anayasa mahkemesi nin turban yasasini iptal etmesi

entry212 galeri0
    201.
  1. halkın çoğunluğu göz önünde bulundurulmadan verilen karardır.

    matematik bilmeyenler için; akp+mhp+dtp+bbp > chp
    5 ...
  2. 202.
  3. halkın ve meclisin ezici çoğunluğunun serbest olmasını istediği türbanın, 9 üye marifeti ile yasaklanmasıdır. evet yarenler bu memlekette matematik de başka türlü işler.
    kanunları böyle dahiyane yorumlayan hukukçuların olduğu memleketi iyi değerlendirin. gezin oynayın. top sektirin. 367=pi'dir bu diyarda.
    79<9'dur...
    ve de 411=0'dır. heyt bea.
    boş yere uğraştırmış bizi matematikçiler. boş yere kafa patlatmışlar sonsuz fikri için. neden? çünküüü. bu memlekette laiklik=+sonsuz'dur.
    kardeşim, karunun hazinesi bile tükenir; amma bu esrarlı laiklik ne menem bir şeymiş ki her taşın altından çıkar ?
    ne sihirli iksirmiş ki açmadığı kapı yok. ben laiklik olayının en az gök tengri kadar kutsal olduğunu düşünüyorum. evet bunu düşünmeye hakkım var.
    yeri geldiğinden ben bunun için insan hakları ve özgürlük gibi insani değerleri askıya alabilirim. o gücü damarlarıdaki asil kandan alıyorum. evet benim kanımı akıtsanız laiklik eşliğin leylim ley türküsü çalar. lost adasına düşşem oranın burcuna lost adası laiktir laik kalacak diye bir yafta asarım. kavga biiter. biter mi biter.
    ay bir yandan sen bir yandan eyyyy laiklik sar beni.
    (bkz: lost adasının tepesine laiklik bayrağı dikmek)
    (bkz: lineer anayasa mahkemesi matematiği)
    3 ...
  4. 203.
  5. illaha matematik isteyen bünyelere:

    anayasanın değişmez ilkeleri (bu iptal kararında laiklik) > 411.

    öyle arkadan dolanıp, değiştirilmez ilkeleri değiştirmek elbetteki iptal edilecektir.
    4 ...
  6. 204.
  7. ne demokratik, ne laik, ne sosyal ne de hukuk devleti olmadığımızı bir kere daha belgeleyen karardır.
    2 ...
  8. 205.
  9. -efendim şeyy...ben bu şeyi değiştirmiştim de...
    +neyi?
    -şeyi işte canım...bu şey var hani...
    +neyi yav?
    -milletvekili genel seçimleri var ya hani... dört yılda bir yapılıyo o, masraf oluyo falan. otuz yılda bir yapılsa da olur. zaten seçim dediğin ne ki, bi daha yapılsa yüzde yetmiş oy alıcam ben. iyisi mi otuz yılda bir seçim yapılsın, masraf olmaz hem devlete...
    +hayır olmaz o.
    -neden ki?
    +çünkü eşşeğin zikinden dolayı
    -hı?!
    2 ...
  10. 206.
  11. birkac ufak kelime oyunu ile tamamen zit yone cevrilebilecek cumle:

    haber: anayasa mahkemesinin turban yasasini iptal etmesi

    gunumuzdeki yorumu: turban yasasinin anayasayi ihlal etmesi

    seriat gelirse: turban mahkemesinin anayasayi iptal etmesi
    1 ...
  12. 207.
  13. bu ülke de birilerinin ülke için çalıştığını ve çabaladığını görmek güzel. haklı bir karardır.
    2 ...
  14. 208.
  15. bu kararla bundan sonraki anayasa değişikliklerinin de anayasa mahkemesi üyelerinin danışmanlığında yapılmasının gerekeceği belli olmuştur. artık anayasa değişikliği yaparken sayın padişah hazretlerini, pardon anayasa mahkemesi üyelerini meclis'te özel bir bölüme oturturuz, gerekirse kara kuvvetleri komutanı ve genelkurmay başkanımızı "anayasa değişikliği muhtıracısı" olarak meclis'in özel hazırlanmış koltuğuna oturtup balans ayarını sağlarız. hem mahmut esat bozkurt demiyor muydu:
    "türk milleti bir piramide benzer -tabanı halk, tepesi yine halktan gelen baştır ki, bizde buna şef denir. şef otoritesini yine halktan alır. demokrasi de bundan başka bir şey değildir..."

    bu karar, bazı insanlar tarafından zorlama tevil çabalarıyla da açıklanmaya çalışılmaktadır. anayasa, anayasa mahkemesi'ne anayasa değişikliklerini sadece şekil yönünden denetleme yetkisi vermektedir. bu şekillerin ne olduğu da 148. maddede açıkça yazılmıştır:
    "kanunların şekil bakımından denetlenmesi, son oylamanın, öngörülen çoğunlukla yapılıp yapılmadığı; anayasa değişikliklerinde ise, teklif ve oylama çoğunluğuna ve ivedilikle görüşülemeyeceği şartına uyulup uyulmadığı hususları ile sınırlıdır."
    yani neymiş? anayasa değişikliklerinde sadece "teklif ve oylama çoğunluğu" ve "ivedilikle görüşülmeme" şartlarına uyması bakımından denetim yapılabilirmiş. bunun dışında "yok şöyleydi, böyleydi" diye birilerinin kendince açıklamalar yapmasına hiç gerek yok. oktay ekşi, satır arasında son anayasa mahkemesi kararının siyasi olduğunu itiraf etmiştir ama bir yandan bürokratik sisteme olan hayranlığından ötürü hukuksuzluğu itiraf edememektedir:
    "anayasa mahkemesi'nin "anayasa değişikliklerini sadece şekil yönünden inceleyebileceği" anayasa'nın açık bir hükmüdür. ama anayasa mahkemesi'nin, o hükmün gereğinden önce yerine getirmesi gereken görev, anayasal sistemin dayandığı temel ilkeleri işlevsiz hale getirmeyi amaçlayan yasa değişikliğinin önünü kesmektir. bu yasalardan değil, o mahkemeye hayat veren devletin temel felsefesine ihanet etmeme zorunluğundan -eşyanın tabiatından- doğan görevdir. yani yasalarda ayrıca yazılmasına gerek yoktur. anayasa mahkemesi'nin yaptığı budur. o nedenle ne kadar övülse yeridir."
    yani "anayasaya uysa da uydu, uymasa da uydu!" diyor ekşi!
    efendim bu kararı açıklamaya çalışan birtakım zevat diyor ki: "o zaman, anayasada değiştirilemeyecek hususlarda değişiklik yapılırsa yaptırımı ne olacak?" yapılan son anayasa değişikliğinin "laiklik" ilkesiyle ilgili hiçbir ilgisi yok, varsa da 28 şubat'tan önce üniversitelere başörtülü girilebildiği yıllarda türkiye laik değildi! peki başka bir soru soralım: anayasa mahkemesi'nin 367 kararına karşı yaptırım ne olacak? ferhat sarıkaya ve sacit kayasu'yu meslekten çıkaranlara karşı yapılacak yaptırım ne olacak?
    korumak istediğiniz laiklikse, dinsel totalitarizmden kurtulmak için bunu istiyorsunuzdur. sizin totalitarizminize karşı "yaptırım" ne olacak?
    1 ...
  16. 209.
  17. gayet haklı bir karardır. türkiye cumhuriyeti'nin temeline "demokrasi adına" her seferinde dinamitler koyarak, abd'nin parmağında oynatacağı, adım adım "iran prototipli bir islam devleti" gerçekleştirme ülküsünü hayata geçirme stratejisinin en dişli halkasının iptalidir benim gözümde. konunun özünde bu düzenlemeyi akp'nin tek başına yapması vardır gerçekte. akp'nin geçmişine, siyasi görüşüne ve kadrosuna bakıldığında refah partisi ve fazilet partisi'nin devamı olduğu açıktır. ama yeni kurulan parti, bu sefer kendi rejimini oturtma siyasetini, ab'yi arkasına alarak, abd'yi arkasına alarak, tabiri caizse rüzgarı arkasına alarak, her türlü dış destek ve kapitalist liberallerin de emelleriyle tevhid etmiş, necmeddin erbakan'ın yıllar önce dediği gibi rektorler turban a selam duracak idealini! gerçekleştirmek üzere belki de en somut adımı atmaya yeltenmişti. ama olmadı. türban yasasınına karşı, en yüksek yargı merciinin karşı durması, adalet ve kalkinma partisi'nin türbanı faşizanca savunması ve demokrasiyi türbana indirgemesinden kaynaklanmaktadır. bu bağlamda türban yasası, laiklikle çatışır duruma gelmiştir. avrupa'nın asırlar önce temeline oturttuğu, çağdaşlık ve demokratik bir yaşam için olmazsa olmaz bir kriter olan laik duzen'in türkiye'de işlevini yitirmesi elbette türkiye cumhuriyeti'ni ayakta tutan en sağlam kolonun zarar görmesinden çok, türkiye'deki akıl ve mantık hareketinin dinden referans almasına ve zamanla akıl ve mantıktan uzaklaşarak dinsel bir harekete dönüşmesine, onunda ötesinde gerici bir harekete dönüşmesine sebep olacaktır.
    0 ...
  18. 210.
  19. doğru bir karardır. çünkü laikliği ortadan kaldıracak bir yasayı ortadan kaldırılmıştır. bu yasayı destekleyenler hükümet halkın arasından çıktığını söylüyorlar. bu doğrudur. anayasa mahkemesi üyeleri halkın arasından çıkmadı mı? ayrıca akp'yi savunanların"halk neylerse güzel eyler" mealindeki düşüncesi, demokrasinin çoğunluğun diktatörlüğüne dönüşmesine yol açar ki bunu ilk olarak dp 1954-1960 arasında yapmıştır. dp, hatta demokrasiyi ortadan kaldıran tahkikat komisyonunu kurdurmuş ve 27 mayıs harekatına yol açmışlardır. burada en büyük sorun halkımızdır. halkımız maalesef tek parti iktidarları döneminde patlak veren ekonomik ve siyasi krizleri hatırlamamaktadır. ayrıca türkiye'nin içine edenler genellikle sağ partiler olduğu halde hala onlara oy vermekte ve onlardan sol politika beklemektedir. bu olmayacak duaya amin demek gibi. ayrıca ülkemizde görünüşte demokrasi vardır, gerçekte yoktur. biz maalesef bu oyunda figüranız ve liderler sultasının seçtiği adaylara oy veriyoruz. gerçek demokrasideki gibi adayları biz belirlemiyoruz. bu sulta yıkılmadan ülke düzlüğe çıkamaz. ayrıca akp, anayasa mahkemesini by-pass edecek formullere girişmemelidir. bu, maç başlamışken kuralları değiştirmeye benzer ki buna mızıkçılık denir ve ters teper.
    0 ...
  20. 211.
  21. anayasa mahkemesinin halkın isteğine göre değil, kendi isteğine göre hareket ettiğini gösteren eylemidir.
    hükümet halkın arasından çıkıyor doğru ama bundan kasıt, halktan biriyken sonradan vekil olduğu için halkın arasından çıkıyor değildir. halk seçtiği için halkın arasından çıkıyordur. fakat anayasa mahkemesi üyeleri halkın içinden nasıl çıktı, ben mi seçtim sen mi seçtin bu üyeleri? tamam daha anayasa mahkemesi üyeleri de önceden sıradan bir vatandaştı belki ama bu halkın içinden çıktığı anlamını teşkil etmez.

    tek partili hükümetler tabii ki daha fazla değişiklik yapmaya çalışmıştır ve çalışmaktadır da devletlerinde. bunun sebebi gücü elime geçirdim, güç bende istediğimi yapayım da bu memleket hep benim kontrolümde olsun anlayışından dolayı değildir. çok partili hükümette anlaşmazlık çok olur, birinin doğru dediğine diğeri yanlış der, bu da her türlü kararın geç alınmasına veya alınamamasına sebebiyet verir. bu sebepten ötürü de daha az düzenleme, değişiklik, kanun yapabilmektedirler çok partili hükümetler.

    anayasa mahkemesinin ve bunun yılmaz savunucularının en büyük çelişkilerinden bir tanesi de; hem bu ülke'de demokrasinin uygulanmadığını söylemek hem de demokrasi ile alınan kararları tehlikeli görmektir. bu kişilerin demokratik anlayışı ancak ve ancak kendi istedikleri parti, kendi istedikleri kararları alır ise uygulanmalıdır. yoksa demokrasi denen şey bir araçtır sadece. gerektiğinde dur denmelidir demokrasiye.

    halkını sorun olarak gören bir zihniyet elbette demokrasiyi de kendi çıkarları için kullanacaktır.

    bu karar da, halka rağmen ben daha iyisini daha güvenilirini bilirim diyen anayasa mahkemesinin bir kararıdır. ama halka rağmen halkçılık devri bitti çok şükür bu memlekette. her şey bir zaman ile ve uyum içersinde düzelmeye başladı allah'ın izniyle.

    korku tohumları ekerek, ''yok bunların asıl kastı laikliğe, yok demokrasiye'' diye çığırtkanlık yapanların ne kadar tutarsız oldukları görülmeye başladı.

    kısacası bu karar utanç verici bir karardır türkiye için, lakin neyi hak ederseniz öyle yönetilirsiniz denmiş. bence türkiye en iyisine layık ama hak etmemiz lazım. değil mi?
    1 ...
  22. 212.
  23. türbana ne kadar takılan varsa hepsinin Allah belasını cezasını versin. türbanı konu haline bile getiremez kimse çünkü Allah ın emridir. Siz kimsiniz Allah ın emrettiği şeyi tartışmaya açabiliyosunuz..bana söyleyin siz kimsiniz ki ? siz birer karıncasınız üstüne basmakta oldugum..
    0 ...
© 2025 uludağ sözlük