sonbaharlarda her seferine kendine bir kez daha aşık eden şehir. kapalı, gri havada taktım kulaklığı yürüdüm kızılaydan tunalıya kadar. var mı böyle keyif başka şehirde?
içinde yaşamamış olanın sevmediği/sevemediği güzide başkent. 4 milyon nüfusa sahip ve nüfusunun çoğunluğunun memur olmasından dolayı 'memur şehri' olarak da adlandırılan kent. ayrıca dünya futbol liglerinde şampiyon takıma sahip olmayan tek başkent ünvanına da sahiptir maalesef.
yavaş yavaş kışın kendini gösterdiği şehirdir. her haliyle güzeldir.
tamam lan tamam istanbul izmir daha güzeldir belki ama özlüyoruz olum işte ankarayı. siz nereden bileceksiniz ankarayı özlemenin ne demek olduğunu?
köprüsü olmamasına rağmen trafik konusunda istanbulla başa baş giden, dolmuşları sabit ücretle çalışan, yarım saat gitsen de indi bindi yapsan da aynı parayı verdiğin, altyapısı yok denecek kadar kötü, sürekli olarak üzerine üzerine gelen devlet binalarının bulunduğu, bulunmayı hiç mi hiç haketmediğin lanet şehir...
çiğdem mahallesinde yaşayanların özel ilgi ve şefkatle işkence gördükleri, otobüs beklemekten, bindikten sonra inememekten analarının bellendiği şehir.
baba gibidir.ayazı sertlik katar mizacına,otoritedir.kravatlıdır.
sıkar,bunaltır bazen.küfür edersin,hep gideceğim dersin ama bi yere gitmezsin istemezsin.gidersende özlersin.
baharı olmayan şehir. arkadaş ilk defa bu sene bi bahar havası oldu direk hastalık geldi ya. 21 senede hatırladığım kadarıyla 2 kere hasta olmuş bu bünye yataklara düştü. artık kış gelsin de rutinimize dönelim ankara.