sığınılacak tek liman, sevilecek tek yar, her zaman her yerde var olan, ezeli ebedi sevgisi kelimelerle tayahhül edilemeyecek, rahmetinin, merhametinin sonu ucu bucağı olmayan, sonsuz bir sevgi kaynağı...
arap harfleri ile yazımında Alllah yazan tanrımızın adı olan kelime. şimdi bu yazı çok enteransandır. arap harlferinde baştaki elifi attığımızda kalan harfler lailahe yani başka ilah yoktur, anlamına gelir ikinci harfi atınca ilah yani tanrı üçüncü harfi atınca hu yani arapçada Allah yerine kullanılan o kelimesi kalır.
Affedicidir,merhametlidir. ama bunların suistimaline de izin vermemektedir. Pişman olup o'na yönelen kimseleri affeder. Kim, Allah'tan daha iyi durabilir ki vaadinin arkasında??
"Doğrusu, Allah'ın tevbeleri kabul etmesi, ancak bilmeyerek kötülük işleyen ve sonra, zaman geçirmeden tevbe edenlere mahsustur. Allah onlara rahmetiyle tekrar yönelecektir, zira Allah her şeyi bilendir, hikmet sahibidir. (nisa,17)"
yandaşları aracılığla günde 5 sefer kainata seslenir. sert anayasası (değiştirilemez maddeler) vardır. yayılmacı bir devlet politikası izler. memuriyet seçimlerini genelde orta doğudan yapar. seçim zamanlarında propaganda yöntemi savaştır. kolluk güçleri vasıtasıyla infazlar gerçekleştirir, vergi toplar, isyan bastırır, beyin yıkar. henüz bi gören olmamıştır, işleri perde arkasından yürütür. yalnız allahı var dolandırıcı değildir. gemicikleri, yedinci uçağı, villaları, askere gitmeyen çocukları yoktur. kurban ruhları dışında halkından maddi beklentisi bulunmaz. henüz tespit edilemese de ceza evlerinde işkencenin çok üst düzeyde, akıl sınırlarını aşan bir eziyet şeklinde gerçekleştiği söylenmektedir. kadın seçmenlere karşı biraz mesafelidir. bir de tebası eksi oylamayı çok severler.
bedduayı iki başlı kılan, bireylerin bu dünyada yaptıklarının mükafat ve ya cezasını kısmen bu dünyada kısmen de cennet-cehennem'de verecek olan yaratıcımız.
inanmayanlar ve ya bilgi eksiği olanlar çeşitli ilginç sorular sorar kendisine.
edit: karaanj sağolsun; farklı baktım biraz konulara. her şeye açıklama getirmek zorunda kalmışlık çok saçma. sevgi bile sorgulanıyorsa suç seven tarafta değil.
var olduğu konusunda sadece kainata baktığımda emin olduğum yüce yaradandır. isimlere tanımlara takılmayın, yahudinin yehovasıdır, müslüman'ın allah'ıdır. hristiyan'ın tanrısıdır. esas itbari ile ilahi olmayan dinlerde dahi, birliği tekliği konusunda ittifak vardır. o kadar ki buda heykeline baktığınızda, rahip buda'nın bir el işareti yaptığını görürsünüz. (bizim türk algısına göre ''topsun'' der gibi yani. *) ancak onun amacı, tanrı'dan var etme gücünü alıp insanları yokluktan, yokluğa atılmaktan kurtarmaktır. denilebilir ki tanrı fikri insanlık tarihiyle yaşıttır, hatta bilinen bir tarihi yoktur, sosyal bilimler bu konuda kifayetsiz kalıyor. he şimdi kalkıp el-ilah vurgusu yapacak olan andavallara gelince, bunun açıklaması bir çok defa yapıldı, bizzat bende yaptım çok yerde ama anlamak isteyen olmadığı için kendimi yormayacağım.
olmadığı halde insanların biner biner ölmesine sebep olmuş, hayatta olanların ise adeta hipnoz olmuşçasına yaşamasına sebebiyet veren şey. yokluğu bu kadar trajik bi manzara yaratırken, varlığını düşünemiyorum bile.**
kuran'ın "hiçbir şey yoktan var, vardan yok edilemez" ve "ona ruhumuzdan üfledik" ve "sonunda ona döndürüleceksiniz" ayetleri bile üzerine ciddi anlamda kafa yorulduğunda allah'ın tüm evrenin birleşimi olduğu dolayısyla varlığı hakkında şüpheye gerek olmadığı ve her şeyin o'nun bir parçası olduğu rahatlıkla görülecektir.
"hiçbir şey yoktan var, vardan yok edilemez" ilkesi hem bilimsel hem de kuran'saldır ve kuran'ın hiçbir ayetinde allah kendisini bunun dışında tuttuğunu belirtmemiştir. tıpkı isa peygamberin babasız doğma hadisesinde olduğu gibi tamamen önyargılarla okunulduğundan genel kanı aksi yönde olabilir fakat genelin düşüncesi her zaman gerçek değildir.
"ona ruhumuzdan üfledik" ayeti ise gayet açık bir şekilde bu yaratılış gerleşirken ( her an ) allah'ın bu yaratılışa kendisini kattığı anlaşılır ki detaylandırmaya gerek bile olmayacak kadar açıktır aslında. (bkz: hallac-ı mansur)
ve " sonunda herşey ona döndürülecektir" ayeti çok açık bir şekilde allah'ın big bang'den önceki şey olduğuna işaret eder.
herkesin bildiği üzere evren sürekli genişlemektedir ve bu genişleme filmi geriye sarıldığında herşey o ilk haline yani küçücük noktaya döner. kıyamet dediğimiz hadise zaten filmin geriye sarılması yani her şeyin o'na döndürülmesidir.
bunun dışında onlarca ayet vardır bu fikre işaret eden fakat giriş, gelişme ve sonuç için birer örnek yeterli olur.
bu fikirle allah'ın insanlara müdahale etmediği gayet net olarak ortadadır.
cennet ve cehennem denilen şeylerinde aslında bir yok oluş ve var oluşu temsil ettiği gerçeğine de götürür bu fikir.
pek çok kişi doğal olarak karşı çıkacaktır bu fikre " ne yani allah patlamış mı ? " diyecektir. tavsiyem kuran okumalarıdır fakat kalıplaşmış fikirlerinden arınarak. yüzlerce ayetinde düşünmeyi emreden ve de ilk emri "oku" olan bir kitap sabit fikirle okunmaz.
not: "oku" emri sadece kuran'ı içermez. yazılı olmayan kuran yani evreni de içerir. ikisi beraber okunduğunda akıldaki her soruya cevap verecektir ki bu zaten yazılı kuran'ın iddiasıdır zaten.
"biz bu kitapta her şeyi açıkladık"
"tastamam ve dosdoğru bir kitaptır bu"
"onda bir eksik yoktur"
not: verilen ayetlerin geleneklere bağlı kalınarak tercüme edilen meallerde birebir aynı olmaması bunların ayet olmadığını göstermez. meallerdeki parantezler yorum olduğundan okuyanları bir yöne sevketmek için konulmuştur.
bir müslüman olarak kendi kendime ateist bir anne ve babadan dünyaya gelseydim eğer allah a iman eder miydim şeklinde sorular sormuşumdur hep. cevap ise her zaman evet olmuştur. çünkü islami disiplinlere bağlı bir ailem olmasaydı ve çocukken dini eğitim almasaydım da ben allah a inanırdım.
neden?
çünkü insan gibi muhteşem bir canlının varolması inanılmaz işler becerebilmesi böyle muhteşem bir varlığın bir protein tanesinden tesadüf sonucu ortaya çıkamayacağının en büyük kanıtıdır.
şöyle ki; muhteşem işler becerebilen bir yazılım düşünelim bu yazılım 3d modelleme ve üretim araçlarını bünyesinde barındırsın. yazılımın muhteşemliği onu kodlayan kişinin maharetidir. yani programdaki olasılıkları meydana getirebilme becerisi, bu olasılıkları biraraya getirebilme yeteneği programcınındır. yazılımı kullanan kişi, programcının kendisine sunduğu imkanlar ve araçlar kadar programı kullanabilir.
olaya islami yönden bakmayan kişi bile bir yaratanın olduğunu çok rahat bir şekilde çözebilir. mutlak galip yani allah a ulaşmanın sırrı yine kendi bedenimizden ve yaşadığımız hayatı en iyi şekilde yorumlamaktan geçer.
sadece islam dininde demek doğru değildir o`nun gönderdiği bütün dinler için bu böyledir. Nasıl mı?
* O Allahtır, bir tektir.
* Her şey ona muhtaçtır; o, hiçbir şeye muhtaç değildir.
* O, doğurmamış ve doğmamıştır.
* Hiçbir şey Onun dengi ve benzeri değildir.