asosyal loser bünyelerin harıl harıl izlediği, en fazla godfather kadar gerçekçi görüntülere sahip vasat çizgi dizi. bu diziyi izleyen ergenlerin doğulu erkeklerle benzer sıkıntıları taşıdığı rivayet edilir.
çevrenizdekilerin genellikle basit bir çizgi film gözüyle baktığı şaheserlerdir.
birçok sinema filminde göremeyeceğiniz kadar kaliteli senaryolara rastlayabilirsiniz.
eğer daha önce izlememiş olanlar varsa önyargılarını azıcık kenara bıraksınlar ve bir animeye başlasınlar.
edit: bu yazıdan sonra "bir izleyeyim bakayım. nasıl bir şeymiş?" deyip öneri isterseniz, kendimce tavsiyede de bulunabilirim.
insanların oynadığı yapımlardansa izlemeyi çok daha fazla sevdiğim japon çizgi filmleridir. çizgi film denince insanlar çocuklara hitap ettiğini düşünseler de birçoğundaki unsurlar küçüklerin psikolojisi için zararlı olabilir.
bazı animeler ki movie olanlarından bahsediyorum bir çok filmden daha hoştur, bu biraz subjektif bir tanımlama oldu ama öyle açıklayayım. animeler genellikle filmlere göre daha sıradışıdır ve olay örgüleri filmler kadar benzerleşmez. bu da animelerin hayal gücünü daha iyi yansıtılabilmesine yol açar. filmlerde yapılamayacak şeyler animeler de yapılabilir. hayal gücünün sonuna kadar gidilebilir.
japonların yetişkinlşer için yaptıkları genellikle manga uyarlamalı çizgi film.
başlangıç için önerim ise: (bkz: death note) veya (bkz: full metal alchemist). beğenir iseniz 3 büyük olarak adlandırılan ve hala devam eden animelerden birine başlayabilirsiniz.
(bkz: one piece)
(bkz: bleach)
(bkz: naruto).
7 den 70 e herkes icin yapilan japon cizgifilmleridir. cocuklar icin de anime vardir, gencler icin de, yetiskinler icin de. turklerin de boyle cizgifilmler yapmasi cok iyi olurdu. tabi bizimkiler simdilerde peppe'yi cizerken, japonlar 10-15 yil once cocuklar icin pokemon, digimon ciziyolardi. aradaki bir milyon farki bulunuz.
tanım yapmak gerekirse Çekirdek gibi bir şeydir bu biri bitince başka alternatifler ararsın. Pokemon ve sailormoon ile başladı bu serüvenim sonra naruto, fairy tail derken nana fethetti beni. genellike öğüt verici, psikolojik yanları vardır. bazen bunları izlerken gözlerimin dolduğunu hatta bazen beni gaza getirdiklerini bile itiraf edebilirim bazı örnekleri iÇin, (bkz: uta no prince-sama) (bkz: soul eater) (bkz: toradora) (bkz: fruits basket) (bkz: midori days) (bkz: kimi ni todoke) (bkz: ao no exorcist) (bkz: aishiteruze baby)
sevenleri için hayattır. Manga, light-visual novel ve eroge lerden uyarlanırlar. ülkemizde 3-5 seri izlemiş veletlerin diline düşmüş durumdadır. izledikleri animelerdeki kelimelerin anlamlarını bilmeden parodileri zerre anlamadan rahatça bi seriyi kötüleyebilirler. ingilizcesi veya japoncası olmayanların izlememesini rica ediyorum neden diyecek olursanız tr çeviriler ingilizce çevirilerden yapılmakta. Ayrıca ingilizce çevirilerde mükemmel düzeyde değil(bunu 230 anime ve yaklaşık 70 manga serisi bitirmiş biri olarak söylüyorum) uzun lafın kısası yeterli bilgi birikiminiz olmadan anime veya mangaya başlamayın