Bu şehirde yaşamayan anlamayan bu şehrin güzelliğini. ankara resmiyet kokar, memur şehridir diyenlerin hiç birisi kalkıp yenimahallenin mahallelerinde, söğütözünün gecekondularında, sincanın varoşlarındaki insanları görmüş müdür? Elbette ki görmeden bilmeden konuşmak böyle hatalara neden olur.
sabah 7.30'da evden çıkarken donuyoruz, içimiz çekiliyor, daha şubat, mart gelmedi! ne halt edeceğimiz belli değil. hoş şimdi güneş çıktı, öğlene kesin aa hırkayla çıksam yeter havasına geri döner.
Askerliği de sayarsak Yaklaşık 4-5 yıldır yaşadığım şehirdir. Zaman zaman her biri bir yana dağılan arkadaşlarımı özlesemde, Sanki yurtdışında yaşayan bir gurbetçi kadar memleket hasreti çeksemde, yazının sıcağı, kışının ayazı demeden seviyorum ben başkenti.
ONUN YAŞADIĞI YER. KORKUYORUM ADıM BASMAYA ONU GÖRÜRÜM DiYE. OYSA ANKARA KOSKOCAMAN ÇOK ÇOK BÜYÜK. OLSUN iŞTE HEM KORKU VAR HEM BiR ÜMiT YiNEDE GiDEMiYORUM YILLARDIR ANKARAYA.
Eğer kıyı şehirlerin birinden geldiyseniz alışmakta oldukça zorluk çekeceğiniz gri bir şehirdir Ankara.Tam 1 sene oldu hala bünyem var gücüyle reddediyor bu şehri.Şehre alıştım aslında ama nedense sevemedim be. Gel gelelim yaptığım planlara göre tüm ömrümü burada geçirmek zorundayım gibi görünüyor.
istanbul, bakın "istanbul" hani 15 milyon küsür insanın yaşadığı şehir. bunun hakkında sadece ankara'nın yarısı kadar entry girilmiştir.
işin ilginci bu sadece uludağ'da değil ekşi'de de böyle.
velhasıl kelam ankara'yı seven insan ayrı sever. bir şehri güzellikleri için, denizi için sevmek makyajlı bir kızı sevmeye benzer veya güzel ama içi boş bir insanı sevmeye benzer. işte istanbul sevgisi budur. sadece bir takım güzellikleri için seversin. ama ankara, hani güzel/yakışıklı olmayan birine aşık olursunuz da "ben bunun neyini seviyorum lan" dersiniz ama en büyük aşkınızı onda yaşarsınız ya ankara öyledir işte. ankara'yı sadece seversiniz, herhangi bir nedene ihtiyaç duymadan.
ankara özel bi şehirdir,naif bi ruhu vardır bi kere;büyüktür ama eşitsizliği istanbul gibi derin değildir yoksulunu kolay kolay gözden çıkarmaz istanbuldaki kadar hızlı yitip gitmez yoksunu. 'ankarada güzel geçen bi çocukluk'deyince kimsenin aklına kocaman şeyler gelmez bu yüzden çocukları şımarık olmaz:herkesin ordan burdan tanıdığı 'durumu olmayan ailelerin çocukları' vardır onlarla kabanlarını paylaşır çocuklar seneden seneye.ankaranın çocuğu büyüdüğünde cevval olmaz kabul zaten bi çoğumuz tipik memur çocuğuyuzdur büyük tüccar ailelerin içinde yetişen çocukların aksine kurnazlıklardan bihaber büyümüşüzdür atik değilizdir pek kabul ama iyiyizdir.ankaranın ruhunu veren yazarları pek severiz ankarayı kendimizle özdeşleştiririz mesela sevgi soysal okurken kesilen ağacı oluruz ankaranın,'piknik'in sıkışık masalarını ararız gittiğimiz yerlerde. barış bıçakçı okudunuz mu ankaranın başka şehirlerin aksine mekanlar toplamı değil de insan ilişkileri yumağı olduğunu fark edersiniz istanbulda esenlerden taksime gitmek vardır ankarada çetinlerle buluşmaya gidersin iz.son olarak istanbul gibi bi şehirde yazarları flarlarla bağırır ankarada otobüsteki hafif keli açılmış bitkin adam büyük bi yazar olmasın?
istanbula gidince burası nasıl yer diyom anasını satim sürekli yapış yapış nefes alıyon hissetmiyon adamları kibarcık kibarcık ayrıca ka diyebiliyolar elit şeyler ben nekadar uğraşsamda ga diyebiliyom. Şöförleri uyuz yeşil yansada götlerini kıpırdıtmazlar solu 40 la kapatırlar. Ankarada hemen kendilerini belli ediyolar. Burda sarı yeşile döneceği an gaza basılır geçilir. Hatta çoğu zaman kırmızıda geçilir. Denizmiş. Yüzme biliyozda denizi kaldı .
2 saat önce ayrıldığım ve okumakta olduğum şehir .şimdiden özledim çok ilginç çok arkadaşım yok sevdiceğim yok ama bu hisleri Ankara'da yaşamak çok güzel olurdu .
Ankara ümitköy de bir duvar yazısı vardı aşkın her gün yeniden doğar prenses diye, duvar boyandı 2-3 hafta sonra tekrar aynı yazı, seni kimse silemez prenses. benim için çabadır.
atalarıma çok büyük saygım var ama kavimler göçünden sonra yüzlerce seçenek varken ankara'ya gelince "yhaaa burası güzel, bence buraya yerleşelim." diyen kimse ben onun ben vizyonunu sikeyim arkadaşlar.
bakın şu zamana kadar başımıza ne geldiyse hep üşengeçliğimizden gelmiş. ankara'ya kadar geldikten sonra üşenmeyip biraz daha yürüseymiş atalarımız şu an ne güzel ingilizdik amına koyim.
ankara pişmanlıktır.
atalarıma çok büyük saygım var ama kavimler göçünden sonra yüzlerce seçenek varken ankara'ya gelince "yhaaa burası güzel, bence buraya yerleşelim." diyen kimse ben onun ben vizyonunu sikeyim arkadaşlar.
bakın şu zamana kadar başımıza ne geldiyse hep üşengeçliğimizden gelmiş. ankara'ya kadar geldikten sonra üşenmeyip biraz daha yürüseymiş atalarımız şu an ne güzel ingilizdik amına koyim.
ankara pişmanlıktır.