kesin kez herkesin mutlaka duymuş olduğu söz yemezsen o yemeği arkandan ağlar sözüdür. ** yemediğim yemeğe dönüp bakmışımdır ağlayıp ağlamdığına. çok içerliyimdir. hep ağlayacak diye boyna yedim durdum. ***
-biz babanla çok mutluyuz yavrucum..
+hadi ordan daha üç gün önce seni anlamıyorsam seni anlayana git diye surat yapıyordun anacım!!
-olur bazen öyle
+külahıma anlat sen, ben sonra ondan dinlerim '!^++%!'^+!%
nickolai: anne ilk haftaligimi aldim.
anne: aferin ver simdi sen onu bana bakim.
nickolai: ama niye ya, yicem ben bunu.
anne: sen simdi ver onu ben sana sonra daha fazlasini veririm.
nickolai: oyle mi!!!...
-bir gün herşeyi bırıkıp terkedicem bu evi...ne haliniz varsa görün...bıktım artık..kaldıramıyorum...arasanız da bulamıcaksınız beni..o zaman eyvah edersiniz..
ve aslında saat daha 8 bile değil...işin kötü tarafı ben annemin o an yalan söylüyor olduğunu bilmeme rağmen emin olamayıp saate bakıyorum. çok mu inandırıcı söylüyor ne? anlamıyorum ki.
hep iyiyim der. en kötü anında bile iyiyim... "iyi değilsin işte anne, görmek istemiyorum ama görüyorum" demek istersiniz. gerçeği kendisine itiraf edemediğini idrak eder, susarsınız.
anneler yalan söylerken bile hep evladını düşünür.
ben: ya su sawyer cok yakısıklı adam yaa..
annem: kim bu sovyır?
ben: josh holloway diye bir adam gel resimlerini gostereyim.(netten resimler gosterilir)
annem: bu mu yakısıklı?? benim oglum daha yakısıklı.
ben: ya anne bi git allah allah yaaa...
anne kek yaparken tencerenin dibini yemek isteyen çocuğa;
bunlar misafirlere. ben sana sonra özel yapacağım. demesi.
bir de baba yalanları vardır ki insanı derinden etkiler.
yıllarca prensesim der ve tam prenses moduna girilmişken kardeş doğar ve ona da prensesim deyince insan yıkılır. hani ben prensesdim diye ağlar. işte o zaman baba yalanı anlaşılır. aslında prenses olmadığın farkedilir ve çocuklara yalan söylenmemesi gerektiği tecrübeyle öğrenilir.