doğu ile batıyı akıcı bir dille buluşturan entellektüel. klasik olmayan kitabı yok gibi. ah bir de her kitabında türklere giydirmese.
kendi topraklarının, insanını, hikayelerini, tarihini akıcı bir dille, harika bir üslupla anlatan bu adam keşke türk olsaydı. keşke her şeyiyle medeniyetlerin beşiği anadoluyu yazsaydı, anlatsaydı.
hayat seni korkutuyorsa, içini yakıyorsa, en yakınların çirkin maskeler takmışsa ... hayat budur de, ikinci kez çağrılmayacağın bir oyun olduğunu söyle. zevk verici ve acı çektirici bir oyun, inanç ve aldatma oyunu, maskeler oyunu, onu sonuna kadar oyna, ister oyuncu olarak ister izleyici olarak.
Doğunun limanlarını okuyup dilini çok beğendiğim yazar. Şuan okuduğum yolların başlangıcı kitabından bir alıntı yapmadan edemiyeceğim.
Atalarımız,çocuklarımız gibidir;duvardaki bir delikten,odalarında oynamalarını izleriz ve onlar bizleri görmezler.
kalemi çok iyi olan ama dengesiz olan yazar. afrikalı leo da türkleri bir över sonra yerer. semerkant ta tarihi bilgisinin çok iyi olmadığı görülür. doğunun limanlarında ermeni olayına değinir biraz. bu yazarı okurken doğulu bir yazar diye okumayın 40 yıldır paris yaşamakta ve batılı gözüyle doğuya bakmakta...
edit: 5. kitabını bitirdim bu adamın kesinlikle türklerle bir yarası var. sevmekle sevmemek arasında gidip geliyor.
romanları bizimde içinde bulunduğumuz coğrafyada geçer çoğu zaman. kendisi de lübnan'da doğduğundan ortadoğu kültürünü bilir, fransa'da yaşadığı için de mağrip araplarını yakından tanıma fırsatı bulmuştur. son kitabı çivisi çıkmış dünya son yüzyılın sorunlarını ele almasıyla okunması gereken kitaplarından biridir. ayrıca kitapta türkler ve atatürk konularına da yer vermiştir.