insanları neredeyse %100 anlayabilen bir kedi türüdür. Gel dersin gelir dur dersin durur. Kendisine aşık edecek kadar sevdirir bu gıcık şeyler. Ben bunu yolda buldum yavruydu, hayvan barınağına bırakmak için arabaya aldım ve yol boyunca kucağımdan inmedi, hep gözlerimin içine baktı. Sonra eve aldım. Meğer bizimkisi kendine 3+1 ev bakıyormuş ve beni kullanmış. ismini " mutlu " koydum. Siz siz olun, gözlerine bakmayın. Bir bakmışsınız eve çöreklenmiş. Seviyorum ulen seviyorum!
o kadar uzun boyları oluyor ki bu cinslerin... bizimkisi zıplayarak kapı açıyordu. kapıların tepesinde enine doğru yatıyordu. koltuklardan birini sahiplenmiati ve kimseyi oturtmuyordu.
burnuna dokununca hiç şeyinde olmayan uysaldır bu arada ankara arattırıpta yazınca buraya yazdım nedense ankara haziranında da dahil ceket giydiğim tek şehirdir ama kalabalık şehir bu ısıtıcı ısıtıcı etkisi dengeliyor.
genellikle pamuk gibi bembeyaz, tüylü, mavi ya da yeşil gözlü cins kedi türü. kedi hastası olmamama rağmen sevimli buluyorum bu cins kedileri. https://youtu.be/rMEzn5dVdro
edit: "tekir" olarak bilinen gri, yeşil gözlü ankara kedileri de mevcuttur.
Dışarı çıkmayı kafaya koymuşsa her yolu deneyecektir, denemekten hiç bıkmaz.
Banyo penceresinden kaçma çalışmaları. Tabi cam arkasında sinek teli olduğunu bilmiyor, atlıyor ve bam! Pencere ve sinek teli arasında kalıyor sonra imdat, mauwww. https://www.uludagsozluk..../r/ankara-kedisi-1577280/
Coco sıkışmasın diye pencereyi çıkarıp kendisini oradan aldık. Bir daha dener mi? Hiç sanmıyorum çünkü bunu unutmayacak kadar akıllıdır.
Öyle böyle değil aşırı tatlılar. Özellikle sarmanları. Hem gocamanlar (aslan yavrusu gibi) hem de uysal, sevecen ve sırnaşıklar. Gece sarılıp uyuyun şu yumuş yumuş kedilerle ve güne neşe ile uyanın. Garantisini de veriyorum. *
Vardı bir tane, fıstık... dökülmeyen, bembeyaz ipek gibi tüyleri vardı. inanılmaz zeki ve yaramazdı. Tırnaklarıyla deri koltuklara boydan boya çizik atmak favorisiydi. Yanısıra çok güzel duvar kağıdı kemirir, hareket eden çıplak ayak parmaklarına dayanamaz ısırırdı. Diğer kediler gibi sırnaşıp kucağımda kıvrılmazdı hiç. Ama her gece yanımda uyur, sabahları zımpara gibi diliyle yalayarak uyandırırdı. Ooooooooofffff offf...