Dostluktur ANKARA.. Kardeşliktir, bize gidelimdir, bizde yiyelim, bizde kalalımdır... Bende para var oğlum sen geldir.. Beraber dayak yiyip kahkahalarla seneler boyu hatırlamaktır.. Sevgidir ANKARA.. izmirli, istanbullu gibi denizini boğazını değil, sebepsiz yere seversin Ankara'yı.. Tıpkı anneni sever gibi karşılık beklemeden.. Ayıptır ANKARA.. Yanında kız arkadaşı var boşverdir.. içindeki Anadolu hamurunu kaybetmeyen tek büyük şehirdir... iŞTE BU YÜZDENDiR Ki; SiZiN ORADA DOST DEDiKLERiNiZE, BiZ ANKARA' DA GARDAŞ DERiZ..''
- siz de benim gibi, günleri sevgiyle isteyerek değil de, takvimden yaprak koparır gibi gerçek bir sıkıntı ve nefretle yaşadıysanız, ankara güneşi sizin de uyuşturmuşsa beyninizi, ata'nın izinde gitmekten başka bir kavramı olmayan cumhuriyet çocuğu olarak, yayan pis pis gezdiyseniz hergele meydanı'nda, bu sarı ve tozlu alan iğrendirmiyorsa sizi, bir taşra çocuğu sıfatıyla özlemeyi bilmiyorsanız denizi; kaybettiniz (benim gibi).
-oğuz atay
Bugun ayrildigim sehir. Alti aydir burda olmamdan sonra bir seneligine ankarayi yine birakiyorum. Neden bilmiyorum. Belki okudugum yerde son senem olmasindan belki de ailemle , arkadaslarimla daha cok vakit gecirmemden bu yaz ankaraya bir baska baglandim. Zoruma gidiyor birakmak. Belki kravatli sehir belki denizi yok belki de bina yigini. Nolursa olsun. Ben seni seviyorum ankara.
Altyapı, üst yapı, şehir ve bölge planlaması gibi kriterler bakımından 10/10 luk bir şehirdir. insan kalitesi de Türkiye'deki birçok şehirden çok çok iyidir. Bir büyükşehire göre yaşam kısmen ucuz ve rahattır. Ulaşım imkanları iyidir. Arabanız olmadan da Ankara'da istediğiniz yere gidebilirsiniz. Fakat başkent olmasından mıdır artık, ya da bürokrasi şehri olmasından mıdır bilemiyorum, Ankara doğumlu olmayanlara soğuk ve sıkıcı gelebilir.
Ya okunacak ya da aşık olunacak şehirdir. Bilmezdim böylesine bir şehre derin sevda besleyecegimi, yaşadıkça anlıyorum. Ankara annem gibi, kokusunu duyduğumda iliklerimde hissediyorum o müthiş huzuru. Ankara'dan bahseden her romanı okuyor her şiiri ve her şarkıyı dinliyorum. Ve özellikle gitmissem oradan, daha bi acı veriyor özlem.
Denizi yok ama insanı var Ankaranın bir de Anıtkabir'i. Bu bile yeter orayı sevmek için.
Ahh sizi zavallı penguenler, Bu kadar soğuk bi şehirde nasıl yaşayabiliyosunuz? Oysa ki ben izmir'de sıcaktan bunalan ayaklarımı balkona asıp sigaramı hüpletiyorum.
Midye mi lan o yediğim. Ayağımın altında ne var, pardon denizmiş.
Kendisinden beş (5) yıl ayrı kalınca sofrada yüzüne bakılmayan kereviz gibi yalnız ve daha da berduş hissettiren şehir. Realizminden sokayım ankara, böyle sevilinir mi?
aklıma ilk olarak (bkz: odtü) gelir. garip bir bağlayıcılığı vardır ve (bkz: istanbul)'a göre daha gerçektir.
yaşarken çok belli olmaz ama sonrasında hatırladıkça insanın özlediğini anladığı yer. tabii gittiğin zaman o eski ortamlarını bulamadığından, şairin dediği gibi en güzel yanı istanbul'a dönüş olan yer.
arkadaşımın rol kabiliyetiyle ankarada denizde boğularak ölen arkadaşını anlatması sonucu acısını paylaşmamın ve 1 gece boyu üzüldükten sonra okulda arkadaşıma anlatırken durumu açıklayıp beni salak konumuna soktuğunu hatırlatan başlıktır. salak değilim sadece bazen direk konuya geçiyorum, gerisi teferruat.