Ankarayı sevmek icin denize ihtiyaci olmaz insanin. Ankarayi az biraz sevmek durumu da olmaz, ya cok sevilir Ankara yada hic sevilmez. Gri degildir sadece, her renkten vardir ama en cok hangi rengi görmek istersen öyle gorunur sana.
kuğulu da çimlere oturup kitap okumaktır. bozkır kışında sevdiceğini beklerken üşümemektir. ankara, reddedildiğin kadındır. kızarsın, yaşamak istemezsin ama hep o kadını hatırlarsın ama ankara nın kaybedenlerin şehri olduğu aklına gelir. sevdiceğini toprağa versen de, bu sefer aşık olmayacağım desen de yine ankara da aşık olursun ve reddedilirsin.
edit: yılda birkaç günden fazla kalmak dokunuyor.
Epey uzun bir aradan sonra 1 gunlugunede olsa gormenin nasip oldugu sehir. Memleketim. Ozlemisim be gri sehir. Sihhiyenin keskemekesini bile ozlemisim.
bazıları kravatlı bazıları gri şehir derler içinde hep bir hüzün barındırır bazen neşesiyle bazen hüznüyle kendine aşık etmesini bilen şehirdir.
not: her yerde sen varsın. gidesim geldi.
kendine has oyun havalarıyla, denize çıkmayan sokaklarıyla, avm önü popileriyle, kızılayda kaykaylı bebeleriyle, dershane sektörünün can damarı, kuru havasıyla, ego otobüsleriyle, basık şahinleriyle, çakal ve delikanlı bebeleriyle, 'la' lafını ağzından eksik tutmayan insanlarıyla, yaşı ne olursa olsun birinden bahsederken ''bebe'' lafını kullanan insanlarıyla tam bir memur şehridir.
Ankara, Türkiye Cumhuriyeti'nin başkenti,[5] Ankara ilinin merkezi, Türkiye'nin en kalabalık ikinci ve dünyanın en kalabalık otuz sekizinci kenti. Topraklarının büyük bölümü iç Anadolu Bölgesi'nin Yukarı Sakarya bölümünde yer alır. Türkiye'nin coğrafi merkezine yakın olduğu için, hem konum hem de işlev itibariyle Türkiye'nin kalbi benzetmesi yapılır.[1][2] Ortalama 938 metre rakıma sahip olan[6] kentin nüfusu, 2013 yılı nüfus sayımına göre 5,045,083'dür.
Ankara; kedisi, keçisi, tiftiği, tavşanı, armudu, balı, çiğdemi ve Kalecik Karası denilen misket üzümü ile ünlüdür.