bir kere yazarları sınıflandırmak yanlış hacı. bir nevi faşizim amına koym. kaldırın abi bütün etiketleri, herkes eşit olsun. birinci nesil birinci sınıf, ikinci nesil ikinci sınıf, üçüncü nesil yarak gibi, dörüdüncü nesil iktidarsız, beşinci nesil ibne, altıncı nesil götveren gibi geyikler bitsin.
neden bu kadar kötülendiğini anlayamadığım nesil. burası biz gelmeden önce çok huzurlu, içinde mantığın,sanatın,kültürün dolu enrylerin havada uçuştuğu bir yer miydi? sözlüğü uzun süredir takip ediyorum eskiden de çok farkı yoktu. daha az cinsel içerikli başlık giriliyordu orası doğru fakat bunda bu kadar abartıcalak birşey yok. eğer bu kadar kaliteli bir yazarsan onların yazdıklarını okutturmamak için sen en kalitelisini yazarsın. 6. nesil okunmaz böylece. eğer sen bu kadar kaliteli yazamıyorsan 6. nesle bu kadar bok atmanın bir manası yok. zaten 6. nesil senin dediğin kadar kötü yazsaydı sözlükten moderatörler tarafından tamamen atılırdı. demek senin dediğin kadar çizmeyi aşmamışlar. 6. nesle çamur atarak eline birşey geçmez. bunu öğrenmiş olman lazım. 6. neslin kalitesizliğini 6. neslin sümüklülüğü , 6. neslin embesilliği,6. boktur hemde çoktur gibi başlıklar açıp içini küfür doldurarak kanıtlaman senin de en az onlar kadar kalitesiz olduğunu gösterir. madem beğenmiyorsun sen yazar değil misin? onların açtığı başlığın altına sen en güzel entry i yaz. en anlamlısını yaz. en kalitelisini en hayran bıranını yaz. kimse yazacak birşey bulamasın onun üstüne. 6. nesilde şaşırsın ulan harbi biz bir bok değilmişiz diye.
utanç duyuyorum hakikaten. sonuçta birlikte bir sözlüğü bir ortamı paylaşıyoruz elimizden geldiğince birşeyler karalıyoruz. kendi aramızda bazı sorunları halledebiliriz. çok kötü yazan hiç beğenmediğin 6. nesillere özel mesaj çekip ayar ver. ama cümle alem duymasın bunları. unutmaki sol frame herkes tarafından görülüyor.
burayı yaşadığın ortam, ailen olarak nitelendir? sen çolğunu çocuğunu,misafirin önünde mi azarlarsın? veya evinin eksikliklerini misafir önünde mi ortaya dökersin?
6. nesli bırakın artık. kendi işinize bakın. güzel entryler verin 6.nesle örnek olun. çünkü ne kadar hakaret edersen et 6. nesil gene burada olacak ve yazmaya devam edecek. senin dediğin kadar küçükler varsa da senden örnek alcak. seneye 7. nesille ilgili hakaret dolu başlıklar göreceğiz. ayıp, yakışmıyor bu sözlüğe, bu sözlüğe emek veren insanlara, kendi halince bu sözlüğe birşey kazandırmaya çalışanlara.
kardeş kardeş yazın. neyi paylaşamıyorsunuz? entry sayısı mı sınırlı? 6. nesil çok mu yer yiyor? senin olağanüstü entrylerin 6. nesil saçmalamarı altında mı kalıyor? niye çemkiriyorsun bu kadar? neyin hesabını soruyorsun? ne istiyorsun yani 6. nesil giyotinden mi geçsin? bende sende boşuna boşuna yazıyoruz bu kadar. boşver 6. nesli. güzel entryler girmeye bak.
sözlüğün garibanları , ezilenleri . hayır yeniyiz diye millet ezmeye mi çalışıyor yoksa daha önce onlara da aynı şeyler yapıldı egolarını mı tatmin ediyorlar anlayabilmiş değilim..
7. nesil gelse de baskılardan kurtulsak diyen nesildir, 7ler gelince onları ezerler mi yılların geleneğini bozup bir barış elçisi olarak mı anılacaktır bilinmez.
her nesil gibi çok iyi yazarlar da çıkaran nesildir. ama "repleri unutmayalım beyler" yazarlarının fazlalığı bu nesilde daha çok dikkat çekmektedir. bu tarz forumda yazar gibi yazan yazarları da formatı kavrayıp kendilerini geliştirdiği takdirde diğer nesillerden olumsuz yönde bi farklılıkları olmayacaktır.
başlığı başımıza geçirip arazi oluyolar efenim durduramıyoruz.
bininci entrym varlığına armağan olsun.
fonda çalmasını istediğim şarkı ise,
(bkz: hadi hadi)
geçen haftanın en beğenilen 15 entrysi içine 8 entry sokmayı başarmış nesildir. neticede, geçen haftanın en beğenilen entryleri istatistiğinin de a.mına koymayı başardılar (negatif anlamda olm), sırf bu yüzden bile tebrik ediyorum kendilerini.
yani hakikaten de aklım fikrim almıyor. okuyorum, biraz duruyorum, düşünüp sonra tekrar okuyorum, yok, olmuyor arkadaş. şimdi, muhakkak ki bütün bir altıncı nesli töhmet altında bırakmak doğru olmaz. ama gel gelelim nerde bi sikko bakınız var, nerde bi sözlük formatının yakınından bile geçmeyen entry var, nerde bi saçma salak başlık var hepsi altıncı nesil sözlük kullanıcılarına ait. biraz daha yakından inceleyelim hadi;
(#5320922), (#5336497), (#5328283). lütfen biri bana bu entrylerin ne gibi bir özelliği olduğunu anlatsın. olm, bak allahın adını veriyorum, n'olur lan. nedir yani, amacınız nedir? neyin komikliği bu? nasıl bir espri anlayışına sahipsiniz?
(#5322686) neredeyse tamamı spoilerdan oluşan entrynin bu kadar beğeni görmesi nasıl bir çelişki? tamam, olayın vehametinin ben de sizin kadar farkındayım. ben de en az bu entrynin yazarı kadar üzüldüm bu acı olaya, entryi okuyunca. ama nasıl oluyor da bu yaratıcılıktan uzak entry altıncı nesil başarısına mal ediliyor?
(#5335980) yahu gözünüzü seveyim anlatın bana, nasıl oluyor da bir cümleden ibaret sikko bi bakınız bu denli ödüllendiriliyor? nedir numarası? haa, zamanında da çokça oldu bu, bir bakınız en beğenilen seçildi evet, ama hiç bu kadar ucuzuna denk gelmemiştim, kimse kusura bakmasın.. bakınızdan ibaret olan "eyvah düşman al sana bombiş" * (sözlük yazarlarının çoğu hatırlayacaklar) entrysi de en beğenilen oldu ama lütfen bi elinizi vicdanınıza koyun, onla bu bir olabilir mi?
(#5310083) bunun üzerine pek fazla yorum yapmaya gerek yok. çıkarılacak sonuç basit: çok kalabalıklar mnskym. bu denli mi örgütlendiniz olm? ne bu hazımsızlık?
sen şimdi dersen, "sende de boka sürülecek akıl yok be santino, madem bu kadar eleştiriyosun, bi de oturup ne entrysi yazıyosun uzun uzun?", valla bişicik diyemem, susar kalırım. çekememezlikle, kıskançlıkla suçlayacak olan godikler için peşin söylüyorum, bahsi geçen entrylerin sahiplerini tanımam, tek kelime muhabbet etmişliğim yoktur, amacım kin gütmek de değildir, onlar ekmeğe mama çüke kama derken benim entrylerim haftanın en beğenilen entryleri listelerine giriyordu. mevzu çekememezlik değil yani. sadece bu kadar basitleşmesine kızıyorum her şeyin. yukarıda bahsini ettiğim entrylere artı oy veren arkadaşlarım deep, pulp fiction, hidrojen, vaudeville for vendetta, nikim yok benim ve şu anda aklıma gelmeyen bir dolu yazarının yazılarını okuyunca ne yapıyorlar acaba? altlarına mı işiyorlar?
tekrardan söylüyorum, amacım ne kimseyi incitmek ne de kimseye ayar vermeye çalışmaktır. bu işleri çoktan bıraktık zira. bu başlık altında bi entrye denk geldim ve biraz eleştiri yapmak istedim, sadece o kadar. bu yazıyı refere ederek yazılacak hiçbir şeye cevap verecek değilim, bunu da peşin söylüyorum. kaç milyon eksi oy alacağımı da tahmin etmek zor değil, çok kalabalıklar olm, söylüyorum inanmıyosunuz..
üçüncü nesilken göremediğim, benden sonra gelmiş nesillere yapılan haksızlığı şimdi görmemi sağlamış ve buna bir dur diyemediğim için hayıflanmamı sağlamış nesildir.
(bkz: yazık ama sana)
(bkz: çok mu üzdüler seni)
(bkz: kıyamam)
sözlükte gözlemleyebildiğim kadarıyla sıklıkla eleştiri alan son nesil. intikamlarını kendinden öncekilere dönerek "azizim bu yedinci nesil de çok saçmalıyor yahu" diyerek alacakları kuvvetle muhtemel.
ama yanlış giden bir şeyler var. genellemeler genellemeleri getirir. ben bütün 6. nesiller harikadır gibi bir yorum yapamıyorsam tam tersini de yapmamalıyım. örneğin kid a kötü bir yazar. nesline baktım 6. o halde altıncı nesiller kötü gibi bir yorum yaparsam kid ulu yazarı o halde ulu kötü yazarlardan oluşmakta. ulu bir sözlük klonu demek ki bütün klonlar kötü gibi genellemeler de yapabilir ve bunu tüm yanlışlığına rağmen rahatlıkla devam da ettirebilirim ama ne kadar doğru olur söylediklerim?
amaç eleştirmekse eleştirmen nasıl bir yazarı eleştirirken kitabından yola çıkarak çıkarımlarda bulunuyor ve yazdıklarından sadece yazarı sorumlu tutuyorsa uludağ yazarlarının da yapacağı şey odur. o zaman söylenenler amacına ulaşır.
amaç yermekten çok samimi bi' şekilde hataların düzeltilmesini sağlamak olmalıdır. anneanne, anneye; anne, çocuklarına öğütler verir ama hepsi zamanında hatalar yapmıştır. öğütleri dinlenebilir kılan samimi ve iyi niyetli olmasıdır. bunun çocuk da anne de farkındadır.
sonuç olarak yedinci nesiller gelene kadar eski nesillerin son oyuncağıdır.
kurunun yanında yaşın yanması mıdır? büyük balığın küçüğü yemesi mi? peki balığı büyük yapan neydi? yıllanmışlığı mı? kalitesi mi?
nesil dedikleri şey sözlüğe giriş tarihi olsa gerek. o halde neden bu küçük görmeler, askeriyedeki gibi muhabbetler. 11 yaşındaki bir velet sözlüğü benden 3 yıl önce keşfettiği için benden üstün olacaksa yok ben almayayım...
eğer biz altıncı nesilsek burda ne işimiz var, burası teneke dolu. "altın"cı nesiliz biz. bazılarının neden kıskandığını, sürekli laf attığını anladınız sanırsam.