özlediğim şehir. kısa zaman içerisinde ivedi bir şekilde yollarına düşeceğim şehir. biliyorum, kısa zaman içerisinde sıkılacağım şehir. ama olsun önce bi özlemim gitsin sonra yine vedalaşırız dediğim, özlediğim şehir.
göz gözü görmeyecek derecede sis varken en güzel haline bürünen skimsonik şehir. sis basıp da hiç bişi görmedim mi çok seviyorum ulan bu şehri. karda başka güzelmiş... kar yağınca güzel olmayan yer mi var *? nasıl bir zevkiniz var anlamadım ki...
kimsenin sevmediği hatta çoğu insanın nefret ettiği şehir fakat benim için dünyanın en güzel şehri ne viyana ne amsterdam hiçbirini bu kadar sevemem ve yine hiçbir yerde yaşamak beni bu kadar mutlu etmez belki alışkanlıkların getirdiği bir sevgidir ya da anıların ama bambaşkadır ankara en azından benim için.
her sabah büyük bir heyecanla pencereye gidip acep kar yağdı mı park beyazlara büründü mü diye baktırıp sonrasında kocaman hayal kırıklığı ile klozete gitmeme sebebiyet veren, bugünlerde kendisine kızgın olduğum gri şehrim.
bu şehrin hiçbir özelliği olmadığını gayet iyi bilen ankaralılar, diğer şehirlerden eksik kalmamak için ankara'ya kar yağmasından medet umarlar. bu sene şu ana kadar hiç kar yağmamıştır. yani şu önümüze ankara'nın en güzel özelliklerinden biri diye sunduğunuz lapa lapa kar yağışı bile şu an için yalandır. tabi adamlar da "kar yağsa da kar edebiyatı yapsak, ankara'yı övsek." diye bekliyorlar.
edit: "ankara'yla ilgili kötü bir şey yazılsa da hemen eksilesek." diye hazır bekleyenleri de var. dur daha 5 saniye geçmedi.
istanbulu boğazı var diye tarihi var diye seversiniz de insanlarından nefret edersiniz.
ankarayı insanları için insanı için seversiniz, sevdiğiniz başka şehre gidince küsersiniz ankaraya.
çok sevdiğim şehir. ama saat 7 oldu mu insanlar evlerine kaçıyor. gençlik parkı' nda hafta sonu saat 7 de nasıl incin top oynar? bu kadar mı memur bu şehir? ama neyse ki kızılay' da durum hiç öyle değil. bir de kar yağsa çok güzel olucak. özledik poşetle yokuş aşağı kaymayı.