arapçada ilah, tanri anlamina gelen söz. asli 'al ilah' yani 'the god' yada tanri denilebilir. allah islamdan önce de arap yarimadasinda hristiyan ve putperest araplar arasinda da kullanilan bir terimdi. hatta islam öncesi kabede 'allah' isimli bir put oldugu söylenir.
asla yalnız bırakmayandır. sana herkes küser herkes tavır alır. annen, baban sana kızar belli bir süre konuşmaz mutluluğuyla mutlu oldum sevgilin sana küser fakat işte allah seni dilese mahvedecek güce sahip olan sen ne kadar kulluk yapsanda isyan etsende seni yalnız bırakmıyor. hüzünlü zamanında yardım dilesen yanında oluyor mutlu olduğun zaman aklına bile getirmesen sana kızmıyor.
verilen örnekler kendisine gösterilecek hürmet değil, dünya düzenine gösterilecek hürmettir.
ha bu düzeni yarattığı için ona hürmet gösterebilirsin ama 16 milyon ton su gökyüzüne çıkınca soğuktan dolayı bulut haline gelecek ve bir süre sonra tekrar ister istemez yere yağmur olarak düşecektir.
bilimsel olaylar bunlar. allah ton ton su mu sayıyor arkadaş.
Kainatın gerçek ve tek sahibi ismi Celil olandır. Haktır, hakikattir. inanmayı ve inanmamayı özgür kılandır. Ancak ona ibadet eder ancak ondan yardım dileriz. Rabbim bizleri islam dan ayırmasın
allah'a inanıyoruz ve korkuyoruz o'ndan o yüzden iyilik yapıyoruz, inanmasak kimseye iyilik yapacağımız yok aslında bizim.
var mı böyle bir şey ya?
"rahmetim gazabımı aşmıştır" diyor allah. kul hakkı dışındaki tüm günahların tövbe edildiği takdirde affedileceğini söylüyor ve peygamber efendimize şefaat hakkı veriyor.
allah'ın emrettiği şeylerde kişi veya toplum kurallarını bozacak bir şey var mı?
yani sen zaten o kurallara uyduğun takdirde "iyi" bir insan olup çıkıyorsun, böylelikle hiçbir korku ve endişe duymayacaksın. iyi bir insan olduğun zamanda otomatik olarak iyi şeyler yapmaya başlayacaksın.
allah'tan başka hiçbir ilah yoktur. o daima diridir (hayydır), bütün varlığın idaresini yürüten (kayyum)dir. o'nu ne gaflet basar, ne de uyku. göklerde ve yerde ne varsa hepsi o'nundur. izni olmadan huzurunda şefaat edecek olan kimdir? o, kullarının önlerinde ve arkalarında ne varsa hepsini bilir. onlar ise, o'nun dilediği kadarından başka ilminden hiç bir şey kavrayamazlar. o'nun kürsisi, bütün gökleri ve yeri kucaklamıştır. onların her ikisini de görüp gözetmek o'na bir ağırlık vermez. o çok yücedir, çok büyüktür.