yazın gelemediği şehir. sabah uyandım alarm çalıyor. telefonu elime aldım. saat 08:00'da hava 12 dereceydi. uyku sersemi yanlış gördüm sandım. bildiğin 12 dereceydi lan bu sabah.
ilk kez "buldum" dediğim, ancak kaybettiğimi yüzüme vuran şehir. Adım dahi atmak istemiyorum sınırlarına. Bazı aşkların başkenti benimse en zayıf yanım.
lan ibneler size deniz olsa ne olur okyanus olsa ne olur asosyalsin işte hayattan zevk alma şansın yok.
erkeksen sağ elin nasır, kadınsan oran buran örümcek ağı olmuş hala tatava yapıyorsunuz amk. eğlenmeyi bilen insan her yerde eğlenir bunun için kültür birikimi falan lazım e oda yok malum sonra ya bura bozkır yok deniz yok doğru denizi olan yerde hergün köpek balığı sikiyorsun ya te allam ya.
tnk vega redd gibi grupların büyüdüğü şehir. bazen tek bir kişi sana bütün bir ankarayı sevdirebilir. ayrıca tunalı'sı sakarya'sı karanfil'i kuğulu'su gençlik parkı daha bir sürü güzellik. başkentimiz ve memur kenti olarakta geçer. ne bilim layn seviyorum ankarayı işte amk.
herşeyin o kadar nizami olduğu halde insanların nasıl 'bağrı yanık' tarafını koruduguna şaşılan şehir.
son görev yeridir
candır ankara.
ağlaya ağlaya 'ora nere beee' diye gidildiği halde'ben burdan gıtmem' dıye aglaya aglaya tepinerek terkedilen Şehirdir.
insanı insandır.
gardaşı gardaştır.
ve dörtbir yanı hikayedir.
hayat mücadelesinin en çok görüldüğü şehirdir.
herkesin sağlam bir derdi vardır.
selam versen kızılaydan geçer.
heryer kızılaya çıkar.
konuru karanfili sakarya sı izmir caddesi her yeri ayrı güzeldir.
helede hanımeli ile meşhur necatibeyi.
sadece 10 gün Kal vazgeçemezsin.
kısacası candır Ankara...
ve en önemlisi de müstakbel eşi sana tanıştıran özel yerdir...