gün itibariyle havanın sıcak olmasına rağmen, dışarıda gezmeye müsait etmeyen şehir. bu nasıl bir fırtınadır; çatıları sallamış, tavanları çatlatmış, sıva döktürmüştür.
şu aralar bir şarkıyla sürekli aklımda ve dilimde olan şehir. dua ediyorum bu şarkı aklımdan dilimden gitsin diye. allah'ım nereden duydum ben bunu? angara bebesi uuuu!
(bkz: ankaralı hüseyin-murat bal, bize her yer ankara)
çocukken rüya gibi gelen fakat büyüdükçe kravat gibi boğazınızı sıkan gri şehirdir. tüm hüznü, acıları, hayal kırıklıklarını kaldırımlarında ve çirkin yapılarında bulundurur. ankara'ya bir kere de olsa gelen herkesin kötü bir anısı vardır ankara'yla ilgili.
ayrıca, kesinlikle bir öğrenci şehri değildir. otobüsleri saat 10'da biter, gidilecek mekanlar azdır.
gittikçe özlemi artan şehirdir.
çok özledim bahçelisini kızılayını her şeyini. o keskin soğuk kokusunu bile özledim. her gün aklımdan mutlaka bir kez geçiririm: yok yok ben uzun yıllar ankara'dan uzakta yaşayamam.