son gittiğimde inşaat halindeydi. ondan önceki gidişimde inşaat halindeydi. ondan önceki gidişimde inşaat halindeydi. ondan önceki gidişimde inşaat halindeydi. ondan önceki gidişimde inşaat halindeydi. ondan önceki gidişimde inşaat halindeydi. ondan önceki gidişimde inşaat halindeydi. ondan önceki gidişimde inşaat halindeydi...
inşaat fetişiniz mi var amk nedir bu inşaat sevdası.
severim ben ankara'yı. severim çünkü bu dünyada sevdiğim,imkansız aşk beslediğim insan orada.onun geçtiği her sokağı seviyorum ankara'da. geçen geçmiş sincan sokaklarından ''berbat yer'' dedi. ben sincanı bile sevdim sırf o orada nefes alıp verdi diye.seğmenler parkını çok sever mesela. ''orası nefes alabildiğim tek yer'' der. bu yüzden ben de çok severim seğmenleri.ağaçların gövdelerine sarılırım belki derim belki o da sarılmıştır ağaçlara. hep okumak istedim ankarada. çünkü o orada okuyor. sırf ona daha yakın olsun diye eskişehir'de okuyorum ben. ama nafile bunların hepsi. çıkmaz bir aşk benimkisi. sonunu bile bile uçuruma yürümek gibi. onu her gördüğümde gözlerim yeni doğmuş bir bebeğin dünyayı ilk defa gördüğü gibi görüyor,vücudum kışın erzurumun bütün soğunu ısıtacak kadar ısı salgılıyor. ama ona bir adım daha yaklaşamıyorum. o benim sırtım aslında hep yakınız ama o bana dünyanın en uzak şeyi.
Memlekete giderken arkamda bıraktığım da üzüldüğüm hüzünlendiğim ama her dönüşümde de çocuklar gibi mutlu olduğum şehir.
Bugün aştiden otobüse bindim yine. Peronda otobüs bekleyen bir sürü insan ki hepsi memleketine, sevdiği insanlara gidecek. Sevsinler veya sevmesinler ama o şehir bambaşka.