ooh camın dibine yatmışım deli esiyo. şimşekten korkan yastığını alsın ana babasının arasında yatsın. kaç gündür sıcaktan gözüm döndü la bırakın gök delinsin.
Evimiz ankarayı tam karşıdan görüyor. Şu an ki hali korku filmlerine taş çıkartır cinsten lan gök gürlemiyo bomba patlıyo sanki şehirde anasını satayım.
an itibariyle gunduz ile gecenin birbirine karistigi sehir. yildirim sigortayi attirir mi lan? hadi elektronik esyadan gectim evin elektrik sistemine bisey olmasa bari.
içindeyken uyuşturur, seviyorum bile sanırsın. ama aşkından da, havasından da, suyundan da bi' bok olmaz görürsün. ondan tek alabileceğin bir diplomadır.
Ankara, Türkiye Cumhuriyeti'nin başkenti,[5] Ankara ilinin merkezi, Türkiye'nin en kalabalık ikinci ve dünyanın en kalabalık otuz sekizinci kenti. Topraklarının büyük bölümü iç Anadolu Bölgesi'nin Yukarı Sakarya bölümünde yer alır. Türkiye'nin coğrafi merkezine yakın olduğu için, hem konum hem de işlev itibariyle Türkiye'nin kalbi benzetmesi yapılır.[1][2] Ortalama 938 metre rakıma sahip olan[6] kentin nüfusu, 2013 yılı nüfus sayımına göre 5,045,083'dür.
Ankara; kedisi, keçisi, tiftiği, tavşanı, armudu, balı, çiğdemi ve Kalecik Karası denilen misket üzümü ile ünlüdür.
kendine has oyun havalarıyla, denize çıkmayan sokaklarıyla, avm önü popileriyle, kızılayda kaykaylı bebeleriyle, dershane sektörünün can damarı, kuru havasıyla, ego otobüsleriyle, basık şahinleriyle, çakal ve delikanlı bebeleriyle, 'la' lafını ağzından eksik tutmayan insanlarıyla, yaşı ne olursa olsun birinden bahsederken ''bebe'' lafını kullanan insanlarıyla tam bir memur şehridir.