ingiliz soul ses sanatçısı.23 yaşında olmakla beraber başarılı müziği dışında kendine has tarzı ile de adından söz ettirmektedir.frank ve back to black adlı iki albümünde birbirinden güzel soul parçaları bulunmaktadır.tarzı caz formatında olup soul ve r&b ezgileri taşımaktadır.rehab en popüler parçasıdır.son grammy ödüllerine damgasını beş ödül alarak vurmuştur ve beş ödül birden alan ilk ve tek ingiliz sanatçıdır.
sabah aynaya baktığımda saçlarımın, amy'nin saçlarının aynısı olduğunu görmem neticesinde bana kısa süreli bir şok yaşatmış şarkıcı. hemen sesimi de denedim onun gibi olmuş mu diye. ama nerde. ne güzel onun erkek versiyonu olacaktım. esrar yerine sürekli nargile içecektim.
adımı da emmi rakıhouse yapardım. neyse saçlarla başladık. bu da bir şey.
soul/jazz türünde şarkı yapan ingiliz müzisyen. son dönemde her ne kadar uyuşturucu bağımlılığı ile gündemde olsa da bu mükemmel bir sese sahip olduğu gerçeğini değiştirmiyor.
geçtiğimiz günlerde grammy müzik ödülleri törenine ABD'nin kendisine vize vermemesi nedeniyle katılamamış ama tam 5 dalda ödül alarak bunun kendisi için pek te sorun olmadığını göstermiştir.
Amy'nin ölüm tarihini doğru tahmin edenler aşağıdaki siteden bir Ipod touch kazanacaklardır. Şahsen Ipod touch kazanmak bir kenara Amy Winehouse'dan bir şarkı daha dinlemek ve onun gibi düşünen, algılayan bir insanın genç ölmeyeceğinden emin olmak için birçok şey verebilirim.
albümleri altın değerinde. her şarkısı her görüntüsü "son olabilir" niteliğinde. 2 albümü de birbirinden güzel olan şarkıcı. ses süper görüntü konusunda yorum yapmama hakkımı kullanıyorum.
tıpkı ann nicole smith gibi çok yakında bir otel odasında eroin ya da kokain her ne haltsa komadan öldüğü ya da tam ilişkiye girerken nefessiz kaldığı için adamın şeyi daha içinden çıkmadan geberdiği haberini alacağımız şarkıcı.
grammy müzik ödüllerinin gecesine iki gözüm(!) amerika' dan vize alamadığı için gidemeyen ancak ödüllleri silip süpüren hanımefendidir. zaten ona yakışan da buydu. adaylar arasında onun kadar iyi şarkıcı, iyi söz yazarı vs. yoktu ki...
radyoda sesini ilk duyduğumda allahım yeni bir aretha franklin mi geliyor acaba dediğim, birkaç gün anastacia gibi bir tipte hayal ettiğim daha sonra tv'deki ilk karşılaşmamda ise bana cm'de ismini ezberleten, hiç tanınmadığı yıllarda zihnimde ulan kesin karizma bi adamdır imajı olan ronaldinho'yu dişlek bir şopar olarak televizyonda gördüğümde yaşadığım hayal kırıklığına benzer bir yıkıntı yaşatan şarkıcı. back to black güzeldir ama.
sohretin getirdigi para ile kendini mahfetmeye aday bir baska ingiliz kizcagiz. sohret oyle yakici bir sey ki, iyi hazirlanmamis, yeterince donanmamis bir insani yikan, yok eden bir bela. yazik! uzucu bir sonu gormek bazen migdesini bulandiriyor fena halde insanin.
-"back to black" aşık olduğum insan hakkında. ayrılık beni o kadar perişan etmişti ki, bu boktan halden iyi bir şey çıkarmam farz olmuştu. ayrı düşmüş siyam ikizleri gibiydik. " diyor amy.
kocasinin christmas tatilini hapishanede gecirecek olmasinin verdigi uzuntuden midir yoksa gazetecilerin surekli olarak burnunda fotografladigi 'gizemli' beyaz tozun yarattigi moddan midir bilinmez, son verdigi konserlerinde hayranlarini husrana ugratan stil sahibi, fevkalbeser yorumcu. gecenlerde george micheal kendisi icin "en iyi kadin vokal" yorumunda bulunmustur.