kesinlikle belli kriterler çerçevesinde devlet tarafından kontrol edilmesi gereken haktır.üreme yeteneğinizin olması ve bir tane de karşı cinsle ilişki halinde olmanız çocuk sahibi olabileceğiniz anlamına gelmemeli.
toplum dediğimiz şey bireylerden meydana gelir ve bireylerin karakterleri ve zeka gelişimi önemli ölçüde 0-7 yaş arasında şekillendiğini göz önüne alırsak bu dönem de çocuğun gelişiminde ki en büyük etken ailedir.
bu yüzden aile ve çocuk toplumsal bir konudur çünkü toplumun temelini oluşturur.
peki neden devlet kontrolü olmalıdır ve bu nasıl uygulanmalıdır?
bugün psikolojik ve fiziksel olarak kendi hayatını bile idare edemeyecek bireyler üzerinde hiç bir uygulama yoktur.bir şizofren,bir psikopat ya da klinik sorunları olan bir tecavüzcü hiçbir denetim mekanizmasına tabii tutulmadan çocuk sahibi olabiliyor.sonuçlarına geldiğimiz de karşımıza aile içi şiddet, aile içi cinsel istismar ve cinayetlerle karşı karşıya kalıyoruz.türkiye de her üç kız çocuğundan biri aile içi ya da dışı cinsel istismara maruz kalıyor bu oranın erkek çocuklarında oranı 10da 1. günde 39 kadın şiddet görüyor ve konumuz olan aile de ise 4 kişiden biri aile içi şiddet görüyor aslında uygulanıyor.
şöyle yani ; ortalama türk ailesini 4 kişi olarak kabul edersek tek bireye uygulanmış olsa da şiddet eylemi tüm aileye yansıyor.böyle bir toplumun nasıl mutlu olabileceğini ve müdaheleye gerek olup olmadığını çocuktan tamamen anne ve babası sorumludur diyen kişilere sormak isterim.
tek konumuz bu değil elbette ekonomi gibi dev bir sorun karşımızda duruyor.ekonomik durumu kötü olduğu halde çocuk sayısında hiç kısıtlama yoktur ülkemizde.sonuç mu 1 milyonun üzerinde çocuk işçi sayısı.bu çocukların büyük çoğunluğu doğal olarak okulda başarı gösteremiyor ve en önemlisi bu çocuklardan hiçbiri aslında hiçbir zaman çocuk olamıyor.
ülkenin büyük bir kısmının çocuk nedir nasıl gelişir nasıl mutlu olur en ufak bir fikri yok.sokaklarda çocuklarıyla dilenen babalar var görmüşsünüzdür çocuğunu da yanında gezdiriyor acındırmak için.baba modeli çocuk için ne kadar kritik bir mesele olduğunu hepimiz biliyoruz.o çocuk şimdi farkında değil belki ama ilerde baba deyince aklında beliren insanlara yalvaran ve el açan bir yüz olacak her zaman.kundakta ki bebeğiyle dilenen genç kadınları da görüyoruz hepimiz.ulan orospu karı madem dilenecektin niye yaptın o çocuğu ne hale gelecek hiç düşünmedin mi ?
örnekleri de düşünceyi destekleyen kaynakları da saymakla bitiremeyiz hayatın her anında karşımıza çıkacaktır zaten.bugün mutlak yapılması gereken şey bir kontrol mekanizması uygulamak.
uygulama yöntemleri tartışılabilir birçok yol bulabiliriz çünkü. evlenen çiftlere ve hamile bayanlara daha geniş ve sonuca varan sağlık taramaları yapılmalıdır.öte yandan asgari ücretle çalışan bir adam iki tane çocuğa bile bakacak güçte değilken dört beş tane çocuk sayısına ulaşılmadan dur denebilmeli.evli çiftlere halk merkezlerinde konunun uzmanları tarafından zorunlu eğitimler gösterilebilir ve anne baba olabilecek bilgiye ulaşmıştır belgesi verilebilir.çocuk sağlığının sürekliliği de en az bunlar kadar önemlidir.aile psikoloğu kavramı çocuğun yılın belli dönemlerinde travmatik olayların etkilerini en aza indirecek desteklerle,anne ve babanın bilgilendirilmesiyle son olarak çocuğun yaşamını ve ruh sağlığını temelden sarsacak(aile içi cinsel istismar gibi) olaylar sonucunda gerekli gördüğü takdir de çocuğun anne ve babadan alınmasını sağlayabilir.uygulama da yaptırımlar olursa katılmama ve karşı gelme gibi durumlarda ortaya çıkmaz.öne sürülen kurslara katılmak mı istemiyorlar sağlık sigortasının iptalini başlat çok ağır kaçarsa para cezası kes bak nasıl geliyor. bunları yaparken de insanların iş yerinden izin almalarını ve bu izinlerin ücretli olmasını sağla ki kimse mağdur olmasın.
kesinlikle devlet garantisi ve güvencesine alınması gereken haktır. ailenin çocuk bakımı için yeterli yetkinlikte olup olmadığı ilgili merciler tarafından onaylanmalıdır. insanların fütursuzca üremesi engellenmelidir, doğum kontrolü öğretilmelidir. bireyin en azından psikolojik olarak sağlıklı olup olmadığı araştırılmalıdır. bu dünyaya kimsenin bakmayacağı, ilgilenmeyeceği, yetiştirmeyeceği, sevmeyeceği çocuğu getirmeye hakkı yoktur.