Abartmayin amk ya.bi yagmur yagdi hava bi grilesti diye yine edebiyat yapmalar.kesin lan artik sunu.bahcede sigara cay yapamiyom ben sabaha kadar gotum donuyo.
üniversite için geldiğim şehir. Ilk başta aşti (bkz: ankara şehirlerarası terminal işletmesi) ile başladı serüven. bir Antalyalı için ankara zordur. karasal iklimin tüm meteorolojik olayları ankara da yaşanır. en başta soğuk ve kar bütünüyle bir Antalyalı için zordur. aşti'nin 3 katlı bir yer olması yaşayacağınız tehlikeleri gözler önüne serer. otobüsten inince karşınıza her daim farklı manzaralar çıkar kimi zaman mülteciler kimi zaman kravatlilar kimi zamanda varoşlar vardır aşti de. ankarayla kızılaya kızalaydan metroyla ulusa geçtim ilk seferinde tabi ego kartı filan yok daha ilk gelişim. tek kullanımlık alana iki kat giydirmece var. neyse yediğim kazık zaten çok ankarada (bkz: karanfil sokakta ki iş ilanları) (bkz: güven parktaki seyyarlar) ulus metrosundan inip çankırı caddesini aramak sonraki işimse çankırı caddesi üzendeki başkent KYK yurdunu bulup valizimi bırakmak. sora sora çankırı caddesi bulunur demiş yazarlardan tgrlsrsltk çankırı caddesi ulus metrosu arasında bilenler bilir tarihi dokuyu birinci meclis ankara palas vs vs. cebeci kampusunde fakültem var oraya gitmem gerek daha sonrası dikimevi cebeci filan e ilk gün kızılay gorulur yine derimki bilenler bilir yerdeki orospuların kartları.
--spoiler--
devamı editlenecek.
öğrenci mantığıyla, herkesin hayatına kimse karışamaz felsefesinin hüküm sürdüğü bir memleket olması açısından cazip görünen yerdir. elbette başkent olması münasebetiyle imkanları boldur. bi' denizi yok geyiğine de düzenli bir şekilde maruz kalan şehirdir aynı zamanda. benzer nüfustaki şehirlere göre de trafiği düzenli sayılır aslında. lakin bence en bariz tarafı ruhsuz bir şehir olmasıdır. kimsenin kimseye güvenemediği, sıradan kültürün tedavülden kalktığı bir yerdir ki bu yüzden bence hiç sevilesi olamayacaktır.
kalın giyin de gel panpa. çok soğuk buralar. bi de buranın bi huyu var, ego otobüslerinin frenleri boşalıyo durağa giriyolar. bugün 12 kişi öldü mesela. o yüzden durakta bekleme burda otobüsü. yol kenarında durma hemi. buralar acık tehlikeli.
Ankara'da nefret edip istanbul'a yerleşme -evlenip gitme- planları yaparken bazı kişiler istanbul'dan öyle soğuturlar ki Ankara'nın toprağına kurban olurum derken bulabilirsiniz kendinizi.
Yazarlardan birinin yazdigini gorunce o terimin tam olarak ankarayi karsiladigini hissettim. Ruhsuz. 1-2 haftadir buradayım bir gulumseyen ne biliyim bir pozitif insan gormedim. Herkes kendi telasinda. Hep bir acele. Sanki cok önemli bir toplantiya yetisiyor gibi tum insanlar. Durup dururken siritmarini beklemiyorum ama herkeste bir tukenmislik havasi var. imkaniniz varsa yanindan gecmeyin.
Iki ay sonra hayatimin geri kalanini gecirecegim sehir.
Istanbul u her zaman ozlerim orasi ayri ama ankara da insanlarin abarttigi gibi olu bir sehir degil. Daha sakin belki gezilecek, eglenilecek yeri pek fazla yok, belki havasi zaman zaman insani boguyor, belki caddeleri yagmur yaginca yuzme havuzuna donusuyor lan bir dakika...
Her seye ragmen bana garip bir huzur veren sehir orasi ayri.
yagmur falan olmayan sehirdir. balici bikac yazar gene tribe girmistir muhtemelen. cek baliyi cek baliyi sonra yok efendim ucan akrep gordum yok efendim yaz gunu kar yagiyo.