soğuk daha soğuk çok soğuk gibi kavramları barındıran.
her yerini gri binalar sarmış, kasvetli bir memuriyet havasında olan şehir.
sevemiyorum bir türlü ancak; kızılayda biraz tur atmak, karanfil sokakta bir kaç sahaf ve kitapçı gezdikten sonra bir sigara ve kahve içip keyfimi yerine getirebilir.
soğuktur, dışardan gelenler için albenisi yoktur belki ama, başkenttir, anıtkabirin olduğu şehirdir, türkiye cumhuriyetinin kalbidir ve alıştıktan sonra terketmesi zor gelen bir şehirdir. istanbulun tarihi, izmirin albenisine sahip değildir ama başkenttir, vazgeçilmezdir ankara.
metin üstündağ'ın bir yazısında " uzaydaki en çirkin yer" diye tanımladığı şehir. geçen arabayla giderken dikkatle baktım. cidden güzelliğe dair tek bir şey yok. kendini tekrar eden ruhsuz, kimliksiz semtler, beton, gri...
burda güzellikten ne anladığın da çok önemli. güzellik geçicidir. as olan ruh güzelliğidir.
22 senedir kente hükmeden melo hanedanlığı bile elinden geleni ardına koymuyor, ama tam olarak bozmayı başaramadı bu güzelliği.
konya ve eskişehir yollarının kenarlarına yaplan çoğu doldurulamayan yüksek ve çirkin binalar silüetinin ebesini sikti. bunları şimdi kamuya ittiriyorlar yüksek kiralarla.
rant aşkına kocaman beton bir köye dönüştürme cabaları tam gaz devam ediyor.kültürel olarak çölleştirme cabaları yine devam ediyor.
ama buraya kadar.
burası mustafa kemal atatürk'ün şehridir.bir ülkenin kurtuluşunun ve kuruluşunun ruhu vardır. başı kıçı belli olmayan köhne bizansın çürümüşlüğü, insanı yutan devasa kaosu burda yoktur. denizi yoktur ama güzel insanı çoktur. istanbulluların, düşlükleri o beton denizlerinin içinde o denize kaç km öteden baktıklarını da iyi biliriz.
bu gidişle istanbul'u yöneten kafalar, boğazı betonla döşeyip geniş bir otoban yaparlar.
ankara'nın silüetinin içine edebilir, bedenini ele geçirebilirler ama ruhunu geçiremezler.
herşey Bir bu melo denen heriften kurtulmasına bakıyor. ankara da bir gün yılmaz büyükerşen'ine kavuşacak. hakettiği günlere dönecek.
Ruhsuz,gri,resmiyet kokan,memur kenti , yaşanmayacak şehirdir.Kısaca en boktan şehirlerde başı çekebilir.Kuru ayazı Ve denize çıkmayan sokakları ile bir istanbullunun 3 gün bile dayanamayacağı şehirdir.
Hislerini ifade edemeyen, içine kapanık bir şehirdir, hava buz gibidir kar yağmaz, kapalıdır yağmur yağmaz, kendini tutarda tutar ve sonra birden patlar ve dökülür.
Başkent olmasaydı, Çorum gibi bi görünüşe, uçsuz bucaksız ve düşük nüfuslu bir şehir olurdu büyük ihtimal. Neyse ki Başkent adını aldığı için bu özelliklerden yok.
hamamönü'nden kızılay meydanına gidene kadar kaldırımlardan envai çeşit travestinin, orospunun numarasına denk geldim bu nedir yahu. ulan koskoca mitingler oluyor, ardında bu kadar çöp bırakmıyor yazık be. çoluk çocuk, ana baba geçiyor o kaldırımlardan amk!
Dostlar haricinde her şehirde yaşam adamı delirtir dedirten şehirdir. Deniz kıyısı bir şehirden Ankara'ya okumaya gelmiş biri olarak söylüyorum ki lütfen sağlam bir arkadaş çevreniz yoksa ankarayı b.klamayın.