şu bir haftadır iki saat yağıp yağıp duran yağmur, bundan 20 sene önceki nisan yağmurları gibi bir ay aralıksız yağsın; o zaman "ankarada deniz yok yeaa" diyen yavşakları görürüm burada.
edit: yine başladı yaldır yaldır gökgürlemeler falan.
Hiçbir özelliği olmayan, başkentten bozma bozkır şehir. Başkent de olmasa yozgattan, kırıkkaleden, kırşehirden farkı kalmazdı. Ne deniz var ne nehir ne ormanlık alan ne de ağaçlık.
Hiçbir özelliği yok. Üstüne esnafı oldukça çakal ve şerefsizdir.
Gri bir şehir, ne tam beyaz ne siyah hep arada, hep arafta. Hiç bir şeyi tam değil. Anlamsız bir ciddiyetten mütevellit insanlar arasında derin bir uzaklık hakim. insanlar sentetik ve yarımlar. Sırf biraz samimiyet bulmak için çinçine gidip torbacılarla bile muhabbet ettiğim ama zerre kadar samimiyete rastlayamadığım sin city edasındaki beni boğan şehir.
Çok özlediğim ikametgahım. Vatani görev dolayısıyla ayrıyım. içerisinde yaşadığım acı tatlı anılarımla en sevdiğim şehir oldu ankara. Yağmuru güzeldir. Belediyesi kötü.
beton'dan başka bir şeyi bulmak mümkün değil bu şehir de, gezilecek yer olarak avm'ler bir seçenek. Üstelik planlaması ile övünen şehir'de lanet bir trafik var anlamak mümkün değil.