eğer varsa ve bana söz hakkı tanırsa aramızda şöyle bir diyalog yaşanacaktır.
-inanmadın ve cehennemde sonsuza kadar yanacaksın
-demek ki varmışsın, kötü oldu gerçekten.
-neden inanmadın, o kadar kitap gönderdim.
-pek çok din vardı. her biri kendi dininin en doğru din olduğunu söylüyordu. üstelik ben doğduğumda en son gönderdiğin kitabın üzerinden 1400 yıl geçmişti, güvenilir olduğuna dair veriler zayıftı. kuran'ın elime ulaşan hali de peygamber öldükten 200 yıl sonra derlenmişti. arapçada anlam bakımından önemli olan semboller ise çok daha sonra eklenmişti. öte yandan senin varlığının savunucuları bilimsel gerçekleri ya iki adım geriden takip ediyorlardı ya da yalanlamaya çalışıyorlardı. bana verdiğin sorgulama yeteneği bu veriler ışığında yolladığın tebligata güvenmem için yeterli done olmadığını söylüyordu. bunların dışında yaşadığım dönemde sistemli bilimsel organizasyonlar evrenin varoluşunu açıklamak için henüz yeterince çalışma yapamamıştı, zamana ihtiyacımız vardı, uğraşıyorduk ki ben öldüm.
buna rağmen yakılmam sonsuz bir adaletin gereği ise elimden bir şey gelmez, aşk ve sanat için teşekkür ediyorum.
yaşadığı dünya üzerinde ondan daha zeki ve donanımlı bir canlı türü olmamasına, bir üst modelini de henüz görmemiş olmasına rağmen kendisini hala aciz görebilen beyinlerin buna nasıl emin olabildiklerini merak ettirmiştir. hem bir şeyi sevmek için önce onu tanımak gerekmez mi? heeee sen şimdi aslolan görmeden sevmek diyeceksin, sen kapat ben sonra ararım.
müslüman kimseler allah'ın doğmamış ve doğurulmamış olduğuna inanır ve bu konuda kendilerine ne zaman bir soru gelse hep, bu inanç meselesi ya da bizim aklımız bunu almaz gibi sığ cevaplarla geçiştirirler. en azından benim tanıdığım ve bu muhabbetlere girdiğim müslümanların çoğu bunu yaptı.
peki, bunu bu kadar rahat bir şekilde kabul edebilen biri aynı düşünceyi evren fikri için niçin kabul etmez? kaldı ki allah gibi sonsuz kudrette, her şeye gücü yetebilen bir şeyin yanında evren gibi bir şey çölde kum tanesi kalır.
benim asıl merak ettiğimse, buna bile bir cevabı olamayan, hatta cevabı geçelim fikri dahi olmayan bir kimsenin nasıl müslüman olabildiği...
Birdir ve tektir.
Hz. Muhammed onun kulu ve elçisidir. O sadece Müslümanlar'ın Allah'ı değil, tüm ilahi dinlerin Allah'ı dır.
Alemleri yaratan Rabb'ime şükürler olsun ki, onun gösterdiği yoldan yüzde yüz gidemesekte, ona kullukta hatalar işlemiş olsakda,
Bazı gafiller gibi ona şirk koşmadık, yok saymadık, kulluğumuzu kabul ettik..
Beyni olan her insan varlığını kabul etmelidir. Zira etmeyenlerin beyni olup olmadığı kontrol edilmelidir..
az önce konuştuğum zat. hava alanında ki son beyanatlardan biraz dertliydim açıldım kendisine iyi bir dinleyici. ayıp ediyon kanka bir daha ki gezide bitireceğim işi dedi.
oda sıkılmış bu faşist söylemlerden. sen dert etme keyfine bak. bu uçak bir daha kine hava alanına değil ege denize çakılır dedi.
aynaya bakışımda, nat geo wild'ı izlediğimde, yazılı veya sözlü olarak sınava girdiğimde, sınavımın sonunda alacağım not açıklanacağında, yuvasına yemek taşıyan karıncaların intizamını farkedişimde, camiden yükselen ezan sesinde, bir kuş yavrusunun yumurta içindeki gelişimini hızlı çekimde youtube'da izlediğimde, kur'an-ı kerim'in türkçesini okuduğumda, uydu fotoğraflarından dünyaya bakışımda, dünyanın işleyişindeki rutini gördüğümde ve her cenazede varlığına olan inancımı kuvvetlendiren "mutlak güçtür".
en büyük değildir, "tek" büyüktür.