belirli aralıklarda gittiğim, gittiğimde anneannem yüzünden fıtık olduğum, mahalle anlayışını sürdürebilen, henüz tam olarak komşuluğun ölmediği, sokakta düğün yapılabilen, sık sık kavga çıktığına şahit olduğum, ilk defa deniz bisikletine gölde bindiğim, denizi olmayan güzel şehir. zaten içindeki arkadaşlar değil midir o şehri güzel yapan.
üniversite için geçirdiğim 4 yıl dışında hiç ailemin yanından uzakta kalmadım ama içimdeki ankara aşkı bambaşka. belki istanbul u sevmediğimden, oralara kaçmak istemekteyim son birkaç aydır efendim. zaten yüksek lisans yapacağım için hafiften bu şehrin kapılarını aralama çabalarım halen devam etmekte. en son aralık ta gittim. fazla gezme fırsatım olmadı ama o havada o soğuk iliklerime işledi arkadaş. sağlam soğuktu. hiç yaşamadığım, hiç önemli şeyleri hayatımda paylaşmadığım bir şehir olmasına rağmen çok özlüyorum, daha kavuşmadan, hatta kavuşacağım bile belli olmadan hayal kuruyorum. hava durumuna bakarken bile inceliyorum orayı. bi kuğulu park a gitsem, mamak a fotoğraf çekmek için çıksam gerçek hayatın yüzlerini görsem orda, akşamüstü tunalı yaparız belki. gecede manhattan. bide odtu ye kabul edildim mi tamamdır. daha birseyler yaşamadan kendisini sevdiren ve özlettiren şehirdir kendisi. yaşıyanlar kıymetini bilsin zira istanbul da 15 milyon insanla yaşamanın inanın hiçbir ayrıcalığı yok.
sonunda baharın yavaş yavaş yüzünü gösterdiği şehir. Bugünden itibaren havanın ısınacağı söyleniyor. 5 ay civarı gri şehir yakıştırmasından uzak kalacak.
güzel hatunlarının buralı olmalarından dolayı mı sevmem gerektiği, yoksa ankara da oturmalarından dolayı mı (dolayısıyla başka şehirli) sevmem gerektiğini bana hep hatırlatandır.
Elimle çöple gezdiğim şehir. Hiç yerde bir çöp kutusu koyulmamış. Kızılay'da elinizde çöple geziyorsunuz. Nasıl bir belediyecilik anlayışıdır anlamadım.
1 mayıs 2013 başlığında yazılanları okuyunca daha da bir sevdiğim şehirdir kendisi.
istanbulla kıyaslanıyor ya sürekli şöyle anlatıyım bugün burda ne metrobüs hattı kapatılmış, ne metro durdurulmuş -sadece sabah sıhhıyede durmadı- ne trafiği felç edilmiş, ne de ille de taksim diye tutturan sözde işçi kisvesi altına girmiş ama işçiyle alakası olmayan bir grup marjinalin ki bence toma taşlayan, hastahane bahçesi işgal eden, dükkan camı çerçevesini aşağı indirenler -teröristtir- bulunmadığı şehirdir.
evet sıhhıye ve tandoğan da kutlamalar yapıldı ankarada, gerçek bir bayram havası varmış okuduğum kadarıyla, kutlayanlar evet yine işçiler değildi, hatta ostim ve ivedik tam gaz çalışıyordu, tabi şaşmaz sanayi de, ama pardon ankarada deniz yoktu demi. neyse siktir edin.
yasamisligim , onlarca kez gitmisligim , akrabanin hisimin yasadigi ama bir turlu sevmedigim sevemedigim sehir.
her zaman en iyi tarafi ankaradan donusu olmusdur.