üç gün kalıp bok atılmaması gereken şehrim. zamanında dedim üç günde sevemezsin bu şehri tanıdıkça seversin diye. o zaman sizi izmir marşı ile istanbulunuza denizinizin kenarına uğurluyoruz.
not: üstteki yazarın entarisine imzamı atar gözlerinden öperim. bu kadar güzel tasvir edilirdi ancak gri şehrim.
Tuzlu çekirdek. Başlarsın, dudağın tuzdan kavrulur buruşur. Bitirmeden bırakacak iraden olmaz. Bakmışsın Dudaklarındaki uyuşukluk hissinden de zevk alıyorsun. Arada kabuksuzuna denk gelirsin alır ağzına atarsın, küçük ama uzun süre tutunacağın mutluluğa gark olursun. Radikal bir kararla avucunda biriktirmeye başladığın çekirdek içlerini bir anda ağzına doldurup uzun uzun çevirirsin ağzında.
Bazen çürük bir çekirdek kadar yedikten sonra tükürüp sövülesi şanssız olursun bazen de araya karışmış yalnız ama dört ayak üstüne düşen bir kabak çekirdeği olursun bu şehirde.
Hayal ettiğim kadar kötü geçmiyor olsa da istanbul'u özleten şehir. Haritadan silinsin kadar nefret etmiyorum artık ama bir şeyler eksik benim için hala. Bir de söylemeden edemeyeceğim mekanlar istanbul'a oranla ucuz bu güzel ama hiçbir yere tek vesait gidilmiyor ve taksiler de çok pahalı.
Ayrıca her yeri resmiyet kokuyor. iki hafta tutunacak bir sebep bulamadım henüz kendisine. Ama bu sefer barışabiliriz Ankara bu son şansımız.
universite okunacak en guzel sehirdir. astiye her gittigimde ayri bir huzunlenirim. ego da gecen siyaset tartismalarini, adres sordugumda her gecen dayinin hararetle yol tarif etmesini, dikmen yokusunu, aksam kalan simitlerini esnafin ucuza vermesini, ayazini, her lafin sonuna "la" takisini takan insanlarini... kisacasi herseyini ozledigim sehirdir. Bir Istanbullu olarak en sevdigim sehirdir.Benim gozumde Istanbul sarisin Ankara esmer hatundur. Fışkiyeni calsalarda seviyorum seni Angara.
güzel bir şehir değildir, olamaz. denizi de yok, kendine has bir şehir yapısı da yok. yapaylık her yere sinmiş. istanbul'un ve izmir'in yanında ank*ra'nın esamesini okumak istanbul'a ve izmir'e hakarettir.