annemde önce öleyim diye
anne bak yine düşünmüyorum seni
ne olur kızma bana
senin iki çocuğun daha var
benim başka annem yok ki.
gözünden çıkan x ışınları olmasada, duvarları delip geçemesede* süperkahraman tanımına birebir uyan güçlü, sevgi dolu gözümüzde dünyayı kurtaracak güce sahip varlıklardır.**
hesapsızca sevebilen, sorumluluk sahibi, her daim çocuğunun sıkıntısını hissedebilen,
kaç yaşına gelmiş olursa olsun çocuğunun aç olup olmadığından endişe edebilen,
sınav kapılarında bekleyen, yeniden öğrenci olan ve hatta asker olabilen,
hayatı çocuğuyla birlikte yeniden yaşayan ve öğrenen ,
uykusuz gecelere rağmen her zaman güçlü ve cesur, sadece kendini düşünmekten bir ömür boyu vazgeçebilen,
ayaklarının altı cennet olan ve asla hakları ödenmeyecek kişilerdir.
bugun dogumgunundur. sabahin 11 den gecenin 3 une kadar essekler gibi calistigin bi gunun sabahinda dogumgunune kabuslarla uyanirsin. hic yapmadigin bi sekilde msnin basina gozlerin nerdeyse kapali sicrarsin. acip bakarsin ki annenden mesajlar gelmistir..
arada okyanuslar vardir annenle. cok ama cok uzaklardadir. son yedi aydir gidigindan opememis gozlerinin icine bakarak sohbet edememissindir... ve harbiden cok ozlemissindir onu..
" su an sancilarini cekiyorum bebegim, henuz dogmadin"
gozlerin doluverir. annenin kollarindaki minicik bebege istinaden koca bir kiz oldugunu ve tum yasadiklarini dusunursun. hayatin gozlerinin onunden film seridi gibi geciverir..asklarin, mutluluklarin, acilarin...
gozlerin dopdolu olmasina ragmen bir yandan da dudaginin bir kenari gulumseyiverir ekrana...
hicbir dogumgunu tebriginin seni doguran canin annen kadar icten ve anlamli olamayacagini iste o gun fark edersin...
ve cok ama cok korkarsin onu bir daha goremeyecek olma dusuncesinden..kendine soz verirsin, simdilik uzak bi ihtimal gibi gorunsede, en kisa zamanda onun yanina gideceginden.. doya doya sarilacagindan..