Kızılayda herkes sosyetedir. Sincanın apaçisi boldur. Eryamanın cool oluşu. Etimesgutun arada kalmışlığı. Ümitköyün, çayyolunun, çankayanın ve yakınlardaki semtlerin zenginliği ve diğer ilçelerden ayrılışı. Gençlik parkındaki eğlencenin dibi. Anıtkabirde tüylerin diken diken olması. Olmassa olmazımız bentderesi. Hemen dibindeki Hacı Bayram-ı Veli Camiinin oluşu ve buna garipser bakışlarımız. Her yanı gri olan şehrimiz Harikalar Diyarı, güzel ve doğallığı yerinde olan köylerimiz (Ayaş, Beypazarı, Kızılcahamam, Güdül, Polatlı ...) birçok yobaz insanına rağmen sevdiklerimiz yüzünden katlandığımız şehir.
ankarali olmayanlara bu sehri neden sevdigimizi anlatmanin guc oldugu, kendimize verdigimiz cevaplari da yeterli bulamadigimiz sehir. denizin yok ki, murekkep kokarsin. nasil sevdirdin kendini be!
Bir yil once "Haziran ayinda Istanbul'a donecegim" diyerek geldigim sehir olur kendileri. Haziran ayinin uzerinden 4 ay gecti ve ben isbu entryyi Ankara'dan yazmaktayim efenim. Genel olarak gelgitli bir iliskimiz olmakta birlikte kendisine yurekten baglandigim sehirdir de ayni zamanda. Nesini sevdigime dair zihnimde somut herhangi bir sey olmamasina ragmen; bayram tatilinde erkenden Istanbul'dan kacip siginmisligim da vardir bu sehre. Bircok Ankaralinin aksine Kizilay'dan terapotik anlamda faydalanabilen nadir kisilerden biri oldugumu da ekleyeyim. Canim sikilinca gidip bi cay iciyorum ve icim aciliyor valla. ohh miss.
ısrarla halı saha zirvelerinin piç olduğu şehirdir. hayır arkadaş o kadar isim yazdıyoruz, benden habersiz oynuyorsanız, thor'un çekici düşsün başınıza la.
otogarı olan aştiye şehre girildikten sonra bir türlü ulaşılamayan canım ilimiz. en azından istanbul'dan gelirken öyle. sanki etrafta bir sürü gereksiz dönüyormuşuz izlenimi veriyor.
Gri sehir diyorlar. Kim demis o kadar rengarenk ki. ic anadolunun etkisi mi bilmem bi sicaklik var bu sehrin insanlarinda. Gelin gorun efendim bekleriz her sehirden dostlari 2 kasim fiskiyeyi kim kirdi zirvesine.