Üzerine sis çökmüş , soğuğu içe işleyen şehir.
Daha kötüsünü yazınca angaralılar eksiliyor.
Deniz insanı sevemez burayı.denizi bırakıp da klorlu suyu tercih edecek varsa zaten yaşasın hiç ayrılmasın buradan.
Gözümü kapayıp açtıgım şehir, sabahın kuru sogugunda yurttan alelacele aldıgım karton bardaktaki cayı titremekten ellerime döküp yandığımı hissetmedigim , ayazında okul için yollara koyulduğum sehir. Bir nisan sabah uyanıp yerlerin bembeyaz örtüyle kaplandıgını görebilirsiniz, pusetindeki bebegine cee yapan anne gibidir ankara, şaşırtıcı sekilde esprili bir sehir.
Daha tanımadığım hatta tanımaya bile baslayamadigim şehir. Bu yüzden çok üzgünüm çünkü ankaradan hic nefret ederek gelmedim. Sorun ankara değil ankara da veteriner hekimlik okumak sanırım. Haftada 1 karanfilden başka bi yere gidemeyerek hic bi şey keşfedemiyorsun iste.
Beğenmeyenlerin bir an önce ziktir olup gitmesi gereken şehir. Ankara tüm duyguların ortak yaşandığı bir evdir. Tüm ankaralılar ise bu evde yaşayan bir bireydir. Her insanı birbirine cok bağlı ve çok iyi anlayan durumdadır.
başka güzel şehirler dururken neden geliştiğini anlayamadığım şehirdir.
anadolu'dan göçler edilir. güzel anadolu kardeşlerimiz üniversite okumak için mis gibi şehirlerinden ayrılıp bu kalabalık iç karartıcı şehre gelir.